Hızlı teslimat, ağır bedel: Motokuryelerin ölümle mesaisi

Hızlı teslimat, ağır bedel: Motokuryelerin ölümle mesaisi

Türkiye’de motokurye sayısı ve sektördeki çalışma biçimleri büyürken, motosiklet üzerinde geçen mesainin bedeli de ağırlaşıyor. 25 yaşındaki üniversite mezunu Murat Can Pekeroğlu’nun 23 Kasım 2025’te hayatını kaybetmesi, yalnızca bir trafik kazasını değil, kuryelerin çalışma koşullarını, genç işsizliğini ve güvencesiz istihdamı yeniden gündeme taşıdı.

Murat Can Pekeroğlu’nun ölümünün üzerinden dokuz ay geçti. Davanın bir sonraki duruşması 22 Eylül’de Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ve kazaya tanıklık eden iki kişi dinlenecek.

Pekeroğlu, Pamukkale Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü’nden mezundu. Kendi alanında iş bulamayınca motokurye olarak çalışmaya başlayan Pekeroğlu’nun hedefi, para biriktirerek yurtdışına gitmek ve kendisine yeni bir gelecek kurmaktı.

Kardeşi Ayşe İrem Özcan, Murat Can’ın kuryeliği bırakmayı planladığını belirterek, “Aralık ayında (kuryeliği) bırakacağım diyordu” ifadelerini kullandı.

İKİ BİLİRKİŞİ RAPORU ARASINDA KUSUR FARKI

Alican Uludağ’ın DW Türkçe’de yer alan habere göre Murat Can Pekeroğlu, Denizli’de motosikletiyle seyir halindeyken bir otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

Soruşturmanın ilk bilirkişi raporunda otomobil sürücüsü Selman San asli kusurlu bulundu.

Raporda, yağış nedeniyle zeminin ıslak olduğu sırada San’ın karşı yönden gelen motosiklete rağmen sola dönüş yaptığı ve dönüş ile kavşak kurallarını ihlal ettiği belirtildi. Murat Can’a ise herhangi bir kusur yüklenmedi.

Savcılık da iddianamede sürücünün gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, sola dönüş ve kavşakta geçiş önceliği kurallarına uymadığını belirterek “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan ceza talep etti.

San, 14 Nisan’daki ilk duruşmada suçlamayı kabul etmeyerek motosiklet sürücüsünün önce durmaya çalışıp düştüğünü ve ardından sürüklenerek aracına çarptığını öne sürdü. Mahkeme, sanığın tutuksuz yargılanmasına karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e bıraktı.

Dosyaya daha sonra ikinci bir bilirkişi raporu eklendi. 1 Ağustos 2026 tarihli raporda da San’ın asli kusurlu olduğu değerlendirmesi korundu. Ancak bu kez Murat Can’a da tali kusur verildi.

Raporda Pekeroğlu’nun yol, hava, görüş ve trafik şartlarını dikkate alarak hızını ayarlaması gerektiği belirtildi. Böylece aynı kazaya ilişkin iki rapor arasında, Murat Can’ın kusuruna yönelik önemli bir farklılık ortaya çıktı.

murat-can-pekeroglu.jpg

“KURYELER İYİ KAZANIYOR” ALGISININ ARKASINDA NE VAR?

Murat Can’ın hikâyesi, sektördeki çalışma koşullarına ilişkin tartışmanın da merkezine yerleşti.
Kurye Hakları Derneği Başkanı Mesut Çeki, Türkiye’de yaklaşık 7,3 milyon motosiklet kullanıcısı bulunduğunu ancak bunların ne kadarının kurye olarak çalıştığının net biçimde bilinmediğini söylüyor.

Çeki’ye göre kuryelerin yüksek gelir elde ettiği yönündeki algı, çalışma süresini ve masrafları hesaba katmıyor. Paket başına ödeme yapılan sistemde yeterli gelir elde edebilmek için kuryelerin günde 12-14 saate varan sürelerle çalışmak zorunda kaldığını belirtiyor.

“Esnaf kurye” modelinde ise motosikletin yakıtı, bakımı ve sigortası gibi giderlerin önemli bölümünün çalışanın üzerine kaldığı ifade ediliyor.

Bunun yanında teslimat süreleri üzerinden kurulan performans sistemi, kuryeler üzerinde hız baskısı oluşturuyor. Çeki, şirketlerin hız odaklı reklam ve uygulamalarının trafik güvenliği açısından ciddi risk yarattığını savunuyor.

Çünkü kuryeler için iş yeri, her gün değişen trafik koşullarının içindeki yollar.

BEŞ YILDA EN AZ 265 KURYE HAYATINI KAYBETTİ

Kurye Hakları Derneği’nin saha çalışmalarına göre son beş yılda en az 265 motokurye yaşamını yitirdi. Dernek, 2026’nın ilk altı ayında ise 22 kurye ölümünü kayda geçirdi.

Çeki, bu ölümlerin önemli bölümünün önlenebilir ihmallerle bağlantılı olduğunu belirterek söz konusu vakaları “iş cinayeti” olarak değerlendiriyor.

Sektörde üniversite öğrencileri ve mezunlarının bulunması da dikkat çekiyor. Derneğin verileri, kuryeliğin eğitim hayatını sürdürmek veya mezuniyet sonrasında geçimini sağlamak isteyen gençler açısından önemli bir gelir kapısına dönüştüğünü gösteriyor.

Daha çarpıcı bir başka veri ise çocuk kuryelere ilişkin. Son dört yılda en az 20 çocuk kuryenin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ÜNİVERSİTE DİPLOMASI NEDEN YETMİYOR?

Murat Can’ın hikâyesi, kuryeliğin yalnızca motosiklet kullanmayı bilen kişilerin yaptığı bir iş olmadığını da ortaya koyuyor.

Kardeşi Samet Özgül’ü kurye olarak çalışırken kaybeden Berna Özgül, üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının kendi alanlarında iş bulamadıkları için güvencesiz işlere yönelmek zorunda kaldığını belirtiyor.

Özgül, esnaf kurye modelinde çalışanın kendi aracını kullanmasına, yakıt ve bakım masraflarını üstlenmesine rağmen yeterli sosyal ve ekonomik güvenceye sahip olmadığını ifade ediyor.

“Kuryeler ölmek istemiyor. Evden çıkarken ‘Bugün eve sağ salim dönebilecek miyim?’ diye düşünmek istemiyorlar. İstedikleri sadece insanca, güvenceli bir şekilde çalışmak ve akşam evlerine sağ salim dönebilmek.”

AİLELER DAVALARDA DAHA GÜÇLÜ ADALET İSTİYOR

Murat Can’ın ailesi açısından dava yalnızca kusur oranlarının belirlenmesinden ibaret değil.
Berna Özgül, motokurye ölümlerine ilişkin davalarda adaletin yeterince sağlanmadığını savunarak, bir insanın ölümünün yalnızca “kader” olarak değerlendirilemeyeceğini söylüyor.

Mesut Çeki de kurye ölümlerinin çoğunlukla “taksirle ölüme sebebiyet verme” kapsamında ele alınmasına tepki gösteriyor. Çeki’ye göre kuryelerin hangi şartlarda çalıştığı, teslimat baskısı ve işveren-platform ilişkisi de yargılama sürecinde dikkate alınmalı.

Platform şirketlerinin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini belirten Çeki; ücretlerin belirlenmesi, hesapların sistem üzerinden kapatılabilmesi ve iş güvencesinin zayıflığı gibi unsurların kuryeleri daha kırılgan hale getirdiğini savunuyor.

Çeki ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Rekabet Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumların denetim, yaptırım ve sektöre ilişkin şeffaf veri üretme konusunda daha etkin olması gerektiğini söylüyor.

KURYELER DİJİTAL AĞLARDA ÖRGÜTLENİYOR

Klasik sendikal örgütlenmenin önündeki engellere rağmen kuryeler sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden dayanışma ağları kurmaya çalışıyor.
Çeki’nin ifadesiyle, “Kuryeler birlikte güçlü.”

22 Eylül’de görülecek Murat Can Pekeroğlu davası, bir trafik kazasına ilişkin yargılamanın ötesinde Türkiye’de büyüyen motokurye sektörünün çalışma koşullarını da yeniden gündeme getirecek.

Bir üniversite mezununun kendi alanında iş bulamayınca kuryeliğe yönelmesi, uzun çalışma saatleri, hız baskısı, iş güvencesi ve ölüm riski; Türkiye’de gençlerin geçim mücadelesiyle çalışma hayatındaki güvencesizliğin aynı noktada buluştuğunu gösteriyor.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN