Kolesterolü düşürmek için kullanılan statinlerin demans gelişme ihtimaliyle ilişkisini inceleyen geniş kapsamlı bir araştırmadan dikkat çekici sonuçlar çıktı. Danimarka’da 132 binden fazla kişinin 15 yıl boyunca izlendiği çalışmada, statin kullananlarda demans riskinin yüzde 10 daha düşük olduğu, tedaviye daha erken yaşta başlayanlarda ise bu oranın yüzde 15’e ulaştığı belirlendi.
Araştırma, Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) Münih’te düzenlenen yıllık kongresinde sunuldu ve Lancet Regional Health Europe dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, 2006-2021 yılları arasında Danimarka’da yaşayan 132 bin 585 tip 2 diyabet hastasının sağlık verilerini inceledi.
Demans riskini yüzde 24 azaltıyor: Beyin sağlığı için en faydalı egzersizler
ERKEN BAŞLAYAN TEDAVİDE DİKKAT ÇEKEN FARK
Takip süresince katılımcıların yüzde 2,7’sinde demans gelişti. Statin tedavisine daha erken başlayan kişilerin 10 yıllık süreçte demansa yakalanma olasılığı, statin kullanmayanlara göre yüzde 15 daha düşük bulundu.
Tedaviye daha ileri yaşlarda başlayan grupta ise risk azalması yüzde 10 olarak hesaplandı. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların kadın ve erkeklerde benzer olduğunu belirtti.
Oksijen’de yer alan habere göre, çalışmayı sunan Kopenhag Üniversite Hastanesi’nden Dr. Tummas Ternhamar, sonuçların demans riskini azaltmada birden fazla risk faktörüne müdahale edilmesinin önemini ortaya koyduğunu söyledi.
Ternhamar, özellikle yüksek LDL kolesterolün orta yaşlardan itibaren tespit edilerek kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekerek, tedavinin zamanlamasının da sonuçlar üzerinde etkili olabileceğini belirtti.
ETKİ DAMARLAR ÜZERİNDEN ORTAYA ÇIKABİLİR
Statinler, kandaki düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) olarak bilinen “kötü” kolesterolün seviyesini düşürmek için kullanılıyor. Yüksek LDL düzeyi, damarların içinde plak oluşumunu hızlandırarak kalp krizi ve inme gibi kalp-damar hastalıklarının riskini artırabiliyor.
Araştırmacılar, statinlerin demansla ilişkisinin de damar sağlığı üzerinden ortaya çıkabileceğini düşünüyor. Damarların daralması veya sertleşmesi beyne giden kan akışını bozabiliyor; bu durum da inme ve beyin dokusunda hasar gibi süreçler aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.
Yeni araştırma: Yemek saatleri demans riskini etkileyebilir
Ternhamar, statinlerin LDL seviyesini düşürerek damar sertliğine karşı koruma sağlamasının, beyin damarları açısından da olumlu sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
UZMANLARDAN “NEDEN-SONUÇ” UYARISI
Araştırmanın sonuçları umut verici olsa da uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için statin kullanımının doğrudan demansı önlediği sonucuna varılamıyor.
Alzheimer’s Research UK’den Dr. Honorine Lebraud, araştırmanın kalp ve beyin sağlığı arasındaki bağlantıya ilişkin kanıtlara katkı sunduğunu, ancak statinlerin demans riskini doğrudan düşürdüğünü ortaya koymak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
British Heart Foundation’ın bilimsel ve tıbbi direktörü Prof. Bryan Williams da çalışmanın statin kullanımı ile daha düşük demans riski arasında ilişki gösterdiğini, ancak bunun tek başına bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını söyledi.
Williams, buna rağmen daha önceki bazı klinik araştırmalarda da statinlerin demans riski üzerindeki olası koruyucu etkisine ilişkin bulgular elde edildiğini hatırlattı.
DSÖ demans rehberini güncelledi: İşte riski azaltacak öneriler
DEMANS VAKALARININ ARTMASI BEKLENİYOR
Lancet Demans Komisyonu’nun daha önce yayımladığı çalışmalarda, yaşam boyunca değiştirilebilir 14 risk faktörüne müdahale edilmesi halinde demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin önlenebileceği veya geciktirilebileceği belirtilmişti. Orta yaşta yüksek LDL kolesterolün tespit edilerek tedavi edilmesi de bu risk faktörleri arasında yer alıyor.
Dünya genelinde demansla yaşayan kişi sayısının 2050 yılına kadar yaklaşık üç kat artarak 153 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar, sağlık ve yaşam tarzıyla bağlantılı risklerin mümkün olduğunca erken kontrol altına alınmasının bu yükün azaltılmasında önemli rol oynayabileceğini belirtiyor.
