Prof. Dr. Selva Demiralp, 47 gündür devam eden ABD-İsrail-İran savaşının ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesinde, arz şoku ve ekonomik yavaşlama tartışmalarında yapılan hatalara dikkat çekti.
“SEBEP ENFLASYON, SONUÇ EKONOMİK YAVAŞLAMADIR”
Demiralp, savaşın tetiklediği arz şokunun ekonomi üzerindeki etkisini şu ifadelerle değerlendirdi:
“Arz şokunun tetiklediği ekonomik yavaşlama, tanım gereği talebin enflasyona verdiği bir tepkidir. Başka bir deyişle, ekonomik yavaşlama; enflasyon sonucu artan belirsizliğin ve azalan satın alma gücünün bir sonucudur. Sebep enflasyon, sonuç ekonomik yavaşlamadır.”
Bu çerçevede ortaya çıkan büyüme kaybının, sonradan enflasyonu düşüren bir mekanizma olarak görülmesinin hatalı olduğunu belirten Demiralp, “Bu tür bir yavaşlama, sonradan geri dönüp enflasyonist baskıyı azaltmaz” ifadesini kullandı.
Demiralp’in paylaştığı şemaya göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte enerji fiyatları yükselirken, bu artış doğrudan enflasyona yansıyor. Enflasyondaki yükseliş ise cari açık, bütçe dengesi ve büyüme üzerinde zincirleme etkiler oluştururken, küresel risk ve belirsizlik kanalıyla sermaye çıkışlarını hızlandırıp rezervler üzerinde de baskı yaratıyor.
“İKİ FARKLI MEKANİZMAYI KARIŞTIRMAMAK KRİTİK”
Demiralp, enflasyon ve büyüme ilişkisine dair ikinci bir kanala da dikkat çekerek, küresel belirsizliklerin talebi doğrudan baskılayabileceğini belirtti. Bu durumda talep eğrisinin sola kayabileceğini ve bunun dezenflasyonist bir etki yaratabileceğini ifade eden Demiralp, bu etkinin arz şokundan farklı bir mekanizma olduğunu vurguladı.
Paylaşımında bu ayrımı şu sözlerle ortaya koydu:
“Şu elbette mümkündür: Savaş kaynaklı belirsizlik, talebi doğrudan da baskılayabilir, yani talep eğrisi sola kayabilir. Bu durumda dezenflasyonist bir etki ortaya çıkar. Ancak burada iki ayrı mekanizma söz konusudur ve altta yatan nedenleri analiz ederken bu ikisini birbirine karıştırmamak kritik önem taşır.
Birinci mekanizma, arz şokunun doğrudan enflasyonist etkileridir; aşağıdaki grafikte turuncu ve yeşil kutularla gösterilen, arzdan enflasyona uzanan aktarım kanalının bir sonucudur.İkinci, "potansiyel" mekanizma ise küresel risklerin talebi aşağı çekerek büyümeyi yavaşlatması ve bunun uzun vadede ayrı bir aktarım zincirine, yani kahverengi "büyüme" kutusundan turuncu "enflasyon" kutusuna doğru giden bir kanala yol açmasıdır. Ancak bu etkinin uzun vadeli olduğunu ve doğrudan arz şokunun bir sonucu olmadığını özellikle vurgulamak gerekir.
İran savaşı kaynaklı arz şokunun yarattığı ekonomik yavaşlamanın enflasyonist baskıyı azaltıp azaltmayacağına dair çok HATALI bir tartışma yürütülüyor.
— Selva Demiralp (@SelvaDemiralp) April 14, 2026
Arz şokunun tetiklediği ekonomik yavaşlama, tanım gereği talebin enflasyona verdiği bir tepkidir. Başka bir deyişle, ekonomik… https://t.co/wz3Yg3pemE

