Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 2025 yılı Türkiye raporuna tepki gösterdi. Bakanlık, 17 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, AP Genel Kurulu’nda kabul edilen raporun Türkiye açısından kabul edilemez değerlendirmeler içerdiğini belirtti.
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu, 381 kabul, 107 ret ve 171 çekimser oyla kabul edilmişti. Raporda vize süreci, gri pasaport kullanımı, yargı bağımsızlığı, laiklik, CHP’deki mutlak butlan tartışmaları, Adalet Bakanı’na yönelik yaptırım çağrısı ile Ege ve Kıbrıs başlıkları öne çıkmıştı.
“GERÇEKLERLE BAĞDAŞMAYAN DEĞERLENDİRMELER İÇERİYOR”
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Avrupa Parlamentosu raporunun “ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayanan, gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler” içerdiği ifade edildi.
Bakanlık, raporun bazı AP üyelerinin “ideolojik ezberlerini” yansıtan siyasi bir gündem çerçevesinde hazırlandığını savundu.
Açıklamada, “Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde, mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı açıktır” denildi.
“AP, TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNE STRATEJİK VİZYON SUNMAKTAN UZAK”
Dışişleri Bakanlığı, raporda yer alan değerlendirmelerin Türkiye karşıtı çevreleri memnun etmeyi amaçladığını belirterek, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine dönük yapıcı bir perspektif ortaya koyamadığını ifade etti.
Açıklamada şu değerlendirme yer aldı:
“Terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin sağlayan bu yaklaşım, AP’nin Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik stratejik bir vizyon ortaya koymaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir.”
ADALET BAKANI’NA YAPTIRIM ÇAĞRISINA TEPKİ
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, raporda Adalet Bakanı’nın hedef alınmasına da ayrıca tepki gösterildi.
Bakanlık, Türkiye’de bağımsız yargı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin çarpıtıldığını savunarak, “Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Türk yargısının devletin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olduğu vurgulandı.
“YARGI SÜREÇLERİNİ HEDEF ALAN GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ”
Bakanlık, yargı süreçlerine yönelik eleştirilerin siyasi saiklerle yapıldığını belirterek, bu yaklaşımın yargı bağımsızlığı ilkesiyle çeliştiğini savundu.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir.”
“BEKLENTİMİZ YAPICI YAKLAŞIM”
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Avrupa Parlamentosu’ndan beklentinin Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde ilerletilmesine katkı sunacak bir yaklaşım benimsemesi olduğu belirtildi.
Bakanlık, “AP’den beklentimiz, küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsemesidir” açıklamasını yaptı.
