Türkiye’de tarımsal üretimde kadın emeğinin güçlendirilmesi ve kayıtlı üretime katılımının artırılması amacıyla 2022 yılında başlatılan "Tarımın Kadın Yıldızları" projesinin beş yıllık sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle dondurulmuş gıda üreticisi SuperFresh tarafından yürütülen program; tohum, gübre, finansman ve kesintisiz ziraat mühendisliği danışmanlığı gibi girdilerle kadın çiftçilere alım garantili üretim güvencesi sunuyor.
Geride kalan beş yılda 5 bin 500’ü aşkın kadın çiftçiye ulaşılan projede, şirketin sözleşmeli tedarikçi ağı içindeki kadın üretici oranı başlangıç seviyesi olan yüzde 5’ten yüzde 30’a yükseldi. Bu süreçte kadın üreticilerden doğrudan tedarik edilen ürün miktarı 30 bin tonu aşarken, kırsalda oluşturulan doğrudan ekonomik hacim 280 milyon TL seviyesine ulaştı.
BİLGİ VE PLANLAMA ODAKLI DÖNÜŞÜM
Program yalnızca hammadde alımıyla sınırlı kalmayıp, TABİT iş birliğiyle sunulan teknik ve finansal eğitimlerle de destekleniyor. Yaklaşık 2 bin kadının aktif yer aldığı bilgi paylaşım ağı üzerinden sürdürülebilir tarım pratikleri, maliyet muhasebesi, finansal okuryazarlık ve yapay zekâ destekli tarım uygulamaları gibi başlıklarda eğitimler veriliyor.
Ipsos Türkiye tarafından yürütülen sosyal etki araştırması sonuçları da projenin sahada yarattığı yapısal değişimi belgeliyor. Araştırma verilerine göre, başlangıçta ağırlıklı olarak doğrudan gelir ve girdi desteği olarak algılanan model; zamanla kadın üreticiler için finansal öngörülebilirlik, üretim planlaması ve karar süreçlerine doğrudan katılım güvencesine dönüştü.
ŞİRKET YÖNETİCİLERİNDEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında projenin seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, uzun vadeli sözleşmeli modelin tarımsal üretimdeki istikrarına dikkat çekti:
"Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, üreticiyle kurulan uzun vadeli ve güvene dayalı iş birliğinden geçiyor. 2022'de başladığımızda yüzde 5 olan sözleşmeli kadın üretici payımızın bugün yüzde 30'a ulaşması kritik bir eşiktir. Alım garantisi, finansman ve teknik saha desteğiyle kadın çiftçilerimizin planlı üretime geçişini destekliyoruz."

Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Öcal Doğan ise sahadan gelen geri bildirimlerin projenin eğitim içeriğini şekillendirdiğini belirterek, odaklarının üreticilerin sahadaki verimliliğini teknolojik araçlarla artırmak olduğunu ifade etti.

ÇİFTÇİLER DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI
Projede yer alan üreticiler de sağlanan desteklerin sahadaki yansımalarını aktardı. Eskiden tarlada yevmiyeli işçi olarak çalışırken artık kendi işinin sahibi olduğunu belirten Sebahat Çoban, projenin kendisine hem gelir hem de karar verme öz güveni kazandırdığını dile getirdi.
Sözleşmeli tarımın getirdiği finansal güvenceye dikkat çeken Elmas Öner, "Çok emek veriyoruz ancak sözleşmeli üretim sayesinde mahsulün tarlada kalmayacağını ve emeğimin karşılığını ne zaman alacağımı bilerek hareket ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Ziraat mühendislerinin yönlendirmeleriyle verimliliği artırdıklarını ifade eden Başak Süleymanoğlu, gereksiz girdi kullanımının önüne geçerek daha az gübre ile daha yüksek verim aldıklarını kaydetti. Raziye Akgül ise teknolojik takip ve planlama eğitimleri sayesinde toprağa bakış açılarının değiştiğini ve ürün kalitesini önceden öngörebildiklerini belirtti.
