Yıldız Holding Gıda Güvenliği ve Savunması Genel Müdürü Rohaizad Bin Hassan, şirketin küresel ölçekte yürüttüğü gıda güvenliği yönetimi, tedarikçi denetimleri ve tüketici güvenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hassan, Yıldız Holding’in gıda güvenliğini yalnızca üretim hattında yapılan kalite kontrolleri ya da mevzuata uyumla sınırlı görmediğini belirterek, bu alanı tedarik zinciri bütünlüğü, gıda savunması ve tüketici hassasiyetlerini de kapsayan stratejik bir sorumluluk olarak ele aldıklarını ifade etti.
“KÖKLERİ SABRİ ÜLKER’İN İLKESİNE DAYANIYOR”
Yıldız Holding’in gıda güvenliği yaklaşımının şirket kültüründe güçlü bir karşılığı olduğunu belirten Hassan, bu anlayışın Ülker’in kurucusu merhum Sabri Ülker’in ilkesine dayandığını söyledi.
Hassan, “Bu yaklaşımın kökleri, Ülker’in kurucusu merhum Sabri Ülker’in ‘Kendim yemediğim ve çocuklarıma da yedirmediğim hiçbir mamulü üretmem’ ilkesine dayanıyor. Bu anlayış bugün Yıldız Holding’in küresel gıda güvenliği vizyonunun temel referanslarından birini oluşturuyor” dedi.
11 ÜLKEDEKİ 33 TESİS ORTAK PRENSİPLERLE YÖNETİLİYOR
Holding bünyesindeki Gıda Güvenliği Kurulu’nun küresel operasyonları kapsayan bir yönetişim yapısı oluşturduğunu aktaran Hassan, kurulun gıda güvenliği yaklaşımının ortak prensiplerle uygulanmasına katkı sağladığını söyledi.
Hassan, Yıldız Holding’in dünya genelindeki 45 fabrikası arasında, 11 ülkede gıda ve gıda ilişkili üretim yapan 33 tesisi kapsayan bir yapıda gıda güvenliği çalışmalarının yönetildiğini belirtti.
“BİLGİ KİRLİLİĞİ GÜVEN ALGISINI ZEDELEYEBİLİYOR”
Gıda güvenliğinin yalnızca üretim hattında başlayıp biten bir süreç olmadığını vurgulayan Hassan, tüketicinin doğru, bilimsel ve anlaşılır bilgiye erişmesinin de gıda güvenliği ekosisteminin parçası haline geldiğini söyledi.
Bilgi kirliliğinin zaman zaman gıdanın kendisinden bağımsız olarak güven algısını zedeleyebildiğine dikkat çeken Hassan, “Tüketicide gereksiz endişe yaratabiliyor ya da tam tersine dikkat edilmesi gereken risklerin hafife alınmasına yol açabiliyor” dedi.
Hassan, tedarikçilerden üretim tesislerine, ürün geliştirme süreçlerinden tüketici hassasiyetlerine kadar gıda güvenliği kültürünü güçlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.
CODEX, AB VE FDA DÜZENLEMELERİ REFERANS ALINIYOR
Gıda Güvenliği Kurulu olarak kriterleri bilimsel prensiplere, ulusal ve uluslararası mevzuata ve küresel ölçekte kabul gören iyi uygulamalara dayandırdıklarını belirten Hassan, standartların faaliyet gösterilen coğrafyaların gereklilikleri dikkate alınarak düzenli şekilde gözden geçirildiğini söyledi.
Hassan, temel referanslar arasında Codex Alimentarius ilkeleri, Türkiye’de yürürlükte olan gıda ve gıda ile temas eden malzemelere ilişkin düzenlemeler, Avrupa Birliği mevzuatı ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi düzenlemelerinin yer aldığını belirtti.
Denetim ve gıda güvenliği yönetiminde Küresel Gıda Güvenliği Girişimi kapsamında tanınan standartlar ve Amerikan Fırıncılık Enstitüsü standartlarından yararlandıklarını ifade eden Hassan, gıda savunması alanında ise FDA’nın Kasıtlı Tağşiş Kuralı ile PAS 96 kılavuzunu dikkate aldıklarını söyledi.
HELAL, VEGAN VE VEJETARYEN HASSASİYETLERİ SÜRECE DAHİL
Hassan, helal uygunluk, vejetaryen ve vegan ürünlerde de ilgili uluslararası rehberlerin referans alındığını belirtti.
Tüketici hassasiyetlerini yalnızca sertifikasyon aşamasında ele almadıklarını vurgulayan Hassan, bu kriterlerin ham madde seçiminden üretim hatlarının yönetimine, tedarikçi kontrollerinden nihai ürün denetimlerine kadar tüm süreçlere sistematik biçimde entegre edildiğini söyledi.
“COĞRAFYA DEĞİŞSE DE BEKLENTİ SEVİYESİ DEĞİŞMİYOR”
Yıldız Holding’in küresel operasyonlarını ortak bir gıda güvenliği yaklaşımıyla yönettiğini belirten Hassan, Türkiye’de ve yurt dışındaki üretim tesislerinde aynı titizlik ve disiplinin uygulanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Hassan, İngiltere’deki McVitie’s fabrikası gibi farklı ülkelerdeki operasyonların da bu sistemin parçası olduğunu belirterek, “Coğrafya değişse de gıda güvenliği yaklaşımımız, denetim sistemlerimiz ve beklenti seviyemiz değişmiyor” mesajı verdi.
DENETİM BULGULARI ÜST YÖNETİME AKTARILIYOR
Gıda Güvenliği Kurulu’nun en önemli katkılarından birinin uygulamaları daha bütüncül, kurumsal ve izlenebilir bir yönetişim yapısı altında toplamak olduğunu söyleyen Hassan, holding genelindeki iyi uygulamaların ortak ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğini anlattı.
Bu kapsamda kurumsal standartların güçlendirildiğini, düzenli değerlendirme mekanizmalarının hayata geçirildiğini ve resmi eskalasyon mekanizmalarının oluşturulduğunu belirten Hassan, denetim bulgularının ilgili yönetim seviyelerine hızlı şekilde aktarıldığını söyledi.
Hassan, düzeltici faaliyetlerin net biçimde tanımlandığını ve takip denetimleriyle izlendiğini ifade etti.
TÜKETİCİ GERİ BİLDİRİMLERİ SİSTEMSEL İYİLEŞTİRME İÇİN KULLANILIYOR
Hassan, tüketiciden gelen rutin geri bildirimlerin ve günlük taleplerin öncelikle ilgili şirketlerde operasyonel düzeyde yönetildiğini belirtti.
Daha geniş etki oluşturabilecek ve yönetim seviyesinde değerlendirilmesi gereken konularda ise Gıda Güvenliği Kurulu’nun sürece doğrudan dahil olduğunu söyleyen Hassan, bu geri bildirimleri yalnızca tekil vaka olarak görmediklerini vurguladı.
Hassan, söz konusu geri bildirimlerin politika güncellemeleri, standart revizyonları ve organizasyon genelinde uygulanabilecek sistemsel iyileştirmeler açısından da değerlendirildiğini kaydetti.
TEDARİKÇİ SEÇİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ
Yıldız Holding’in denetim modelinin ürün yaşam döngüsünün tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşıma dayandığını belirten Hassan, ham maddeden ambalaja, üretimden sevkiyata kadar tüm aşamaların kontrol sisteminin parçası olduğunu söyledi.
Ham madde ve ambalaj malzemelerinin onaylı tedarikçilerden temin edildiğini, tedarikçi performanslarının düzenli olarak değerlendirildiğini ve gerektiğinde denetim süreçleriyle desteklendiğini belirten Hassan, fabrikalara kabul edilen malzemelerin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kontrollerden geçirildiğini aktardı.
Depolama, üretim, paketleme ve sevkiyat süreçlerinin de belirlenmiş prosedürlere göre yürütüldüğünü ifade etti.
“RİSK OLUŞTURABİLECEK KONULARDA SIFIR TOLERANSLA HAREKET EDİYORUZ”
Hassan, helal uygunluk açısından yalnızca üretim süreçlerinin değil, tedarikçi seçim kriterlerinin de hassasiyetle yönetildiğini söyledi.
Ürün ve pazar gerekliliklerine göre helal uygunluk, içerik bütünlüğü, üretim süreçleri ve sertifikasyon koşullarının birlikte değerlendirildiğini belirten Hassan, tedarikçi denetimlerinde şeffaflık ve tarafsızlığı destekleyen bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti.
Kurul tarafından tanımlanan kriterlere aykırı bir durum tespit edildiğinde bulgunun kayıt altına alınarak ilgili yönetim birimleriyle paylaşıldığını aktaran Hassan, tedarikçiden belirlenen süre içinde düzeltici faaliyet planı oluşturmasının ve uygulamasının beklendiğini söyledi.
Hassan, alınan aksiyonların takip denetimleri ve gözden geçirme süreçleriyle doğrulandığını belirterek, “Gıda güvenliği standartlarımızla uyum sağlanamayan durumlarda tedarikçi ilişkisi yeniden değerlendiriliyor. Gıda güvenliği, ürün bütünlüğü ve tüketici sağlığı açısından risk oluşturabilecek konularda sıfır tolerans yaklaşımıyla hareket ediyoruz” dedi.
