2002'deki alım gücü sabit kalsaydı 2026 emekli maaşı ne kadar olurdu?

2002'deki alım gücü sabit kalsaydı 2026 emekli maaşı ne kadar olurdu?

Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı ekonomik süreçlerinden biri yaşanırken, milyonlarca emekliyi ilgilendiren çarpıcı bir hesaplama gündeme bomba gibi düştü. İktidarın ekonomi politikaları ve büyüme rakamlarıyla övünmesine rağmen, vatandaşın cebine giren paranın eridiği netleşti. 2002 yılındaki alım gücü ve milli gelir oranları korunsaydı, bugün emeklinin eline geçecek maaş 42 bin TL olacaktı.

Türkiye'nin gündeminden düşmeyen en düşük emekli maaşı tartışmaları, uzmanların yaptığı çarpıcı analizlerle yeni bir boyut kazandı.

Milyonlarca vatandaşı ilgilendiren emekli zammı son dakika gelişmeleri takip edilirken, ortaya çıkan tablo geçmiş yıllara göre büyük bir kayıp yaşandığını gösteriyor.

Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda bütçe imkanlarının zorlandığı belirtilse de, 2026 emekli maaşı projeksiyonları ile 2002 yılı verileri karşılaştırıldığında, emeklilerin refah payından mahrum bırakıldığı net bir şekilde görülüyor.

2002 YILINDA EMEKLİ AYLIKLARI NE KADARDI?

Now Haber'de yer alan habere göre, çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik tarafından yapılan hesaplamalara göre, 2002 yılında en düşük işçi emeklisi aylığı 257 TL seviyesindeydi.

O dönemde Türkiye ekonomisinin kişi başına düşen aylık gayrisafi yurt içi hasılası ise 457 TL olarak kayıtlara geçti.

Bu veriler ışığında, 2002 yılında en düşük işçi emeklisi aylığının milli gelir pastası içindeki payı yüzde 56 oranına denk geliyordu.

Emekliler, ülke ekonomisinin ürettiği değerden yarıdan fazla pay alabiliyordu.

EMEKLİ MAAŞI BUGÜN KAÇ TL OLMALIYDI?

Aradan geçen 24 yılın ardından yapılan projeksiyonlar, emeklinin kaybettiği alım gücünü gözler önüne seriyor.

2026 yılı için Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında tahmin edilen aylık milli hasıla 75 bin TL olarak hedefleniyor.

Eğer 2002 yılındaki yüzde 56 oranındaki pay korunmuş olsaydı, bugün en düşük emekli aylığının 42 bin TL olması gerekiyordu.

Ancak mevcut durumda konuşulan ve uygulanan rakamlar, bu seviyenin çok altında kalarak 20 bin TL bandında seyrediyor.

BÜYÜME RAKAMLARI EMEKLİNİN CEBİNE NEDEN YANSIMIYOR?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamalarda milli gelirin yıllık bazda ilk kez 1,5 trilyon doları aştığını ve Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürdüğünü vurguluyor.

Ancak sokaktaki vatandaş ve uzmanlar, bu büyümenin emekli aylıklarına yansımadığı görüşünde birleşiyor.

Prof. Dr. Aziz Çelik, ekonomik büyüme varsa buna muhtaç olan kesimlere de kaynak aktarılması gerektiğini savunuyor.

Uzman isme göre, en düşük aylığın 42 bin TL olması ekonomik büyüme oranlarıyla mümkün görünüyor.

EMEKLİLER GEÇİM SIKINTISI İLE NASIL MÜCADELE EDİYOR?

Sokak röportajlarına yansıyan görüntülerde, emeklilerin pazarlarda ucuz gıda aradığı, kiralarını ödemekte zorlandığı ve sosyal hayattan tamamen koptuğu görülüyor.

Bir vatandaş, 30 bin TL kira ödediğini ancak emekli aylığının 19 bin TL olduğunu belirterek geçim mücadelesinin imkansızlığını dile getiriyor.

Avrupa'daki emeklilerin dünya turuna çıktığı, Türkiye'deki emeklilerin ise evden çıkamadığı kıyaslaması, yaşanan gelir adaletsizliğinin en somut örneği olarak karşımıza çıkıyor.

EMEKLİYE EK ZAM İÇİN KAYNAK VAR MI?

Hükümet yetkilileri bütçe kısıtlamalarını gerekçe gösterse de uzmanlar kaynağın var olduğunu, sorunun bir tercih meselesi olduğunu belirtiyor.

Faiz ödemelerine ayrılan 2 trilyon 700 milyar TL tutarındaki bütçeye dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Çelik, emekliye yapılacak ek ödemelerin bütçeye getireceği yükün, faiz giderlerinin yanında çok küçük kaldığını ifade ediyor.

Siyasi tercihin emekten ve emekliden yana kullanılması durumunda, daha adil bir emeklilik sisteminin mümkün olduğu vurgulanıyor.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN