Afrika’ya doğrudan yabancı yatırım 2025’te 70 milyar dolarla 1990’dan bu yana en yüksek üçüncü seviyeye ulaştı

Afrika’ya doğrudan yabancı yatırım 2025’te 70 milyar dolarla 1990’dan bu yana en yüksek üçüncü seviyeye ulaştı

Afrika, küresel yatırımcıların yeniden haritasını çizdiği bir dönemin merkezine yerleşiyor. Kıtaya yönelen sermaye, büyük ölçekli tek hamleler yerine daha çok sayıda ve daha seçici projelerle sahaya iniyor.

Kıtasal serbest ticaret bölgesinin önümüzdeki on yılda yaratması beklenen ekonomik değer ise rekabetin yalnızca ürünle değil, sahayı tanıma becerisiyle kazanılacağına işaret ediyor. Bu tablo, Afrika’ya açılmak isteyen şirketler için doğru ortak ve doğru strateji ihtiyacını her zamankinden görünür kılıyor. HANKAN Defence & Consultancy CEO’su Sargun Tuğrul, Afrika’da kalıcı başarının yerel dinamikleri okuyabilen ortaklıklardan geçtiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün (UNCTAD) Temmuz 2026’da yayımladığı Dünya Yatırım Raporu’na göre, Afrika 2025 yılında yaklaşık 70 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çekti. Bu rakam, kıtanın 1990’dan bu yana kaydettiği en yüksek üçüncü seviyeye karşılık geliyor ve uzun vadeli ortalamanın yaklaşık üçte bir üzerinde bulunuyor. Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu, sıfırdan kurulan yeşil alan projelerinin toplam değeri yaklaşık üçte bir gerilerken duyurulan proje sayısının artması oldu. UNCTAD bu tabloyu, yatırımcıların kıtaya daha küçük ölçekli ama daha yaygın projelerle bağlandığının işareti olarak yorumluyor. Körfez ve Asya ekonomilerinden gelen yatırımcılar ise enerji, lojistik ve altyapı başta olmak üzere kıtadaki yeşil alan yatırımlarının önemli kaynakları arasına giriyor.

Afrika’ya yönelen yatırımın bu yeni karakteri, kıtada uzun yıllar saha deneyimi biriktiren profesyonellerin de gündeminde. 2019’un sonundan itibaren Türkiye’nin önde gelen savunma yazılımı ve sistem entegrasyonu şirketlerinden birinde Afrika ülkeleri satış direktörü olarak görev yapan, bugün ise HANKAN Defence & Consultancy’nin CEO’luğunu yürüten Sargun Tuğrul, tabloyu şöyle değerlendirdi: “Proje sayısının artması, Afrika’nın artık yalnızca büyük oyuncuların pazarı olmadığını gösteriyor. Küçük ve orta ölçekli projelerde başarı, sahadaki karar alıcıları, yerel mevzuatı ve iş kültürünü tanıyan bir yapıyla çalışmaktan geçiyor. Yatırımcının sermayesi kadar, o sermayeyi doğru ortakla buluşturacak bilgi de değerli hâle geliyor.”

“Afrika’da asıl kazancı bürokrasiyi aşabilenler elde edecek”

Dünya Bankası’nın 2020’de yayımladığı ve Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi’nin (AfCFTA) etkilerini inceleyen raporuna göre, anlaşma 55 ülkede 1,3 milyar kişiyi ve toplam 3,4 trilyon dolarlık bir ekonomiyi tek bir pazar çatısı altında buluşturuyor. Rapor, anlaşmanın tam olarak uygulanması hâlinde Afrika’nın gelirinin 2035’e kadar 450 milyar dolar, yani yüzde 7 artabileceğini öngörüyor. Bu kazancın 292 milyar dolarlık bölümünün, gümrük işlemlerini sadeleştiren ve bürokrasiyi azaltan ticaret kolaylaştırma önlemlerinden gelmesi bekleniyor. Aynı projeksiyona göre kıtanın ihracatı, büyük bölümü imalat sanayisinden olmak üzere 560 milyar dolar artabilir. Raporun dikkat çektiği bir diğer nokta ise tarife indirimlerinin tek başına kıtanın gelirini yalnızca yüzde 0,2 artıracak olması.

Dünya Bankası projeksiyonunu değerlendiren Tuğrul, kazancın büyük bölümünün süreçleri yönetebilmekten geleceğine dikkat çekiyor. “Afrika’da bir fırsatı sözleşmeye dönüştürmek; doğru kurumla temas kurmayı, teklif sürecini yerel beklentilere göre şekillendirmeyi ve ilişkiyi yıllar boyunca sürdürmeyi gerektiriyor” diyen Tuğrul, bu sürecin bir masa başı işi olmadığını vurguluyor. Tuğrul, Afrika ülkeleri satış direktörlüğü döneminde Nijerya, Namibya, Kenya, Gana, Güney Afrika, Sudan ve Ruanda’da pazar geliştirme çalışmalarında görev aldı ve bu ülkelerde saha deneyimi edindi. Kıtanın farklı bölgelerinde yerel ajanlar ve iş ortaklarıyla kurduğu ağ üzerinden simülatör sistemlerinden sınır güvenliğine, insansız kara ve hava araçlarından siber güvenliğe uzanan farklı alanlardaki proje fırsatlarının geliştirilmesine katkı sundu. Bu dönemde kıtadaki iş geliştirme faaliyetlerini sürdüren Tuğrul, “Bürokrasi Afrika’da bir engel değil, doğru okunması gereken bir harita” ifadesini kullanıyor. “HANKAN olarak bu haritayı şirketler için okunur hâle getirmek, Afrika’ya açılan her firmanın ihtiyaç duyduğu yol arkadaşlığını sunmak istiyoruz” diyen Tuğrul, değerlendirmesini şirketinin rolüne bağlıyor.

Yerel ortaklık, Afrika pazarında rekabetin anahtarına dönüşüyor

Afrika, tek bir pazar değil; dili, mevzuatı, satın alma süreçleri ve iş kültürü birbirinden belirgin biçimde ayrışan onlarca ülkeden oluşan bir coğrafya. Bu çeşitlilik, kıtaya açılmak isteyen şirketler için hem büyük bir fırsat hem de dikkatli bir hazırlık gerektiren bir zemin anlamına geliyor. Özellikle kamu ve güvenlik alanındaki ihalelerde, teknik yeterliliğin yanında yerel ihtiyaçları doğru tanımlamak ve karar süreçlerini yakından izlemek de belirleyici rol oynuyor. Kıtada uzun soluklu başarıya ulaşan uluslararası şirketlerin hikâyelerinde, yerel iş ortaklarıyla kurulan güvene dayalı ilişkiler sıkça öne çıkan bir unsur. Gizlilik anlaşmaları, mutabakat zaptları ve ortak girişim sözleşmeleri gibi araçlar, bu ilişkilerin kurumsal bir zemine oturtulmasında kritik önem taşıyor. Satış sonrası destek ve uzun vadeli hizmet taahhüdü de alıcıların tedarikçi değerlendirmesinde önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Afrika’da kalıcı olmanın yolunun tek seferlik satışlardan çok yıllara yayılan ortaklıklardan geçtiğini gösteriyor.

“Türk şirketlerinin Afrika’daki kalıcı yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz”

2025 yılının sonunda Ankara’da kurulan HANKAN Defence & Consultancy, savunma ve sanayi şirketlerinin uluslararası pazarlara açılma süreçlerinde rol üstleniyor. CEO Sargun Tuğrul’un Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki saha deneyiminden yararlanan şirket, Türk firmalarının uluslararası pazarlarda kalıcı ticari ilişkiler kurmasına odaklanıyor. Şirketin yol haritasını CEO Sargun Tuğrul anlattı.

Tuğrul, şirketin yaklaşımını şu sözlerle aktarıyor: “Afrika’dan Kafkasya’ya ve Latin Amerika’ya uzanan fuarlarda ve sahada edindiğim deneyimi, bu pazarlara açılmak isteyen şirketlerin hizmetine sunuyoruz. Pazar analizinden teklif hazırlığına, gizlilik ve mutabakat anlaşmalarından ortak girişim yapılarına kadar uluslararası iş geliştirmenin her aşamasında yanlarında olmayı amaçlıyoruz.” Gana’daki IMDEC 2020’den Güney Afrika’daki Africa Aerospace and Defence 2022’ye, Azerbaycan’daki ADEX 2022’den Brezilya’daki LAAD Security 2023’e uzanan uluslararası fuar deneyimine sahip olan Tuğrul, HANKAN’ın önceliğinin uzun vadeli ticari ilişkiler kurmak olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki dönemde HANKAN, Afrika başta olmak üzere Kafkasya ve Latin Amerika’daki iş ağını geliştirmeyi ve Türk şirketlerinin bu pazarlarda uygun yerel ortaklarla buluşmasına yönelik çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN