Dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte çocuk ve gençlerin ekran karşısında geçirdiği süreler rekor seviyelere ulaşırken, bu alışkanlık ortopedik açıdan ciddi bir halk sağlığı problemine dönüşüyor. Özellikle LGS ve üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler ile erken yaşta telefon ve tabletle tanışan çocuklarda duruş bozuklukları, boyun düzleşmesi ve omurga eğrilikleri katlanarak artıyor.
İstanbul Üniversitesi-İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fuat Bilgili, polikliniklere başvuran çok sayıda çocuğun şikayetlerinin arkasından dijital ekran bağımlılığı çıktığını belirterek aileleri ve eğitimcileri uyardı.
"BOYUN 2,5 SANTİM ÖNE EĞİLDİĞİNDE YÜK İKİ KATINA ÇIKIYOR"
Masa başında ya da telefon karşısında saatlerce sabit kalmanın kas dengesini tamamen bozduğunu dile getiren Prof. Dr. Fuat Bilgili, fiziksel tahribatın basamaklarını şu sözlerle anlattı:
"Şikayetler ilk olarak boyunda başlıyor; çünkü çocuklar ekrana sürekli öne eğik vaziyette bakıyor. Boyun her 2,5 santimetre öne eğildiğinde omurgaya binen yük yaklaşık iki kat artar. Zamanla omuzlar öne doğru yuvarlanıyor, sırt kamburlaşıyor. Uzun süre hareketsiz oturulduğunda karın, sırt ve bel kasları zayıflarken bel çukurluğu artıyor. Kalça ve dizlerin sürekli 90-100 derece bükülü kalması diz arkası kaslarda kısalmaya yol açıyor. Bu çocuklarda yürüyüş hızı yavaşlıyor, robotik bir yürüme tarzı ve dinamik denge kayıpları gelişiyor."
YAŞ GRUPLARINA GÖRE EKRAN SÜRESİ SINIRLARI
Ekran maruziyetinin gelişim çağındaki etkilerine işaret eden Prof. Dr. Bilgili, yaş sınırlarına dair şu rehberi aktardı:
0 - 2 yaş: Kesinlikle hiçbir şekilde ekrana maruz bırakılmamalıdır.
2 - 5 yaş: Günlük toplam süre kesintisiz olmamak kaydıyla en fazla 1 saat olmalı ve yalnızca eğitici, interaktif içeriklerle sınırlandırılmalıdır.
6 - 13 yaş: Günlük kullanım süresi 1,5 ile 2 saati aşmamalıdır.
13 yaş ve üzeri: Günlük toplam ekran süresi kesinlikle 2 saatin üzerine çıkarılmamalıdır.
"DİNAMİK EĞRİLİK ZAMANLA KALICI HALE GELEBİLİYOR"
Ağrılar başladığında ve omurga yapısı bozulduğunda tedavinin çok daha güçleştiğini hatırlatan Prof. Dr. Bilgili, skolyoz ve kamburluk riskine dikkat çekti:
"Çocukların çoğunda omuz seviyelerinde asimetri, kamburluk ve hareketsizlik kaynaklı kronik ağrılar gözlemliyoruz. Büyüme çağında skolyoz tipi omurga eğriliklerinin açısı hızla büyüyebiliyor. Başlangıçta fonksiyonel ve dinamik olan postür bozukluğu, önlem alınmadığında yapısal ve statik bir omurga eğriliğine dönüşebiliyor. Ağrılar kronikleştiğinde süreci geriye çevirmek son derece güçleşir."
OMURGAYI KORUYAN "90'LAR VE 20'LER" KURALI
Çalışma ortamının anatomik yapıya göre düzenlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Bilgili, ailelerin evde uygulayabileceği temel adımları paylaştı:
"Masa başında '90'lar kuralı' uygulanmalı. Çocuk oturduğunda ayak tabanları yere tam basmalı, diz eklemi 90 derece, dirsekler ise 90 derece açıda olmalıdır. Sandalyenin ön ucu ile diz arkası arasında kan dolaşımının engellenmemesi için 2-3 parmak boşluk kalmalı ve bel oyuntusu ergonomik bir yastıkla desteklenmelidir. Ayrıca '20'ler kuralı' devreye sokulmalı; her 20 dakikada bir mola verilmeli, 20 saniye uzağa bakılmalı ve en az 15-20 metre oda içinde yürünmelidir."
TEK TARAFLI AĞIR ÇANTALAR SKOLYOZU TETİKLİYOR
Okul çağındaki çocukların sırt çantası kullanımına da değinen Bilgili; "Ağır okul çantalarının özellikle tek omuzda taşınması omurga aksını bozar, gövde dengesini sarsar ve skolyoz postürünü doğrudan tetikler. Çantalar dengeli, her iki omuz askısı kullanılarak ve uzun süre taşınmadan kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.
