Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye'nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, terörle mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Güler, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın da stratejik iş birliklerinin en güncel örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
İçişleri Bakanlığınca düzenlenen 111'inci Dönem Kaymakamlık Kursu'na katılan Güler, burada açıklamalarda bulundu.
"MEKKE ANLAŞMASI TARİHİ BİR ADIM"
Türkiye'nin yakın coğrafyasındaki gelişmeleri yalnızca izleyen bir ülke olmadığını belirten Güler, Türkiye'nin Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın korunmasına katkı sağladığını söyledi.
Güler, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan liderleri tarafından Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın üç ülke açısından önemine işaret ederek, anlaşmanın stratejik iş birliklerinin en güncel örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Üç ülkenin kolektif caydırıcılığı esas alan güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirten Güler, anlaşmanın ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını ve karşılıklı güveni stratejik zeminde güçlendiren tarihi bir adım olduğunu ifade etti.
"İÇ CEPHEMİZİN TAHKİM EDİLMESİNE ÖNEM VERİYORUZ"
"Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Güler, bir ülkenin dışarıdaki gücünün en sağlam dayanaklarından birinin içerideki birlik, huzur ve istikrar olduğunu söyledi. Güler, "Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' hedefi de ülkemizin geleceği bakımından son derece stratejik bir mahiyet taşımaktadır." dedi.
Sürecin terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkenin ve milletin gündeminden çıkarmayı amaçladığını belirten Güler, terörle mücadelede elde edilen başarıların Türkiye'nin yıllardır ortaya koyduğu fedakarlık ve gayretlerin sonucu olduğunu söyledi. Güler, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı arasındaki koordinasyon ve dayanışmanın da bu mücadelede önemli rol oynadığını vurguladı.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE YOLUNDA TARİHİ BİR EŞİK DAHA AŞILDI"
Güler, güvenlik güçlerinin terörle mücadelede büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek şehit ve gazilerin fedakarlıklarının unutulmaması gerektiğini söyledi.
Terörün ve şiddetin tamamen ülke gündeminden çıkarılması gerektiğini ifade eden Güler, Gazi Meclisin büyük çoğunlukla kabul ettiği "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un yürürlüğe girmesiyle "Terörsüz Türkiye" yolunda tarihi bir eşik daha aşıldığını kaydetti.
Kanun kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunun da çalışmalarına başladığını belirten Güler, kurulun yürüteceği faaliyetlere ilişkin esasları belirlediğini aktardı.
SURİYE'DEKİ TERÖR YAPILANMALARI TAKİP EDİLİYOR
"Terörsüz Türkiye" vizyonunun bölgesel boyutunu oluşturan "Terörsüz Bölge" hedefi doğrultusunda sınır ötesindeki terör yapılanmalarının da kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını istediklerini belirten Güler, Suriye'deki gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.
Güler, Suriye'deki terör yapılanmalarının silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi yönündeki gelişmelerin Türkiye ve bölgenin güvenliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Terörün hem Türkiye'de hem de bölgede etkisinin tamamen ortadan kaldırılmasıyla güvenlik, istikrar, kalkınma ve iş birliği için daha geniş bir alan oluşacağını belirten Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin aynı zamanda toplumsal bütünleşme ve kalkınmaya yönelik bir süreç olduğunu savundu.
Güler, özellikle terörden uzun yıllar etkilenen bölgelerde görev yapacak mülki idare amirlerinin devlet ile vatandaş arasındaki bağı güçlendirmesi ve kamu hizmetlerini en ücra noktalara ulaştırmasının sürecin toplumsal zeminde kökleşmesine katkı sağlayacağını söyledi.
