'Casusluk' davası başlıyor: İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan hakim karşısında

'Casusluk' davası başlıyor: İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan hakim karşısında

İBB Başkanı İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün Silivri’de görülecek. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Yanardağ, iddianamenin asıl amacının TELE1’e el koymak olduğunu savunurken, Özkan davayı “son yılların en hakikat dışı davalarından biri” olarak nitelendirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla açılan davanın görülmesine bugün başlanıyor.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülecek davanın ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Cezaevi duruşma salonunda yapılacak. Duruşmada İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün’ün savunma yapması bekleniyor.

İDDİANAMEDE 20 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Soruşturma, 4 Temmuz 2025’te “casusluk” suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine başlatılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün hakkında “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerini “manipüle etmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğu” ileri sürüldü. Savcılık, İmamoğlu’nun seçimleri halkın oylarıyla değil, “siyasal casusluk” ve “manipülasyon” yoluyla kazandığını iddia etti.

İddianamede ayrıca İmamoğlu’nun “CHP’yi ele geçirmeyi hedeflediği”, ardından kendisini “cumhurbaşkanı adayı yaptırmayı planladığı” ve kampanya direktörü Necati Özkan ile de bu nedenle çalıştığı öne sürüldü.

Savcılığın iddianamesinde, “siyasal casusluk” suçunun 2019 yerel seçimlerini manipüle ederek İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlama amacıyla işlendiği ve bu yolla başta İstanbul olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının hedeflendiği iddia edildi.

YANARDAĞ: AMAÇ TELE1’E EL KOYMAK

Duruşma öncesi açıklama yapan gazeteci Merdan Yanardağ, hakkındaki suçlamaları reddetti. Yanardağ, iddianamenin asıl amacının TELE1’e el koymak olduğunu savundu.

Yanardağ, “Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı TELE1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı” dedi.

TELE1’e kayyum atanmasını basın tarihi açısından önemli bir kırılma olarak değerlendiren Yanardağ, bunun basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu söyledi. Yanardağ, TELE1’e müdahalenin yalnızca kendilerini değil, tüm medya alanını etkilediğini belirtti.

Yanardağ, TELE1’in satılması için kendisine daha önce teklif geldiğini, bu teklifi kabul etmemesinin ardından kanala kayyum atandığını öne sürdü. TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Yanardağ’ın gözaltına alınmasının ardından TMSF’nin kanala kayyum olarak atandığı ve kanalın daha sonra satışa çıkarıldığı biliniyor.

“İDDİANAMEDE YABANCI DEVLET YOK, YABANCI ÖRGÜT YOK”

Yanardağ, hakkında somut delil bulunmadığını savunarak, Türk Ceza Kanunu’nun devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete veya örgüte verme suçunu düzenleyen maddesiyle suçlandığını hatırlattı.

“İddianamede yabancı devlet yok, yabancı örgüt yok. Hakkımda somut ya da soyut delil yok” diyen Yanardağ, suçlamaların yorum ve varsayıma dayandığını ileri sürdü.

Yanardağ, savunmasını “karşı iddianame” olarak sunacağını belirtti. Ayrıca 31 Mart 2024 seçimlerinde İmamoğlu’nun seçilmesini sağlamakla suçlandığını, buna karşın yayınlarında İmamoğlu’nu eleştirdiklerini ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü de geçen hafta Yanardağ’ın serbest bırakılması çağrısı yapmış, Türkiye’de gazetecilerin “aşırı geniş ve muğlak yasalar” kullanılarak susturulmaya çalışıldığını belirtmişti.

ÖZKAN: SON YILLARIN EN HAKİKAT DIŞI DAVALARINDAN BİRİ

İBB ve “siyasal casusluk” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan Necati Özkan da duruşma öncesi yaptığı değerlendirmede davayı “son yılların en hakikat dışı davalarından biri” olarak nitelendirdi.

Özkan, kamuoyuna daha önce “İBB yolsuzluk” başlığıyla servis edilen iddiaların karşılık bulmaması üzerine bu kez “casusluk” suçlamasının gündeme getirildiğini savundu.

Sürecin “paranoya iklimiyle beslenen yeni bir hikâye” üzerinden kurgulandığını belirten Özkan, 160 sayfalık iddianamede kendisine yönelik suçlamaların zorlama bir kurguya dayandığını ileri sürdü.

Özkan, seçimlerden 12 gün önce tanıştığı ve yalnızca bir kez görüştüğü bir iş insanının attığı birkaç WhatsApp mesajından “seçim manipülasyonu” iddiası çıkarılmaya çalışıldığını söyledi.

DURUŞMA SİLİVRİ’DE BAŞLIYOR

Davanın ilk duruşması bugün Silivri’de görülecek. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yapacağı yargılamada sanıkların ilk savunmalarını vermesi bekleniyor.

Dava, hem İBB’ye yönelik yargı süreçleri hem de TELE1’e kayyum atanması nedeniyle siyaset, medya ve hukuk çevrelerinde yakından takip ediliyor.

İlgili Haberler
YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN