Dijital demans nedir? Ekran bağımlılığı hafızayı siliyor

Dijital demans nedir? Ekran bağımlılığı hafızayı siliyor

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, "Dijital demans hafızayı tehdit ediyor. Aşırı telefon kullanımı ve ekran süresi, beyinde gri madde kaybına ve kalıcı odaklanma sorunlarına yol açabilir." uyarısında bulundu.

Akıllı telefonlar, tabletler ve hayatımızın merkezine yerleşen dijital ekranlar, günlük yaşamı kolaylaştırırken arka planda zihinsel sağlığımızı sessizce tehdit etmeye devam ediyor. Teknolojinin kontrolsüz kullanımıyla birlikte literatürde yerini alan ve "çağın hastalığı" olarak nitelendirilen dijital demans, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde yarattığı tahribatla dikkat çekiyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, dijital cihazların bilinçsiz kullanımının beyin yapısını değiştirebildiğini belirterek, unutkanlık ve bilişsel gerileme konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

photo-2026-02-17-12-58-41.jpg
Aleyna Damla Özcan

DİJİTAL DEMANS NEDİR VE KİMLER RİSK ALTINDA?

Dijital teknolojilerin aşırı kullanımına bağlı olarak gelişen dijital demans; dikkat dağınıklığı, unutkanlık, çoklu görev yapamama ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre bu tablo, yaşlılıkta görülen demans belirtileriyle şaşırtıcı bir benzerlik taşıyor. Özellikle akıllı telefon ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde, yeni bilgileri akılda tutma zorluğu ve odaklanma güçlüğü sıkça gözlemleniyor. Gelişim çağındaki çocuk ve ergenler, beyin gelişimleri henüz tamamlanmadığı için bu risk grubunun en savunmasız halkasını oluşturuyor. Ekran maruziyetinin artması, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek, kişilerin en basit günlük görevleri bile yerine getirirken zorlanmasına neden oluyor.

EKRAN SÜRESİ BEYİN YAPISINI DEĞİŞTİRİYOR: GRİ MADDE TEHLİKESİ

Bilgiyi hızlı ve yüzeysel bir şekilde sunan dijital cihazlar, beynin derinlemesine düşünme yeteneğini köreltiyor. Uzmanlar, aşırı ekran süresinin yalnızca psikolojik değil, fizyolojik değişimlere de yol açtığını vurguluyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, uzun süre ekrana maruz kalan bireylerin beyninde gri madde ve beyaz madde hacminde azalmalar meydana geldiğini ortaya koyuyor. Bu yapısal bozulma, kişinin yeni anılar oluşturma kapasitesini düşürürken öğrenme yeteneklerini de zayıflatıyor. Klinik Psikolog Özcan, bu durumun eleştirel düşünme becerilerini yok ettiğini, yaratıcılığı azalttığını ve sorun çözme kapasitesini ciddi oranda düşürdüğünü belirtiyor. Beyin, zahmetsiz bilgiye alıştıkça tembelleşiyor ve bilişsel rezervlerini kullanmayı bırakıyor.

RUHSAL ÇÖKÜNTÜ VE UYKU BOZUKLUKLARI KAÇINILMAZ OLUYOR

Dijital demans sadece hafızayı değil, duygusal dengeyi de altüst ediyor. Uzun süreli dijital temasın yarattığı sinirlilik, ruh hali dalgalanmaları ve artan stres düzeyi, bireylerin yaşam kalitesini düşürüyor. Ekranlardan yayılan mavi ışığın, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunu baskılaması ise sorunu daha da derinleştiriyor. Kalitesiz uyku, beynin kendini onarmasını engelleyerek bilişsel yıkımı hızlandırıyor. Özcan, bu sürecin sonunda farklı ruh sağlığı bozukluklarının gelişme olasılığının arttığına dikkat çekiyor.

DİJİTAL DEMANSTAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

Dijital demansın etkilerini tersine çevirmek ve beyni korumak için alınabilecek en etkili önlem, "dijital detoks" uygulamalarını hayata geçirmektir. Beyni aktif tutan faaliyetlere yönelmek, dijital cihazların yarattığı tahribatı onarmada büyük rol oynuyor. Bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek ve dijital destek olmadan hafıza egzersizleri yapmak, bilişsel rezervi güçlendiriyor. Ayrıca konsantrasyonu artırmak için "multitasking" denilen aynı anda birden fazla işle uğraşma alışkanlığından vazgeçip, tek bir göreve odaklanmak gerekiyor.

Uzmanlar, dijital demans riskini azaltmak için şu adımların atılmasını öneriyor:

Günlük ekran süresi için kesin sınırlar belirlenmeli ve bu sınırlara sadık kalınmalı.

Dijital cihazlar için "kullanılamaz" saat dilimleri oluşturulmalı.

Telefon ve tabletler, uyku kalitesini korumak adına yatak odası dışında şarj edilmeli.

Akıllı telefonlardaki gereksiz bildirimler kapatılarak zihinsel bölünme engellenmeli.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, tüm bu bireysel çabalara rağmen ekran süresini kontrol etmekte zorlanan ve günlük işlevselliği bozulan kişilerin, süreci yönetebilmek adına mutlaka psikoterapi desteği alması gerektiğini vurguluyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN