Back To Top
Kılıçdaroğlu: Kendini yakan vatandaşa nasıl bu kadar kayıtsız kaldık?

Kılıçdaroğlu: Kendini yakan vatandaşa nasıl bu kadar kayıtsız kaldık?

 - Son Güncelleme: 09.02.2020 Pazar 13:38
Kılıçdaroğlu: Kendini yakan vatandaşa nasıl bu kadar kayıtsız kaldık?
- A +

CHP İstanbul İl Kongresi'nde konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Hatay Valiliği önünde 'Çocuklarım aç, işsizim' diyerek kendini yakan Adem Yarıcı'nın isyanını 'ucuz siyasi manevra' şeklinde yorumlayan AK Parti Meclis üyesine sert sözlerle yüklendi: Evlat nedir biliyor mu acaba, anne- baba nedir biliyor mu acaba? Hepimizin sonunda bir vicdan taşıdığını bilmemiz gerekiyor. Nasıl oldu da kendisini yakan bir vatandaşa karşı bu kadar kayıtsız kalabildik?

CHP İstanbul İl Başkanlığı 37. Olağan İl Kongresi başladı. Delegeler, sabah erken saatlerden itibaren kongrenin yapılacağı Haliç Kongre Merkezi'ne gelmeye başladı. CHP İstanbul İl Başkanlığı, kongrenin sloganı 'İstanbul'dan Türkiye'ye Tek Yön İktidar' olarak belirledi.

Kongre için merkezin açık hava etkinlik alanında 6 bin kişi kapasiteye sahip dev kompleks kuruldu. 

Kongreye, milletvekilleri, ilçe başkanları ve belediye başkanları da katılıyor. Kongrenin yapıldığı salona Türk bayrakları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafları asıldı.

20-02/09/ana-manset-2-1581244210.jpgCHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun yeniden aday olduğu kongrede, 677 delege oy kullanacak.

Kongrede konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Nasıl oldu da kendini yakan bir vatandaşa karşı bu kadar kayıtsız kalabildik?" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları: 

"Demokrasinin ağır yaralar aldığını görüyoruz. Bizlere düşen bir görev var. Bireysel beklentilerin tamamen ötesine çıkmak zorundayız. Her birimize düşen fedakarlık vardır. Özveriyle yola çıktık. Başarıyı özveriyle yakalayacağız. Hiç kimse unutmasın yüzyıl önce yolumuz nasıl Mustafa Kemal'in arkadaşlarıysa bundan sonra da öyledir. Yüzyıl sonra bize yakışan cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak. Önümüzdeki süreç iktidar.

"TÜRKİYE'NİN 5 TEMEL SORUNU VAR, İLKİ DEMOKRASİ"

Sorunları iyi belirleyeceğiz ki geleceği onun üzerine inşa edebilelim. Türkiye’nin 5 temel sorunu vardır. Önce sorunları dile getireceğiz ardından sorunları dile getireceğiz. Sorunların birincisi demokrasi. Demokrasi dediğimiz olguyu kendi iş dünyamızda da oluşturmalıyız. İkinci temel sorun ise eğitimdir. Bir kuşağı yok ettiğimizin kaç kişi farkında. Bize düşen görev bunları anlatmaktır. Eğer hiçbir anne ve baba okula gönderdiği çocuğunun eğitimden memnun değilse hepimiz bunu dillendirmelidir. Üçüncü sorun dış politika. Dördüncü sorun toplumsal barış. Hiç kimsenin kimliğinden ötürü ötekileştirilmesini istemiyoruz.

"EVLAT NEDİR BİLİYOR MU ACABA?"

(AK Parti Belediye Meclis Üyesi Selma Gökçen'in Hatay Valiliği önünde 'Çocuklarım aç, işsizim' diyerek kendini yakarak intihar eden baba için 'ucuz siyasi manevra' demesi) Beşinci büyük sorunumuz ekonomi. Daha iki gün önce Hatay'da valilik binası önünde kendini yakan vatandaş. Çaresizliği kendisini yakarak soruna dikkat çekmek isteyen bir insanın yaşadığı drama insan olan hiç kimse kayıtsız kalamaz. Evlat nedir biliyor mu acaba, anne- baba nedir biliyor mu acaba? Hepimizin sonunda bir vicdan taşıdığını bilmemiz gerekiyor. Nasıl oldu da kendisini yakan bir vatandaşa karşı bu kadar kayıtsız kalabildik? Onlarca kişi var bu şekilde davranan, açlığını-işsizliğini duyurmaya çalışan. Asıl soru şu: Bu sorunu nasıl çözeceğiz?

"ÖNCE DEMOKRASİYİ GELİŞTİRECEĞİZ"

Bu sorunları 4 ayaklı stratejiyle aşacağız: Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Bu konuda kararlıyız. Kanada'da, AB'de, Güney Kore'de, Japonya'da ne varsa getireceğiz. Üniversitelerde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Her türlü düşüncenin özgürce tartışmak zorundayız. Büyümek, gelişmek istiyorsanız demokrasinizi geliştireceksiniz. Demokratik parlamenter sistemi yeniden inşa edeceğiz. Darbe hukukundan arınmış bir sistemden bahsediyorum.

Üreten Türkiye. Türkiye fabrikada, tarlada, üniversitelerde, her alanda üretim yapmalıyız. Üretimi her alanda yapmak zorundayız. Üreticinin önündeki bütün engelleri kaldırmak zorundayız. Ürettiği zaman alın terinin değerini bilecektir, saygınlık kazanacaktır. Biz dışarıdan mercimek ithal ediyorsak hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ne gerekçeyle ithal ediyoruz? Bu iradeyi inşallah beraber inşa edeceğiz.

20-02/09/ana-manset-2-1581244250.jpg

"KİMSE YARIN SABAH NE OLACAĞINI BİLMİYOR"

Liyakat sisteminin egemen kılınması gerekiyor. Devlet ayrıdır, siyasi kurum ayrıdır. Siyasi partilerle devletin yapılanması arasında çok farklıdır. Bakan olmanız için iyi hal kağıdı ve ilkokul diploması. Devleti ayakta tutan liyakattır. Yoksa devlet içten içe çökmeye başlar. Biz neden adalet, hak, hukuk diyoruz, temel neden bu. Türkiye'nin temel sorunlarını belirleyen ve çözüm üreten tek parti CHP. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini biliyoruz. Önümüzdeki süreç sadece bizim için değil Türkiye için önemlidir. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Geleceğe yönelik doğru dürüst bir hesap milletin önüne konulmuş değil. Bütün bunları yeniden değerlendirmek zorundayız. Bize oy versin vermesin, herkese ulaşmak zorundayız. Millet İttifakı aslında demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanların ortak davranması gerekiyor.

"İLK FEDAKARLIĞI CHP'LİLER YAPAR"

Dış politikada cumhuriyetin kuruluşunda öngörülen bakış egemen olmalı. Hiçbir egemen güç ateşi elleriyle tutmak istemez, maşa tutarlar. 'Suriye'ye gir' derler. Aklı olan, dünyayı iyi okuyan, geleceği iyi okuyan birisi zaten egemen güçlerin taşeronluğunu yapmaz. Hepimize düşen görevler var. Eleştirmekten korkan insanlar var.

Bir fedakarlık gerekiyorsa o ilk CHP'lilere düşer. Adalet Yürüyüşü'nü her kesimden karşılığını aldık. Hedef cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak. En çok tartışılan olan İBB seçimleri oldu. Bütün dünyaya 'Dikta yönetimine rağmen bu ülkenin insanları diktatörü sandıkta yendi' mesajını verdik.

"BÜYÜK KUDÜS MİTİNGİ'NE DE GİDECEĞİM"

Türkiye şu an freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Nasıl bir trajedi ile karşılaşacağımızı kimse bilmiyor. Yılların Devlet Planlama Teşkilatı dahi kapandı. Bize oy versin veya vermesin herkese ulaşmak zorundayız. Toplum arasında ayrıştırma, bölme gibi bir lüksümüz yok. Millet ittifakı aslında bir demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanlar, tek adam rejiminden yana olanlar.

Yenikapı Meydanı'ndaki Büyük Kudüs Mitingi'ne de gideceğim. Filistin'de bizim devrimci gençlerin de mezarları var."

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN