İş insanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde son iki günde Türkiye’nin yakın dönemindeki iki büyük dönüşüm hikâyesini ele alan kitaplara yer verdi. Ülker, önceki gün Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’ın Altay tankı projesinin perde arkasını anlattığı “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” kitabını değerlendirmesinin ardından, bugün Dr. Candan Karlıtekin’in Türk Hava Yolları’nın dönüşüm dönemini anlattığı “Yirmibirinci Yüzyıl Göktürkleri – Havayolu Sektöründe Stratejik Yönetim: THY Örneği” adlı eserini yazdı.
“İstikbal göklerdedir” sözleriyle başlayan yazısında Ülker, THY’nin bugün ulaştığı noktadan gurur duyulduğunu belirterek, şirketin yükselişinin hangi kararlarla ve nasıl başladığını merak edenlere Karlıtekin’in kitabını önerdi.
THY’DE 6 YIL 9 AYLIK DÖNÜŞÜM
Ülker’in aktardığına göre Candan Karlıtekin, 2003-2009 yılları arasında Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı yaptı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi alan, ABD’de uluslararası ticaret ve finans alanında doktora yapan Karlıtekin; THY öncesinde Devlet Planlama Teşkilatı, Eximbank, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Kalkınma Bankası gibi kurumlarda görev aldı.
Kitapta anlatılan THY hikâyesi 1 Nisan 2003’te başlıyor ve 6 yıl 9 ay sürüyor.
Ülker, bu dönemde yönetimin ilk adımının “sağlam ve gerçekçi bir strateji” oluşturmak olduğunu belirtti. Ardından şirketin varlıkları, çalışanları ve iş süreçlerinin bu strateji doğrultusunda yeniden yapılandırıldığını aktardı.
“YÖNETİMDEN YÖNETİŞİME GEÇİŞ”
Ülker’in kitabın en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkardığı kavram ise “yönetişim” oldu.
Karlıtekin’in, “Yönetici yapıyorsa bir bildiği vardır” anlayışına karşı çıktığını belirten Ülker, önemli kararların ortak akılla ve kurul olarak alınmasına önem verildiğini aktardı.
Karar süreçlerinde yöneticilerin bilgilendirilmesi, yetki ve sorumlulukların paylaşılması ve kurumun tek bir kişiye bağlı olmaktan çıkarılması hedeflendi.
Karlıtekin bu yaklaşımı “yönetimden yönetişime geçiş” olarak tanımlıyor.
THY TEKNİK’TEN TGS’YE YENİ YAPI
Kitapta anlatılan dönemin bir başka önemli başlığı, THY’nin ana faaliyetleri çevresinde oluşturulan yeni şirketler ve iş modelleri.
Ülker’in aktardığına göre bir yandan maliyetlerin azaltılması, diğer taraftan yolcuya sunulan hizmetin farklılaştırılması hedeflendi.
Bu süreçte;
- teknik bakım alanında THY Teknik,
- ikram hizmetlerinde Turkish DO&CO,
- yer hizmetlerinde TGS,
- akaryakıt alanında THY-OPET
gibi yapıların devreye alınması sağlandı.
Uygun fiyatlı uçuş segmentinde SunExpress ve AnadoluJet’in kullanılması, THY’nin Star Alliance’a katılması da Karlıtekin’in yönetimde bulunduğu dönemin stratejik adımları arasında yer aldı.
İSTANBUL’UN COĞRAFİ KONUMU STRATEJİYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Ülker, kitapta Türkiye’nin ve özellikle İstanbul’un coğrafi konumunun THY açısından nasıl stratejik avantaja çevrildiğinin de ayrıntılı biçimde ele alındığını belirtti.
İstanbul’un doğu ile batı arasında doğal bir aktarma merkezi olması, Türkiye’nin geniş iç pazarı ve farklı coğrafyalardaki rakiplerin yapısı yeni büyüme stratejisinin temel unsurları arasında değerlendirildi.
Ülker’e göre Karlıtekin, bütün bu başlıkları yalnızca bir havayolu şirketinin büyümesi olarak değil, stratejik yönetim açısından birbirini tamamlayan kararlar olarak anlatıyor.
KURUMSAL HAFIZAYI KİŞİLERDEN KURTARMAK
Ülker’in yazısında öne çıkardığı başlıklardan biri de dijitalleşme oldu.
Karlıtekin’in yönetim döneminde kurumsal hafızanın dijital sistemlere aktarılmasına önem verildiğini belirten Ülker, şirketin işleyişinin belirli kişilerin bilgi ve tecrübesine bağımlı olmaktan çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı.
Karlıtekin, THY’nin günümüzde teknolojik değişimlere hızla uyum sağlayabilmesini de o dönemde kurulan esnek sistemlerle ilişkilendiriyor.
NEDEN 15 YIL SONRA YAZDI?
Ülker, Karlıtekin’in kitabı görevinden ayrılmasının üzerinden yaklaşık 15 yıl geçtikten sonra kaleme almasının nedenini de aktardı.
Karlıtekin’in uzun süre kendi rolünü anlatmaktan kaçındığını belirten Ülker, onun “İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir” yaklaşımıyla sessiz kalmayı tercih ettiğini yazdı.
Ancak zamanla yaşananların doğru biçimde kayıt altına alınmasının gerektiğini düşünen Karlıtekin, THY’nin dönüşüm dönemini gelecek kuşaklar için bir kaynak haline getirmeye karar verdi.
“KİŞİLER GELİR GEÇER, ASIL MESELE KURUMDUR”
Ülker’in yazısında kitabın temel mesajlarından biri de kurumsallaşma üzerine oldu.
Karlıtekin’in yaklaşımını aktaran Ülker, şu düşünceyi öne çıkardı:
“Kişiler gelir geçer, asıl mesele kurumun ayakta kalmasıdır.”
Bir yöneticinin kurduğu sistemin kendisinden sonra da işlemeye devam etmesinin gerçek başarının göstergelerinden biri olduğunu belirten Ülker, bunu “ilk düğmeyi doğru iliklemek” şeklinde yorumladı.
Ülker, çalışkanlık, hesap verebilirlik ve uzun vadeli stratejik düşüncenin oluşturduğu başarının tesadüf olmadığını vurguladı.
DÜN ALTAY, BUGÜN THY
Murat Ülker’in art arda iki gün yayımladığı yazılar da dikkat çekti. Ülker, dün Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’ın “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” kitabını ele alarak Türkiye’nin savunma sanayisindeki kritik projelerinden Altay tankının perde arkasını anlatmıştı.
Bugünkü yazısında ise Türkiye’nin dünyada en görünür markalarından biri haline gelen Türk Hava Yolları’nın dönüşüm dönemine odaklandı.
Her iki kitap da Türkiye’de büyük ölçekli kurum ve projelerin kamuoyunun gördüğü sonuçlara ulaşmadan önce yaşadığı yönetim, strateji ve kurumsallaşma süreçlerini, bu süreçlerin doğrudan içinde bulunmuş yöneticilerin tanıklıkları üzerinden anlatıyor.
Ülker, Karlıtekin’in kitabının havacılık ve stratejik yönetimle ilgilenenler açısından önemli bir kaynak olduğunu belirterek yazısını, “Karlıtekin’e bu değerli tecrübelerini kayda geçirdiği için teşekkür ediyorum. Okuru bol olsun inşallah” sözleriyle tamamladı.

