Murat Ülker’den Ahmet Güneştekin yazısı: Bu bir kaçış değil, kültürel yayılım

Murat Ülker’den Ahmet Güneştekin yazısı: Bu bir kaçış değil, kültürel yayılım

Murat Ülker, sanatçı Ahmet Güneştekin’in Venedik’te Palazzo Gradenigo’da açtığı “Sessizlik” sergisi üzerinden Türkiye’nin kültürel etkisine ilişkin bir değerlendirme kaleme aldı. Güneştekin’e yönelik “Nereye koşuyor?” sorularını eleştiren Ülker, sanatçının Anadolu kültürünü Avrupa’nın merkezine taşıdığını belirterek, “Bu bir kaçış mıdır, yoksa kültürel yayılım mı?” sorusunu yöneltti.

İş insanı Murat Ülker, sosyal medya platformu LinkedIn’de yayımladığı yazısında, sanatçı Ahmet Güneştekin’in Venedik’teki yeni sergisi “Sessizlik” üzerinden sanat, sermaye, kültürel etki ve Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“Ahmet Güneştekin Nereye Koşuyor?” başlıklı yazısında Ülker, kamuoyunda zaman zaman sanatçıların ya da iş insanlarının yurt dışındaki faaliyetlerine yönelik şüpheci yaklaşımları eleştirerek, bu bakışın sermaye kavramını hâlâ dar ve eski kalıplarla değerlendirdiğini ifade etti.

Ülker, “Biz sermayeyi hâlâ kişi beraberinde taşınan bir şey sanıyoruz galiba. Oysa bugün en büyük sermaye ne fabrika ne arsa ne para; bilakis üretim, itibar ve etkidir, sanatçı içinse bizzat kendisidir” sözleriyle kültürel üretimin günümüzde ekonomik değer kadar stratejik bir anlam taşıdığını vurguladı.

“BİR SANATÇI AVRUPA’NIN KALBİNDE YER AÇIYORSA BU KAÇIŞ MIDIR?”

Yazısında Ahmet Güneştekin’in Venedik’te 600 yıllık Palazzo Gradenigo’yu alarak burayı eserleriyle buluşturmasına değinen Ülker, sanatçının bu adımını “sermayenin yurt dışına kaçışı” gibi yorumlayan yaklaşımlara karşı çıktı.

Ülker, Güneştekin’in çalışmalarının merkezinde Anadolu kültürü, Anadolu mitleri ve Anadolu hikayelerinin bulunduğunu belirterek, sanatçının Türkiye’nin kültürel hafızasını Avrupa’nın önemli sanat merkezlerinden birine taşıdığını söyledi.

Bu çerçevede Ülker, şu soruyu öne çıkardı:

“Bir sanatçı, kendi ürettiği eserleriyle Avrupa’nın kalbinde yer açıyorsa, bu bir kaçış mıdır, yoksa bir kültürel yayılım mı?”

Ülker’e göre Güneştekin’in yaptığı şey, kişisel bir yatırımın ötesinde, Türkiye’nin hikayesini, imgelerini ve kolektif hafızasını Rönesans’ın kalbine taşımak anlamına geliyor.

whatsapp-image-2026-05-03-at-23-43-16.jpeg

“BİZİM HİKAYEMİZİ RÖNESANS’IN KALBİNE TAŞIYOR”

Murat Ülker, yazısında Güneştekin’in sanatını Türkiye’nin kültürel belleğiyle ilişkilendirdi. Sanatçının Anadolu mitlerini ve öykülerini uluslararası sanat çevreleriyle buluşturduğunu belirten Ülker, bu tür girişimlerin şüpheyle değil, kültürel etki perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ülker, “Yani bizim hikayemizi, bizim imgemizi, bizim hafızamızı, Rönesans’ın kalbine taşıyor, inatla, vazgeçmeden” ifadelerini kullandı.

Yabancı bir sanatçının Türkiye’de sergi açması halinde bunun “kültürel zenginleşme” olarak görüleceğini belirten Ülker, aynı yaklaşımın Türk sanatçıların yurt dışındaki faaliyetleri için de gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.

ROMA’DAKİ “YOKTUNUZ” SERGİSİNİ HATIRLATTI

Ülker, yazısında Ahmet Güneştekin’in geçtiğimiz yıl Roma Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi’nde açılan “Yoktunuz” sergisine de değindi. Sergiyi yerinde izlediğini belirten Ülker, bir sanatçının kendi ülkesinin hikayesini başka bir coğrafyada görünür kılmasının kültürel anlamda önemli bir ihracat biçimi olduğunu ifade etti.

Bu durumu “mal ihracatı” değil, “anlam ihracatı” olarak nitelendiren Ülker, anlamın kalıcı olduğunun altını çizdi.

Ülker, “Yoktunuz” sergisinden müzede kalıcı olarak yer alan eserin Yıldız Holding Koleksiyonu’ndan olduğunu da hatırlatarak, bu eserin babasının hayatını anlatan kitapla birlikte sergilendiğini belirtti.

“SESSİZLİK” SERGİSİ VENEDİK BİENALİ ÖNCESİ AÇILIYOR

Murat Ülker’in yazısında öne çıkan başlıklardan biri de Ahmet Güneştekin’in yeni sergisi “Sessizlik” oldu. Küratörlüğünü Sergio Risaliti’nin üstlendiği sergi, Venedik Bienali 2026 öncesinde açılıyor.

Ülker, serginin ön gösteriminde yerli ve yabancı iş insanları, basın mensupları ve sanatseverlerin bulunduğunu aktardı. Kendi davetlileri arasında Uzak Doğu’dan Avrupa’ya, Amerika’dan farklı çevrelere uzanan uluslararası isimlerin yer aldığını belirten Ülker, bu tür buluşmaların yalnızca sanatçı açısından değil, Türkiye’nin itibarı açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Ülker, “Demek istediğim bu hepimizin itibarıdır” diyerek kültür-sanat alanındaki uluslararası görünürlüğün ortak bir değer ürettiğini vurguladı.

whatsapp-image-2026-05-03-at-23-43-16-1.jpeg

“BUGÜN SERMAYE ETKİLEYEBİLMEKTİR”

Yazısının son bölümünde “komplo teorim” diyerek kendi yaklaşımını açıklayan Ülker, günümüz dünyasında sermayenin yalnızca üretim kapasitesi ya da finansal güçle sınırlı olmadığını, asıl meselenin etki oluşturabilmek olduğunu söyledi.

Ülker, “Bugün sermaye etkileyebilmektir” ifadesiyle Türkiye’nin kültürel varlığını küresel ölçekte büyütme hedefinin önemine işaret etti.

Sanatçıların ve iş insanlarının uluslararası alandaki faaliyetlerini bu çerçevede değerlendiren Ülker, Türkiye’nin her alanda en büyük mali, askeri ya da üretim gücü haline gelmesinin zaman alabileceğini, ancak kültürel ve ekonomik etki alanını genişletebileceğini belirtti.

Ülker, Türkiye’nin bölgesel düzeyde bu stratejiyi başarıyla uyguladığını savunarak, “Belki dünyanın sayılı mali, askeri, üretim gücü olmamız zaman alacak, ama pekala etkili olabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

YILDIZ HOLDİNG ÖRNEĞİYLE KÜRESEL ETKİ VURGUSU

Murat Ülker, yazısının sonunda Yıldız Holding’in küresel faaliyetlerine de atıfta bulundu. Holdingin tüm ürünleri ve markalarıyla bugün dünyada 4 milyardan fazla insanın yaşadığı coğrafyalarda faaliyet gösterdiğini belirten Ülker, bu durumu kültürel ve ekonomik etki tartışmasıyla ilişkilendirdi.

“Yıldız Holding bu faaliyetleriyle neyin peşinde?” sorusunu yönelten Ülker, yazısını iş dünyası ile sanat dünyası arasında ortak bir küresel etki perspektifi kurarak tamamladı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN