Türkiye’de son yıllarda hızla gerileyen doğurganlık oranlarının eğitim sistemine olası etkileri tartışılmaya başlandı. Eğitim uzmanı Edip Üzen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) nüfus verilerini temel alarak önümüzdeki yıllarda ilkokula başlayacak öğrenci sayısında ciddi düşüş yaşanabileceğini belirtti.
Üzen’in hesaplamasına göre ilkokula başlayan çocuk sayısı, 1970’li yıllardan bu yana ilk kez 1 milyonun altına inebilir.
Meclis’te sezaryen doğum oranları tartışması: Yine çoğunlukla erkek vekiller konuştu
İLKOKULA BAŞLAYAN ÇOCUK SAYISI 953 BİNE GERİLEYEBİLİR
Üzen, TÜİK’in 10-14 yaş grubunda yer alan 6 milyon 562 bin 310 kişilik nüfusunu esas alarak mevcut durumda bir eğitim öğretim yılında ortalama 1 milyon 312 bin çocuğun okula başladığını hesapladı.
Aynı hesaplamanın günümüzdeki 0-4 yaş grubu nüfusuna uygulanması halinde ise önümüzdeki yıllarda ilkokula başlayacak çocuk sayısının yaklaşık 953 bine düşebileceğini belirtti.
Bu tahmin, mevcut sayıya göre yaklaşık 360 bin öğrencilik azalmaya karşılık geliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'En az 3 çocuk' çağrısını hatırlattı: Yarın tarih tekerrür edecek
Eğitim uzmanı Edip Üzen
HESAPLAMAYA GÖRE 12 BİN DAHA AZ SINIFA İHTİYAÇ DUYULABİLİR
Üzen, 360 bin öğrencilik azalmanın ortalama 30 kişilik sınıflar üzerinden hesaplanması halinde yaklaşık 12 bin sınıflık bir azalmaya karşılık geldiğini belirtti.
Bu durumun sınıf öğretmeni ihtiyacını da etkileyeceğini ifade eden Üzen, her yıl yaklaşık 12 bin daha az sınıf öğretmenine ihtiyaç duyulması ihtimalinin ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Bu hesaplama, mevcut sınıf büyüklüklerinin ve eğitim politikalarının değişmediği varsayımına dayanıyor.
ETKİ ORTAOKUL VE LİSELERE DE YANSIYABİLİR
Üzen, öğrenci sayısındaki düşüşün yalnızca okul öncesi ve ilkokul kademeleriyle sınırlı kalmayacağını belirtti.
Bugün 0-4 yaş grubunda görülen nüfus azalmasının ilerleyen yıllarda önce ilkokula, ardından ortaokul ve lise kademelerine taşınması bekleniyor.
Bu durumun uzun vadede öğretmen ihtiyacı, okul planlaması ve eğitim yatırımları üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor.
DOĞURGANLIK HIZI 1,42’YE GERİLEDİ
Üzen, öğrenci sayısındaki gerilemenin temelinde Türkiye’deki doğurganlık oranındaki düşüşün bulunduğuna dikkat çekti.
TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk seviyesine geriledi.
Nüfusun kendisini yenileyebilmesi için kabul edilen eşik ise kadın başına 2,1 çocuk düzeyinde bulunuyor.
Üzen, mevcut demografik eğilimin devam etmesi halinde düşen çocuk nüfusunun eğitim sistemindeki öğrenci ve öğretmen sayılarını önümüzdeki yıllarda daha belirgin biçimde etkileyeceğini belirtti.
