Çinli otomobil markaları temmuzda Avrupa pazarının yüzde 11,2'sini alarak şimdiye kadarki en yüksek paylarına ulaştı. Automotive News Europe'un yayımladığı Dataforce verilerine göre Çinli markaların satışları geçen yılın aynı ayına göre iki katından fazla arttı ve Avrupa'da satılan her dokuz otomobilden biri Çinli bir markanın rozetini taşıdı. Bu sıçramanın arkasında yakıt fiyatlarıyla ivmelenen elektrikli otomobil talebi var.
Pazarın geneli aynı hızda büyümedi. Avrupa'da temmuz satışları yüzde 4,1 artarak 1 milyon 109 bin 960 adede ulaştı. Tam elektrikli otomobil satışları ise aynı ayda yarı yarıya arttı ve pazarın dörtte birini oluşturdu. Bu pastadan en büyük dilimi de Çinli markalar aldı.

BYD ALTI KAT FARKLA TESLA'NIN ÖNÜNE GEÇTİ
Çinli markalar arasında BYD 32 bin 470 adetle ilk sırada yer aldı, Chery grubu 31 bin 816 adetle onu izledi. İki marka da temmuz ayında Nissan, Mazda ve Suzuki gibi köklü Japon üreticilerden çok daha fazla otomobil sattı. Elektrikli pazarının uzun süre simgesi olan Tesla ise satışları üçte birden fazla gerileyerek 5 bin 527 adette kaldı. BYD böylece tek ayda Tesla'nın yaklaşık altı katı satış yapmış oldu.
Fark yalnızca temmuza özgü değildi. Yedi aylık toplamda BYD 205 bin 486 adede ulaşırken Tesla 173 bin 992 adette kaldı. Chery grubu da Omoda ve Jaecoo markalarıyla geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse dörde katlanarak 201 bin adedi aştı.
Bu hacmi taşıyan şey pahalı teknoloji değil ucuz model. BYD'nin yükselişini sırtlayan Atto 2, geçen yıl temmuzda 636 adet satılmışken bu yıl aynı ayda 7 bin 679 adede çıktı. Avrupa'da hem geleneksel üreticiler hem Çinli rakipleri ucuz model sayısını artırdı.
YAKIT FİYATI ELEKTRİKLİYE İTTİ
Lakin, ucuz model arzı tek başına yeterli olmadı. Talebi tetikleyen faktörü, uzmanlar, şubatta başlayan İran savaşının ardından yükselen akaryakıt fiyatlarına bağlıyor. Renault'nun Birleşik Krallık genel müdürü Adam Wood, Reuters'a yaptığı açıklamada tüketicilerin kendilerini yakıt fiyatlarındaki dalgalanmadan korumanın yollarını aradığını ve elektrikli otomobilin bunun için uygun bir araç olduğunu söyledi. Ajansın aktardığına göre markanın Birleşik Krallık siparişlerinin yarısından fazlası temmuzda bu gruptan geldi.
Fransa'da da durum pek farklı değil. Düşük gelirli alıcılara yönelik sosyal kiralama programının devreye girmesiyle elektrikli otomobillerin payı temmuzda yüzde 35'e çıktı. Bir yıl önce bu oran yüzde 17'ydi.
Ülke bazındaki bu sıçramalar AB toplamına da yansıdı. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verileri yılın ilk yarısında benzinli ve dizel otomobillerin AB pazarındaki toplam payının bir yılda yüzde 37,8'den yüzde 29,7'ye gerilediğini gösteriyor. Tam elektrikliler ise artık AB'de satılan her beş otomobilden birini oluşturuyor.

ALMANYA'DA ELEKTRİKLİ PAYI ARTTI
Avrupa'nın en büyük pazarı Almanya bu dönüşümün merkezinde. Alman Otomotiv Sanayi Birliği (VDA) verilerine göre temmuzda ülkede kaydedilen otomobillerin yüzde 41'i elektrikli veya şarj edilebilir hibritti. Bu oran çevre primi teşvikinin 2022 sonunda kısılmasından bu yana görülen en yüksek seviye. Tam elektrikli kayıtlar tek ayda yüzde 62 artarak 78 bin 609 adede ulaştı.
Almanya Federal Motorlu Taşıtlar Dairesi (KBA) tablosu Çinli markaların bu pazardaki konumunu iki yönlü gösteriyor. Yılın ilk yedi ayında BYD 31 bin 492 toplam kayıtla Tesla'nın 29 bin 224 adedini geçti. BYD'nin bu hacminde 12 bin 332'si tam elektrikli, gerisi şarj edilebilir hibrit. Tesla'nın rakamının tamamı tam elektrikli olduğundan bu sınıfta ABD'li marka hala önde. Toplam kayıtta MG yaklaşık 20 bin, Leapmotor 11 bin adedi aştı.
Togg, Almanya'da yılın ilk yedi ayını 233 adetle kapattı.

TÜRKİYE'DE BYD 23 ADETTE KALDI
Avrupa'daki bu tabloyla Türkiye pazarı arasındaki fark ise ilgi çekici. Temmuz pazarını incelediğimiz haberimizde aktardığımız üzere Türkiye'de elektrikli otomobiller temmuzda 12 bin 694 adetle pazarın yüzde 20,32'sini aldı ve bu hacmin üçte birinden fazlasını Togg tek başına karşıladı. Avrupa'da rekor kıran BYD ise ocakta Türkiye'de 3 bin 866 adet satmışken temmuzda sadece 23 adet satış yaptı. Bu 23 adedin 17'si ise tamamen elektrikli.
Satış rekorları kırdığı dönemde en büyük payı açık ara hibritler almış ve yıldız Seal U DM-i olmuştu.
Bu çöküşün adresi Manisa. BYD, Manisa'da fabrika kurma taahhüdü karşılığında ilave gümrük vergisinden muaf tutulmuş ve ek imtiyazlarıyla hibrit pazarını domine etmişti. Fabrika arazisinde ise şantiye bile kurulmadı. Aralıktan itibaren araçların gümrükte bekletildiği iddiaları yayıldı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat genel bir ithalat durdurması olmadığını, sorunların teminat ve kontenjan yükümlülüklerinden kaynaklandığını söylemişti. Marka Atto 2 dahil dört modeli satış listesinden çıkardı, haziranda da yatırımı askıya aldığını açıkladı. Muafiyetin kaldırılıp kaldırılmadığına dair resmi bir açıklama ise henüz yok. Avrupa'da BYD'yi taşıyan Atto 2'nin Türkiye'de listeden silinmiş olması tezadı tek başına özetliyor.
BYD, temmuz ayında birkaç adet Atto 2 sattı fakat iddialara göre bu araçlar stokta bulunduğu için satıldı. Vergiden muaf tutulmasıyla birlikte pazardan büyük paylar aldığı modeller artık stokta bulunmuyor ve yenileri de getirilemiyor.

KURALLAR SIKI, CEZA TEHDİDİ SÜRÜYOR
Avrupa'daki hızlı elektriklenmeye rağmen, üreticiler emisyon yükümlülüklerini karşılamakta zorlanıyor. ACEA'nın aktardığı S&P Global tahminine göre üreticiler 2030-2032 döneminde 60 ila 65 milyar euro arasında ceza riskiyle karşı karşıya.
Asıl soru ise talebin kalıcı olup olmadığı. Sektörde petrol fiyatı gerilediğinde tüketici ilgisinin sönüp sönmeyeceği tartışılıyor. Danışmanlık şirketi AutoAnalysis'ten Ian Henry apartman tipi konutlarda yaşayan milyonlarca Avrupalı için şarj altyapısının yetersiz kaldığını ve pazarın doygunluk noktasına yaklaşmış olabileceğini söylüyor. Ağustos verileri bu sorunun ilk yanıtını verecek.
