Çinli otomotiv üreticisi BYD'nin (Build Your Dreams - Hayallerini İnşa Et) Manisa şehrinde hayata geçirmeyi planladığı 1 milyar dolar değerindeki üretim tesisi projesini belirsiz bir süreye kadar askıya alması, küresel otomotiv sektöründe ve Türkiye'de geniş yankı uyandırdı.
Konuya ilişkin Ekonomim'e değerlendirmelerde bulunan Batarya Teknolojileri Araştırmacısı Dr. Tayfun Koçak, alınan bu kararın tek bir nedene dayanmadığını, arkasında karmaşık politik, ekonomik ve teknik etkenlerin bulunduğunu ifade etti.
Dünya genelinde elektrikli otomobil üretiminde liderliği elinde tutan Çin'in yüksek teknolojiyi diplomatik bir güç olarak kullandığını belirtirken, küresel pazardaki jeopolitik gelişmelerin yatırım kararlarına doğrudan etki ettiğini vurguladı.

Dr. Tayfun Koçak
ÇİN TEKNOLOJİYİ POLİTİK BİR GÜÇ OLARAK KULLANIYOR
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip Çin, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan 2026 Global EV Outlook raporuna göre 2025 yılındaki küresel elektrikli otomobil imalatının yaklaşık yüzde 75'ini tek başına üstlendi.
Çinli şirketlerin yurt dışı yatırımları öncesinde Çin Komünist Partisi (ÇKP) kontrolündeki Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) ile Ticaret Bakanlığı (MOFCOM) gibi resmi kurumlardan izin alması gerekiyor.
Bu durum, Pekin yönetiminin yurt dışı ticari adımları doğrudan yönlendirmesine imkan sağlıyor.
Ankara'da gerçekleştirilen son NATO toplantısında Çin'e yönelik ifadelerin metinlerden çıkarılması da Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin en büyük ticari ortaklarından olan Çin ile gerilim yaşamaktan kaçındığını gösteriyor.
BYD Türkiye'den ezber bozan karar: Eski ve yeni tüm araçları kapsıyor
MACARİSTAN PROJESİ TÜRKİYE YATIRIMININ ÖNÜNE GEÇTİ
BYD, sınırları dışında en çok üretim tesisi duyuran Çinli marka olarak dikkat çekiyor.
Tayland'da yaklaşık 490 milyon dolar ve Özbekistan'ın Cizzak kentinde 160 milyon dolar yatırımla kurulan tesisler halihazırda üretime devam ederken, Brezilya'daki 1,1 milyar dolarlık fabrika kısmi üretime başladı.
Şirket; Macaristan'ın Szeged şehrindeki 4,75 milyar dolarlık, Malezya'daki 0,3 milyar dolarlık ve Endonezya'daki 1,3 milyar dolarlık tesislerini 2026 yılı içinde devreye almayı hedefliyor.
Ancak marka, Avrupa stratejisinde Macaristan'daki fabrikaya öncelik tanıdığı için Manisa projesini durdurdu.
BYD ayrıca İspanya ve Fransa'da mevcut otomobil fabrikalarını satın alarak Avrupa'da ikinci bir tesis kurma seçeneklerini değerlendiriyor.
PEKİN İÇİN 1 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM KÜÇÜK KALDI
Ticaret verileri incelendiğinde Çin'in 2025 yılında 1,19 trilyon dolar mal ticareti fazlası verdiği ve doğrudan yurt dışı yatırımlarının 174,4 milyar ABD doları seviyesine ulaştığı görülüyor.
Bu devasa rakamlar karşısında BYD'nin Manisa için öngördüğü 1 milyar dolarlık bütçe nispeten küçük bir oran oluşturuyor.
Dünyanın en büyük 5 otomotiv grubu arasında yer alan BYD, 2026 itibarıyla 23,1 milyar dolar nakit rezervine ve 4,5 milyar dolar net kâra sahip durumda.
Türkiye'de bin kişiye düşen otomobil sayısının 178 seviyesinde kalması ve ülkenin Avrupa'nın en büyük 3. otomobil üreticisi konumunda bulunması, markanın ilgisini çeken temel etkenler arasında yer aldı.
BYD, dört modelini birden Türkiye satış listesinden çıkardı
DIŞ POLİTİKADAKİ YÖN DEĞİŞİMİ SÜRECİ ETKİLEDİ
Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasındaki jeopolitik konumu, Çin açısından bölgesel etkisini artıracak stratejik bir fırsat sunuyordu.
Türkiye, 2022 ve 2024 yıllarında Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) tam üyelik hedefini duyurmuştu.
Ancak Donald Trump'ın 5 Kasım 2024 tarihinde yeniden ABD Başkanı seçilmesinin ardından Ankara'nın dış politika önceliği değişti.
Türkiye, diplomatik alanda Washington ile ilişkileri normalleştirmeye, CAATSA yaptırımlarını kaldırmaya ve F-35 ile F-16 dosyalarını çözmeye odaklandı.
ABD ile ilişkilerin ön plana çıkması, Çin ile yakınlaşma sürecinin arka plana itilmesine yol açtı.
MADE IN EU DÜZENLEMESİ GÜMRÜK AVANTAJINI ZAYIFLATIYOR
Türkiye, 1995 yılından bu yana Gümrük Birliği üyesi olarak Avrupa otomotiv tedarik zincirinde kritik bir rol üstleniyor.
Bursa'da faaliyet gösteren Bosch, Coşkunöz, Maysan Mando ile Oyak Renault tedarikçileri ve Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) yan sanayi ağı, bu entegrasyonun en somut örnekleri arasında bulunuyor.
Ancak AB'nin tartışmaya açtığı 'Made in EU' sanayi politikası, üretimin ve katma değerin birlik sınırlarında kalmasını zorunlu kılmayı amaçlıyor.
Gümrük Birliği'nin modernizasyonu kapsamında hizmetler, dijital ticaret ve kamu alımları konularında uzlaşma sağlanamaması, gelecekte Manisa'da yapılacak üretimi teşvikler açısından dezavantajlı duruma düşürebilir.
BYD duvara tosladı: Son 6 yılın en sert düşüşü
YERLİ BATARYA TEDARİK ZİNCİRİNİN EKSİKLİĞİ HİSSEDİLİYOR
Elektrikli araçları içten yanmalı modellerden ayıran en temel bileşenleri batarya, çip, sensör ve yazılım sistemleri oluşturuyor.
Türkiye otomotiv sanayisi geleneksel Avrupa üretimine entegre olsa da batarya hücresi, polimer separatör, katot aktif malzeme (CAM), sıvı elektrolit ve grafen iletken toz gibi alt bileşenlerin üretimi konusunda istenen seviyeye ulaşamadı.
Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) ile Farasis Energy ortaklığında kurulan SIRO, 24 Nisan 2023 tarihinde Gemlik'te batarya hücre fabrikasının temelini atmıştı.
Ancak geçen 3 yıllık süreçte hedeflenen ilerleme kaydedilemedi.
YATIRIMCILAR HÜCRE ÜRETİMİ OLMAMASI NEDENİYLE DURAKLADI
TOGG, 2026 yılında Çinli batarya üreticisi CATL ile 'Bedrock' batarya merkezli şasi mimarisi için anlaşma imzaladı.
Termal yönetim, mekanik yapı ve BMS yazılımını tamamen CATL teknolojisine bağlayan bu adım, batarya paketine bağlı daha fazla parçanın ithal edilmesine yol açacak bir yapı sunuyor.
Öte yandan Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında 55 milyon dolar yatırımla yurt dışından gelen lityum iyon hücrelerin montajını kapsayan bir tesis duyurdu.
Dr. Tayfun Koçak konuya dair yaptığı açıklamada, "Eğer ülkemizde son 10 yılda elektrikli otomobilin alt bileşenlerini içeren parçaların üretimi artmış ve gelişmiş bir pazar oluşmuş olsaydı, BYD yatırım kararını olumlu etkileyebilirdi" dedi.
Uzman isim, mevcut koşulların değişmesi halinde ertelenen Manisa yatırımının yeniden gündeme gelebileceğini ifade etti.

