Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul öncesi (ana sınıfı) ve ilkokul 1. sınıfa adım atacak minikler için uyum haftası 7 Eylül'de başlıyor. Milyonlarca hanede ilk ders zili için tatlı bir telaş yaşanırken, çocuklarda ve velilerde ayrılık kaygısı ile belirsizlikten kaynaklanan endişeler baş gösterebiliyor. Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım, eğitim hayatına ilk adımı atacak öğrencilerin bu süreci güvenle ve adaptasyon sancısı çekmeden atlatabilmesi için ebeveynlerin hayata geçirmesi gereken temel adımları ve kaçınması gereken kritik hataları sıraladı.
UYKU DÜZENİNİ PAZAR GÜNÜNE BIRAKMAYIN
Uzun yaz tatili boyunca esneyen ve geç saatlere sarkan uyku düzeninin bir gecede değiştirilmeye çalışılmasının çocuk üzerinde ters tepeceğini belirten Filiz Yıldırım, biyolojik saatin kademeli olarak dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Erken yatma alışkanlığının pazar akşamına bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Yıldırım, okullar açılmadan en az birkaç gün öncesinden başlanarak yatış saatlerinin her gün yarımşar saat erkene çekilmesini önerdi.
Süreçte çocuğun okula yönelik hevesini ve aidiyet duygusunu artıracak adımların da ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Yıldırım; çanta, defter, kalemlik ve beslenme çantası gibi temel malzemelerin mutlaka çocukla birlikte alışverişe çıkılarak seçilmesinin uyum sürecine büyük motivasyon katacağını kaydetti.

BİLİNMEZLİĞİ YENMEK İÇİN OKULU VE YOLU BİRLİKTE KEŞFEDİN
Okula ilk kez başlayacak çocukların zihninde okul ortamının başlangıçta tamamen yabancı ve tekinsiz bir alan olarak algılanabileceğine işaret eden Yıldırım, ders zili çalmadan önce okul binasını ve bahçesini ziyaret etmenin önemine dikkat çekti.
Çocuğun gideceği güzergahın önceden deneyimlenmesi gerektiğini belirten Yıldırım, yol boyunca sakin, güven verici ve eğlenceli sohbetler yapılarak çocuğun zihninde pozitif beklentiler oluşturulması gerektiğini söyledi. Okul bahçesini, sınıfları ve ortak kullanım alanlarını önceden gören bir çocuğun, ilk gün yaşanabilecek mekânsal kaygıyı çok daha kolay kontrol altına alabildiği belirtiliyor.
KAPIDA DUYGUSAL VEDALARDAN KAÇININ
Ebeveynlerin kendi içsel endişelerini çocuklara hissettirmemesi gerektiğini hatırlatan Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım, velilerin gergin ve kaygılı görüntüsünün doğrudan miniklere yansıdığını ifade etti. Velinin tedirgin duruşunun çocukta "Burası tehlikeli bir yer" hissi uyandırabileceğine değinen Yıldırım, okul kapısındaki vedalaşmaların kısa, sakin ve kararlı tutulması gerektiğinin altını çizdi.
Ayrılık anında çocuğa verilecek mesajların somutlaştırılmasının güven aşılayacağını belirten Yıldırım, "Seni ders bitiminde" veya "Öğle yemeğinin hemen ardından tam burada bekliyor olacağım" gibi çocuğun zaman algısına uygun, net ve güven verici ifadelerin ayrılık sancısını hafifleteceğini ifade etti.
OKUL DÖNÜŞÜ SORU YAĞMURUNA TUTMAYIN
Uyum sürecinin yalnızca okul kapısındaki ilk günle sınırlı kalmadığını, evdeki iletişimin de sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Yıldırım, okuldan dönen çocukların hemen öğrenim ve ders içerikleriyle sorgulanmaması gerektiğini aktardı.
Kapıdan giren çocuğa peş peşe yöneltilen soruların çocukta bir baskı ve sınav ortamı oluşturabileceğini belirten Yıldırım; ebeveynlerin sakin kalması, çocuğun önce fiziksel ve zihinsel olarak dinlenmesine alan tanıması gerektiğini vurguladı. Çocuğun okul deneyimlerini kendi istediği zamanda ve kendi cümleleriyle anlatmasına fırsat verilmesi, sürecin de sınıf öğretmeniyle sürekli iletişim ve iş birliği içinde yürütülmesi tavsiye ediliyor.
