Türkiye genelindeki ipek böceği koza üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini tek başına karşılayan Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde üreticiler, küresel rekabet ve yüksek maliyet baskısı altında üretim mücadelesi veriyor. Eskiden belde statüsünde olan ve koza ile ham ipek iplik üretiminin ana merkezlerinden biri sayılan Ağaçlı Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, elinde koza ve ham ipek ipliğiyle kameraların karşısına geçerek Tarım ve Orman Bakanlığı ile kalkınma ajanslarına seslendi. Kulp havzasında yaklaşık bin ailenin geçimini sağladığı bu kadim zanaatın yalnızca yerel kooperatifin sınırlı imkânlarıyla ayakta kalamayacağını vurgulayan Tanrıkulu, devlet desteğinin acilen devreye girmesi gerektiğini söyledi.
TÜRKİYE KOZA ÜRETİMİNİN MERKEZİ KULP
Diyarbakır'ın Kulp ilçesi ve çevre köylerinin ipek böcekçiliğinde stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Tanrıkulu, sektörün üretim dinamiklerine ilişkin resmi verileri paylaştı. Türkiye'de üretilen toplam yaş ipek kozasının yüzde 70 gibi ezici bir çoğunluğunun Kulp ve bağlı köylerinde toplandığını kaydeden Tanrıkulu, geriye kalan yüzde 30’luk üretimin ise Türkiye’nin diğer vilayetlerine dağıldığını hatırlattı. Ülke genelinde bu alanda faaliyet gösteren yalnızca iki kooperatif birliği bulunduğunu ifade eden milletvekili; bunlardan birinin Bursa’da, diğerinin ise Diyarbakır Kulp’ta yer aldığını ve asıl üretim yükünü Kulp’taki tesislerin üstlendiğini dile getirdi.
BİN AİLENİN GEÇİM KAYNAĞI VE DOĞAL ÜRETİM GELENEĞİ
Yüzyıllardır kesintisiz sürdürülen üretim kültürünün bölge ekonomisi açısından kritik bir can damarı olduğunu aktaran Tanrıkulu, yaklaşık bin ailenin her yıl bu zanaattan ekonomik gelir elde ettiğine dikkat çekti. Çin ve Hindistan gibi küresel aktörlerle maliyet açısından rekabet etmenin zorluğuna işaret eden Tanrıkulu, Kulp’ta tamamen doğal ve organik yöntemlerle üretim yapıldığını ve bu durumun dünya standartlarında benzersiz bir katma değer yarattığını kaydetti. Sentetik lifler ve düşük maliyetli ithal ipliklerin sektörü baskıladığını belirten Tanrıkulu, Kulp ipeğinin hak ettiği değeri bulabilmesi için organik üretim kimliğinin tescillenerek korunması gerektiğini savundu.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA ACİL ÇAĞRI
Kulp’taki koza işleme ve ham ipek tesislerinin güçlendirilmesi için kamu otoritelerine sorumluluk düştüğünü belirten Sezgin Tanrıkulu, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere Karacadağ Kalkınma Ajansı ve ilgili tüm birimlere çağrıda bulundu. Üreticinin omuzlarındaki yükün hafifletilmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, şunları kaydetti:
"Buradan Tarım ve Orman Bakanlığına, ilgili bütün kurumlara ve Kalkınma Ajansına çağrıda bulunuyorum: Kulp’taki bu üretimin daha da büyütülmesi gerekiyor. Burada üretilen geleneksel ve özgün ürünlerin bütün Türkiye’ye ulaştırılması, tanıtılması ve üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Elimdeki koza, yüzyıllardır sürdürülen bu geleneğin bir parçası. Bu değerli üretimi bugüne kadar yaşatan, emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, kooperatif başkanımıza, tarım müdürümüze ve bu geleneği bugüne kadar taşıyan herkese teşekkür ediyorum. Bunu yaşatmak, korumak ve daha da büyütmek hepimizin boynunun borcudur."
KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASI İÇİN BÜTÜNCÜL PLANLAMA
Kulp’ta elde edilen ham ipek ipliklerin doğrudan katma değerli tekstil ürünlerine dönüştürülmesi, markalaşma çalışmalarının hızlandırılması ve üreticiye yönelik alım garantili teşvik mekanizmalarının devreye sokulması gerektiği belirtiliyor. Üretim sürecinin yalnızca yerel kooperatifin bütçesine bırakılmasının sürdürülebilir olmadığını hatırlatan sektör temsilcileri, planlı bir dağıtım ve ulusal tanıtım ağıyla Kulp ipeğinin Türkiye pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine işaret ediyor.
