Mesajlaşma platformlarında gönderilen kısa bir cümlenin sonuna konulan nokta işareti, dijital mecralardaki iletişimde beklenmedik bir kriz tetikleyicisine dönüşüyor.
Günümüzde Whatsapp ve benzeri uygulamalarda sürdürülen yazışmalar, ses tonu ile jest ve mimiklerin yokluğunda ciddi anlam karmaşalarına sahne oluyor.
Dijital iletişim uzmanı Prof. Dr. Çisil Sohodol, mesajlaşma esnasında tercih edilen noktalama işaretlerinin, harf boyutlarının ve hatta yanıt verme sürelerinin karşı tarafta kelimelerden çok daha güçlü duygusal mesajlar taşıdığına dikkat çekiyor.
NESİLLER ARASINDAKİ YAZIM ALIŞKANLIKLARI ÇATIŞIYOR
Posta'dan Murat Gülderen'in haberine göre, yüz yüze kurulan temaslarda ufacık bir tebessüm ya da ses tonundaki yumuşama karşı tarafın hislerini açıkça ortaya koyarken, ekran üzerinden yürütülen diyaloglar yanlış anlaşılmalara kapı aralıyor.
Araştırmalara değinen Prof. Dr. Çisil Sohodol, özellikle Z kuşağının dijital alanda oldukça farklı yazışma alışkanlıklarına sahip olduğunu ifade etti.
Yaş grupları arasındaki bu yaklaşım farklılığı nedeniyle aynı ifade tamamen zıt biçimlerde algılanabiliyor.
Bir yöneticinin ya da ebeveynin onay vermek amacıyla ilettiği, "Tamam." yanıtı, genç bir kullanıcı tarafından sert bir tepki veya kırgınlık göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkçenin 70 harfli rekortmen kelimesi, duyanları hayrete düşürüyor
EMOSYONEL GERİLİMLER VE MİNİK EMOJİLERİN ROLÜ
Özellikle insanların kendilerini kaygılı, stresli ya da hassas hissettikleri dönemlerde yazışmalardaki her ayrıntı büyüteç altına alınıyor.
Karşı tarafın emoji kullanmaması, mesajı kısa tutması veya geç dönmesi durumunda, "Bana mı kızdı?" kaygısı öne çıkıyor.
Ortada hiçbir somut gerekçe yokken başlayan bu tereddütler, ilişkilerde lüzumsuz tartışmaları körüklüyor.
Oysa iletiye eklenecek küçük bir emoji ya da tamamlayıcı birkaç kelime, mesajın algılanış biçimini anında daha sıcak ve olumlu bir seviyeye taşıyor.
KRİZE NEDEN OLAN 10 TEHLİKELİ MESAJLAŞMA ALIŞKANLIĞI
Dijital ortamlarda iletişimi sekteye uğratan temel unsurları sıralayan Prof. Dr. Çisil Sohodol, şu hususları vurguladı:
"Tamam", "Olur" veya "Peki" gibi kelimelerin sonuna tek bir nokta koymak, "Seninle konuşmayı bitirmek istiyorum" mesajı veriyor.
Arkadaşlar arasındaki emojiden yoksun düz metinler soğuk bulunuyor; emojisiz bir "Teşekkürler" ifadesi zoraki bir minnet hissi yaratıyor.
Tek başına gönderilen nokta simgesi ya da üç nokta "..." kullanımı ilgisizlik, diyalogu sonlandırma arzusu veya agresif bir hayal kırıklığını simgeliyor.
Türkçenin de artık uluslararası bir bayramı var! İşte tarihi...
BÜYÜK HARFLER VE BEKLETİLEN YANITLAR GERGİNLİK YARATIYOR
Mesajların tamamını büyük harflerle oluşturmak karşı tarafa bağırma duygusu yansıtıyor.
Gelen iletiyi görüp uzun süre yanıtsız bırakmak muhatabını yok saymak anlamına geliyor.
Ekran üzerinde uzun süre "yazıyor..." ifadesi göründükten sonra metnin silinmesi, karşı tarafta huzursuzluk uyandıran bir kararsızlık işareti sayılıyor.
Düşünceleri tek bir cümlede toplamak yerine sözcükleri alt alta tek tek yollamak, "Yeter artık patladım" mesajı taşırken, tüm imla kurallarına harfiyen uymak ise, "Ciddiyetimi koruyorum" duruşunu temsil ediyor.
Ayrıca kısa cevaplar da bağlama göre mesafe hissini pekiştiriyor.
RİSKLİ KONULARDA TELEFONLA KONUŞMAK EN SAĞLIKLI YOL
Yazılı ifadelerin ses ve jest desteğinden mahrum olmasının iletişimi kırılgan kıldığına işaret eden Prof. Dr. Çisil Sohodol, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Bu nedenle özellikle duygu içeren, yanlış anlaşılma ihtimali bulunan ya da tartışmaya dönüşebilecek konularda mesajlaşmak yerine telefonla konuşmak veya yüz yüze iletişim kurmak çok daha sağlıklı sonuç veriyor.
Küçük bir emoji eklemek, kısa bir açıklama yapmak ya da tek kelimelik cevaplar yerine birkaç cümle kurmak bile iletişimi daha sıcak hale getirerek olası yanlış anlamaların önüne geçebiliyor."
Yıllardır doğru sandığımız her şey yanlış çıktı: TDK, yaygın yazım yanlışlarını düzeltti
