Yargıtay'dan emsal alkolmetre kararı

Yargıtay'dan emsal alkolmetre kararı

Bir sürücünün koronavirüs salgınını gerekçe göstererek alkolmereye üflememesi sonucu aldığı ceza Yargıtay'a taşındı. Yargıtay sürücüye verilen cezanın bozulmasına hükmederek, teknik cihaza üflemekten imtina edilmesinin kabul edilebilir olduğunu belirtti.

İşinden eve giden sürücü, uygulama noktasında İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekiplerince durdurulmuş ve alkolmetreyi üflemesi istenmişti. Ancak kronik rahatsızlıkları olduğunu belirten sürücü bu isteği reddetmiş hastanede kan vererek alkol kontrolünün yapılabileceğini söylemişti. Fakat sürücü durumunu anlatmasına rağmen kendisine Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesi kapsamında 3 bin 516 TL para cezası verildi. Sürücünün ehliyetine de 2 yıl süreyle el konuldu.

ADALET BAKANLIĞI CEZANIN BOZULMASINI TALEP ETTİ

Neye uğradığını şaşıran sürücü, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün trafik idari para cezası karar tutanağı ile ehliyetinin 2 yıl süreyle geri alınmasına dair sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu. Mahkeme itirazın reddine hükmetti. Aradan aylar geçtikten sonra Adalet Bakanlığı, 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının kanun yararına bozulmasını talep etti. Bakanlığın talebi üzerine Yargıtay Başsavcılığı, ilgili dosyayı 19. Ceza Dairesi’ne gönderdi.

Emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 19. Ceza Dairesi, kronik rahatsızlığı bulunan kişinin Kovid hassasiyetinin anlaşılabilir bir talep olduğuna dikkat çekti. Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Kabahatli sürücü, kolluk birimlerince durdurularak alkolmetre ile alkol ölçümü yapılmak istendiği, kabahatlinin Kovid-19 tedbirleri kapsamında alkolmetreyi üflemek istemediği ve kan tahlili yolu ile alkol ölçümü yapılmasını istemiştir. Bunun üzerine 3 bin 516 Türk Lirası idari para cezası uygulandığı ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasını takiben kabahatlinin Devlet Hastanesinden aynı gün saat 21.50'de kan tahlili verdiği ve kanında alkol (etonol) tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

'ALKOL MİKTARINI ÖLÇMENİN TEK YÖNTEMİ YALNIZCA TEKNİK CİHAZ DEĞİL'

Kovid tedbirleri kapsamında somut olayda olduğu gibi şahısların bu tür hassasiyetler gösterebileceği, mezkur hastalığın solunum yolu ile bulaştığı göz önüne alındığında ağza temas ederek nefes üflemek suretiyle alkol miktarı ölçme şeklinde çalışan teknik cihazın üflenmesinden imtina edilmesinin kabul edilebilir olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanun'a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği ortadadır. Dosya içeriğine göre kronik rahatsızlığı olan kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kendisinin yaklaşık 1 saat sonra hastaneden kan tahlili aldığı ve kanında alkol tespit edilemediği aşikardır.

YARGITAY'DAN BOZMA KARARI

Yerleşik adli tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü karşısında kabahatlinin başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuştur. Kanun yararına bozma talebinin kabulüyle 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının bozulmasına, uygulanan idari yaptırım kararının kaldırılmasına oy birliğiyle karar verildi.”

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN