Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin genel merkezinde düzenlenen Haftalık Olağan MYK toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekonomiden “Terörsüz Türkiye” sürecine, Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması’ndan Alihan Kuriş soruşturmasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Kılıç, toplantının ardından gazetecilerin soruları üzerine Saadet Partisi ile yürütülen görüşmelere ilişkin de konuştu.
“SAADET PARTİSİ İLE GENEL BAŞKANLAR DÜZEYİNDE GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR”
Kılıç, Saadet Partisi ile temasların sürdüğünü doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Saadet Partisi ile genel başkanlar düzeyinde görüşmelerimiz sürüyor. Bugünden yarına herhangi bir ittifak mevzubahis değil çünkü Türkiye bir seçim sürecine girmedi.”
Bununla birlikte Milli Görüş geleneğinden gelen iki partinin birlikte hareket etmesini arzu ettiklerini söyleyen Kılıç, “Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi Milli Görüş partileri olarak; Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi'nin birlikte hareket edebilmeleri gönlümüzden geçendir.” dedi.
“İKİ PARTİ BİR ARAYA GELİRSE TOPLUMA VERECEKLERİ UMUT YÜKSELİR”
Kılıç, iki partinin ortak bir siyasi çerçevede hareket etmesinin seçmen açısından güçlü bir alternatif oluşturabileceğini savundu.
“İki partinin bir araya gelmesi, ortak bir siyasal zeminde, ortak bir siyasi çerçeve ile hareket etmesi halinde topluma verecekleri ışık da, umut da yükselecektir.” ifadelerini kullanan Kılıç, ittifakın şeklinin seçim takvimiyle birlikte netleşeceğini söyledi.
Türkiye’de bir sonraki seçimin tarihinin henüz belli olmadığını belirten Kılıç, “Bir yıla mı olur, iki yıla mı kalır onu bilemiyoruz. Seçim yaklaştıkça ittifak görüşmeleri de artacaktır. Müzakereler de çoğalacaktır” dedi.
KILIÇ: LİDERLİĞİ FATİH ERBAKAN ÜSTLENMELİ
Muhalefetin iktidara karşı güçlü ve seçmene kazanabileceği duygusunu verecek bir alternatif ortaya koyması gerektiğini savunan Kılıç, bu noktada Yeniden Refah Partisi ve Fatih Erbakan’ı işaret etti.
Kılıç şöyle konuştu:
“İktidar değişmiyorsa suçu sadece iktidarda arayamayız. İktidar değişmiyorsa suçu seçmende de arayamayız. Muhalefet olarak suçu kendimizde aramamız lazım. İktidarın değişimi arzu ediliyorsa toplumun önüne bir alternatif, güçlü bir ihtimal çıkarabilmemiz lazım. ‘Kazanabiliriz’ duygusunu oluşturmamız lazım.”
Kılıç devamında, “Bu duyguyu oluşturmanın öncülüğünü yapması gereken Yeniden Refah Partisi'dir. Liderliğini üstlenmesi gereken de Genel Başkanımız Fatih Erbakan'dır.” ifadelerini kullandı.
“EMEKLİNİN AHI İNDİRİR ŞAHI”
Kılıç’ın gündeminde emekli maaşları da vardı. En düşük emekli aylığının 23 bin 500 lira olduğunu, buna karşılık açlık sınırının 40 bin liraya ulaştığını belirten Kılıç, mevcut gelirle emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığını savundu.
“Emekliler feryat ediyor, duyan yok. Duysalar da bakan yok. Bakan varsa da gören yok. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Emeklinin ahı indirir şahı.” diyen Kılıç, Yeniden Refah Partisi'nin emekli maaşlarında yüzde 100 artış vaadini yineledi.
Hükümete geçmişte çalışanlara verilen seyyanen zammın emeklilere de verilmesi çağrısında bulunan Kılıç, “Emekliye seyyanen zam sözü verdiniz. Sözünüzü tutun. Emeklilerimize de sesleniyorum: Sözünü tutmayanlara yüz vermeyin. Oy da vermeyin.” dedi.
“ÇERÇEVE YASAYA EVET OYU VERMEDİK”
Kılıç, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye de sert eleştiriler yöneltti.
Yeniden Refah Partisi’nin yasaya “evet” oyu vermediğini hatırlatan Kılıç, düzenlemenin terör suçlarından yargılanan veya hüküm giyen bazı kişiler açısından fiilen af sonucu doğuracağını savundu.
“Hükümet yetkilileri af değil deseler de ‘infaz düzenlemesi’ adı altında af getiriliyor.” diyen Kılıç, cezaların infazının önce erteleneceğini, daha sonra bazı şartlarda infaz edilmiş sayılacağını belirtti.
Kılıç, “PKK/KCK’nın tasfiyesine evet, PKK’lı/KCK’lı teröristlerin affına, Öcalan’a ‘statü’ adı altında meşruiyet kazandırılmasına hayır diyoruz.” ifadelerini kullandı.
“AF YETKİSİNİN MİLLETTE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”
Sürecin referanduma götürülmesi gerektiğini savunan Kılıç, “Af yetkisinin devlette, hükümette ya da Meclis'te değil millette olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
Yeniden Refah Partisi’nin, sürecin ilerleyen aşamalarında gündeme gelebilecek yeni yasa veya anayasa değişikliklerinin de halkın onayına sunulmasını istediğini belirten Kılıç, şehit aileleri ve gazilerin görüşünün alınması gerektiğini ifade etti.
MEKKE ANLAŞMASI İÇİN “İBRAHİM ANLAŞMALARI” UYARISI
Kılıç, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması konusunda da kaygılarını dile getirdi.
ABD’nin anlaşmadan memnuniyet duyduğunu belirten Kılıç, bunun nedeninin sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Mekke Anlaşması’nın, İsrail’in devlet terörünü meşrulaştırmak için dayatılan İbrahim Anlaşmaları’na dayanak yapılmasından endişeliyiz.” diyen Kılıç, anlaşmanın İran’a karşı İsrail’i koruyan bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini savundu.
Kılıç, Mısır ve İran başta olmak üzere D-8 ülkelerinin tamamının anlaşmaya katılmasının sağlanması gerektiğini belirterek, aksi halde yapının gelecekte “İran karşısında İsrail’e kalkan” haline gelebileceğini ileri sürdü.
“KÖYLER BOŞALIYOR, AHIRLAR BOŞALIYOR”
Yeniden Refah Partisi’nin “Köylerde Refah Var” programını başlattığını da açıklayan Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan liderliğinde köy ziyaretlerinin sürdürüldüğünü söyledi.
Muğla, Aydın, İstanbul, Samsun ve Ordu’da ziyaret ettikleri kırsal bölgelerde üreticilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Kılıç, “Köyler boşalıyor, orman köyleri boşalıyor, ahırlar boşalıyor. Keçi sürüleri, davar sürüleri, sığır sürüleri azalıyor.” dedi.
Artan yem, gübre, ilaç, mazot ve diğer üretim maliyetleri nedeniyle üreticilerin tarım ve hayvancılığı bıraktığını söyleyen Kılıç, “Tarım ve hayvancılık millet olarak beka meselemizdir” değerlendirmesinde bulundu.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI: “DEVLET İÇİNDE KAYIT DIŞI YAPILAŞMALAR OLMAZ”
Kılıç, Alihan Kuriş’e yönelik yürütülen soruşturma hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Dinî ve kutsal değerlerin siyasi veya ekonomik güç elde etmek amacıyla kullanılmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Kılıç, soruşturmaların hukuk sınırları içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
“Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde kayıt dışı yapılaşmalar olmaz.” diyen Kılıç, tüm yapıların anayasa ve yasalar çerçevesinde faaliyet göstermesi, mali yapılarının da devlet denetimine açık olması gerektiğini söyledi.
Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adı ne olursa olsun, amacı ne olursa olsun, anayasa ve yasalar çerçevesinde kalması, şeffaflık içinde yönetilmesi, kapılarını da kasalarını da devlete açık hale getirmesi bir mecburiyettir.”
Yürütülen soruşturmanın hukukun gereklerinden sapılmadan sonuçlandırılmasını beklediklerini ifade eden Kılıç, “Asıl olan Türkiye Cumhuriyeti'dir, aziz milletimizin huzuru, bekası, güvenliğidir” dedi.
