Doğu Anadolu’nun sebzecilik üssü haline gelen Erzincan, tarımsal kalkınmada stratejik bir hamleye imza atıyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulan modern seralar, yıllık 1 milyonluk fide üretim gücüyle sadece şehrin değil, çevre illerin de fide ihtiyacını karşılıyor. Resmi kuruluşlar arasında üretim kapasitesiyle ilk sıralarda yer alan enstitü, teknik personelin 24 saat süren titiz takibi ve gelişmiş ısıtma sistemleriyle, zorlu iklim koşullarına rağmen tarımsal sürekliliği garanti altına alıyor.
ERZİNCAN TARIMININ DEV KAPASİTESİ
Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, sahip olduğu 1500 dekarlık geniş alanda sebzecilik faaliyetlerini geliştirmek adına profesyonel bir üretim süreci yürütüyor. Enstitü Müdürü Samet Karataş, tesisin yıllık 1 milyon adet fide üretim potansiyeline ulaştığını belirterek, bu ürünlerin bölgedeki sorumlu illere projelendirilerek ulaştırıldığını kaydetti. Bölge ekolojisine en uygun türlerin belirlenmesi için yapılan performans denemeleri, çiftçinin daha dayanıklı ve verimli mahsul almasına olanak sağlıyor.

ZİRAİ DONA KARŞI 24 SAAT KESİNTİSİZ NÖBET
Bölgenin sert iklim koşulları göz önünde bulundurularak, üretim aşamasında olası tüm riskler modern teknolojiyle bertaraf ediliyor. Enstitü Müdürü Karataş, seralarda zirai don riskine karşı üst düzey önlemler alındığını vurguladı. Hem elektrikli hem de yakıtlı özel ısıtma ünitelerinin kullanıldığı seralarda, özellikle don tehlikesinin arttığı dönemlerde personel 24 saat boyunca teyakkuzda bekliyor. Bu sayede milyonlarca liralık emek, dış etkenlerden korunarak sağlıklı fidelere dönüşüyor.

RESMİ KURUMLAR ARASINDA LİDER KONUMDA
Fide üretiminin kontrol altında ve bilimsel veriler ışığında yapılması, Erzincan’ı bu alanda farklı bir noktaya taşıyor. Türkiye’deki resmi kuruluşlar arasında fide üretimi gerçekleştiren sayılı merkezlerden biri olan enstitü, belki de bu denli kapsamlı üretim yapan tek kurum olma özelliğini taşıyor. Teknik kadronun anlık takibiyle yetiştirilen fideler, bölge ekonomisine milyonlarca liralık katkı sağlarken, yerli üretimin gücünü de tescillemiş oluyor.
