Zihin performansını en üst düzeyde tutmak isteyen insanlar genellikle dijital zeka oyunlarına veya bulmacalara yöneliyor.
Fakat merkezi sinir sisteminin sağlığını korumak sadece bu tür aktivitelerle sınırlı kalmıyor.
Tüketilen besinler, gri hücrelerin fonksiyonları üzerinde doğrudan belirleyici bir rol üstleniyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli saygın yayın organı The Huffington Post tarafından yayımlanan güncel çalışma, beyin sağlığı uzmanlarının mutfaklarına asla sokmadığı popüler ürünleri gözler önüne serdi.
Nörologlar ve sinirbilimciler, günlük hayatta sıkça tüketilen 6 gıdanın zihinsel kapasiteyi gerilettiğini ifade ediyor.
Uzmanlardan hücreleri yenileyen ve yaşlanmayı geciktiren en güçlü doğal gıdalar
KİMYASAL KATKILI PROTEİN TOZLARI BAĞIRSAK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Kas kütlesini artırmak ya da dengeli beslenmek amacıyla sıkça tercih edilen protein tozları, sanıldığı kadar masum olmayabilir.
Sinirbilimci Friederike Fabritius, hazır protein tozlarının büyük bir kısmında yoğun miktarda yapay tatlandırıcı bulunduğunu belirtti.
Bu kimyasal bileşenlerin doğrudan bağırsak mikrobiyomuna zarar verdiğini, sağlıklı bir iç mikrobiyom sisteminin zihinsel mekanizmalar için hayati önem taşıdığını aktardı.
Zira insan vücudundaki nörotransmitterlerin, yani sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasalların çok büyük bir bölümü bağırsaklarda imâl ediliyor.
GAZLI İÇECEKLER ERKEN BUNAMA VE FELÇ RİSKİNİ TETİKLİYOR
Yüksek şeker içeren asitli içecekler, zihinsel fonksiyonların en büyük düşmanları arasında yer alıyor.
Nöroloji uzmanı Dr. Shaheen Lakhan, gazlı içeceklerin içindeki basit şeker miktarının yüksek olması sebebiyle beyin damarlarında kalıcı hasarlar bıraktığını dile getiriyor.
Dr. Shaheen Lakhan, bu durumun ilerleyen süreçte organın ihtiyaç duyduğu enerjiden yoksun kalmasına yol açarak erken bunama ve felç riskini artırdığını açıkladı.
Kısa vadede ise glukoz patlamaları beyin iltihabına, aşırı sinirlilik hale, ruh halinin kötüleşmesine ve uyku düzensizliklerine zemin hazırlıyor.
Şekerin oluşturduğu ani enerji artışı ve ardından gelen çöküş hissinin bir bağımlılık döngüsü yarattığını, kalorisiz tatlandırıcıların da sinir sistemini strese soktuğunu ve şeker arzusunu kamçıladığını söyledi.
Yapay zeka kullananlarda beyin aktivitesi yüzde 55 oranında düşüyor
MARGARİNDEKİ TRANS YAĞLAR BEYİN DAMARLARINI TIKIYOR
Kahvaltılarda veya yemeklerde tereyağı alternatifi olarak sunulan yapay yağlar, nörologların listesinde kırmızı alarm veriyor.
Dr. Shae Datta, hidrojenize edilmiş katı yağlardan yani margarinlerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini belirtti.
Bu ürünlerin yoğun şekilde trans yağ barındırdığını, kalp sağlığına darbe vuran bu yağların beyin damarları için de aynı derecede tehlikeli olduğunu ifade etti.
Nitekim tıp dünyasının resmi yayınlarından Neurology dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırma, kanda bir trans yağ türü olan elaidik asit seviyesi yüksek çıkan yaşlı bireylerin demans hastalığına yakalanma oranının çok daha yüksek olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.
Dr. Shae Datta, bu tehlikeli besin yerine saf zeytinyağı veya doğal tereyağı kullanımını önerdi.
ALKOLÜN NÖROTOKSİK ETKİSİ ZİHİNSEL FONKSİYONLARI BİTİRİYOR
Sosyal ortamlarda sıkça tüketilen alkollü içeceklerin sinir sistemi üzerindeki tahribatı küçümsenmeyecek boyutlara ulaşıyor.
Dr. Byran Ho, biranın tamamen besleyici değerden yoksun, boş kalorilerden ibaret bir sıvı olduğunu söyledi.
Alkolün doğrudan merkezi ve çevresel sinir sistemini hedef alan bir nörotoksin olduğunu, bu zehirli etkinin sadece aşırı kullanımda değil, son derece ölçülü tüketim durumlarında bile geçerliliğini koruduğunu aktardı.
Demansın en büyük ilacı aslında kulaklığınızda
KAFEİNSİZ KAHVEDEKİ KİMYASAL SOLVENTLER KANSERE DAVETİYE ÇIKARIYOR
Kahve tüketimini azaltmak isteyenlerin sığındığı kafeinsiz seçenekler, üretim aşamasındaki gizli bir tehlikeyi barındırıyor.
Sinirbilim uzmanı Sean Callan, kahve çekirdeklerini kafeinden arındırma işlemlerinde kullanılan yöntemlere dikkat çekti.
İşlem esnasında tercih edilen çözücü solventlerin insan sağlığı için son derece zehirli olduğunu belirtti.
Bu kimyasalların nörolojik hasarları ve kanser riskini ciddi oranda artırdığını söyledi.
Özellikle metilen klorür gibi endüstriyel maddelerin plasenta bariyerini kolayca aşabildiğini, bu durumun hamile kadınlar ve anne karnındaki bebekler için büyük bir tehdit oluşturduğunu önemle vurguladı.
PATATES KIZARTMASI HAFIZA MERKEZİ HİPOKAMPUSU VURUYOR
Fast food kültürünün vazgeçilmezi olan kızarmış yiyecekler, beynin öğrenme mekanizmasını doğrudan sabote ediyor.
Dr. Pedram Navab, derin yağda kızartılmış patateslerin zihinsel performansı nasıl aşağı çektiğini açıkladı.
Yoğun doymuş yağ içeren bir beslenme modelinin beyne kan taşıyan damar ağını tahrip ettiğini ve bilişsel kapasiteyi zayıflattığını, bu durumun kan-beyin bariyeri sisteminin koruyucu yapısını bozduğunu dile getirdi.
Yağlı gıdaların öğrenme ile hafıza yönetiminden sorumlu olan hipokampus bölgesindeki sinir hücrelerinde geri dönülemez hasarlar bıraktığını sözlerine ekledi.
Uzmanlar, bu zararlı besin kalıplarından tamamen kopmak zor olsa bile zihin sağlığı için tüketimi minimum seviyeye indirmeyi ve sağlıklı alternatiflere yönelmeyi tavsiye ediyor.

