Obezite ile mücadele tüm dünyada sürerken, insanlar zayıflama yöntemleri konusunda her gün yeni bir arayışa giriyor.
Özellikle insülin direnci sorunu yaşayanlar, diyet yapmalarına rağmen kilo verememekten şikayetçi.
Uzmanlar, metabolizma hızlandırma ve kalıcı kilo kaybı için kalori saymanın tek yol olmadığını, hatta bazen yanıltıcı olabileceğini vurguladı.
Son dönemde popülerleşen aralıklı oruç gibi yöntemler ve gıda kalitesine odaklanan yaklaşımlar, kalıcı zayıflama hedefleyenler için yeni bir umut ışığı oluyor.
Bilim insanları bile şaşkın: Zayıflama iğneleri, kanser riskini azaltıyor!
KALORİ HESABI YAPMADAN ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ?
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, beslenme uzmanları, günlük alışkanlıkların iyileştirilmesinin kilo kontrolü üzerinde büyük etkisi olduğunu savunuyor.
Kalori hesabı yapmak bazı bireyler için disiplin sağlayabilir ancak tek seçenek bu değil.
Odak noktasının 'gerçek gıdalar' olması gerektiğini belirten Yaşam Tarzı Uzmanı Dr. Sally Bell, gıdaların sadece enerjiden ibaret olmadığını hatırlattı.
Dr. Sally Bell, "Gıdaların kaloriden öte bir anlamı var. Farklı yiyecekler vücudumuza farklı biyolojik mesajlar gönderir ve metabolizmamızı farklı şekillerde etkiler" dedi.
ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARIN ZARARLARI NELERDİR?
İngiltere'de yapılan araştırmalar, tüketilen gıdaların yaklaşık yüzde 57'sinin ultra işlenmiş ürünlerden oluştuğunu ortaya koydu.
Dr. Sally Bell, bu tür gıdaların kalori açısından yüksek olmasına rağmen besin değeri açısından oldukça fakir olduğunu belirtti.
Vücut, ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamadığı için sürekli bir açlık sinyali gönderiyor ve bu durum aşırı yeme isteğine yol açıyor.
Dr. Sally Bell, "İnsanları tam tahıllı ve doğal gıdalara yönlendirdiğimizde, vücutları doyuma ulaşıyor ve kendiliğinden daha az yemeye başlıyorlar. İngiltere obezite sorunu yaşayan bir toplum ama aslında hücresel düzeyde yetersiz besleniyorlar" ifadelerini kullandı.
Bilim kanıtladı: Uyku kalitesi, bağırsak sağlığına bağlı!
PROTEİN TÜKETİMİ TOKLUK HİSSİ SAĞLAR MI?
Optimum sağlık ve uzun süreli tokluk hissi için besin yoğunluğu yüksek gıdalar tercih edilmeli.
Et, süt ürünleri ve bitter çikolata gibi besinler, vücut tarafından kolayca emilen ve tok tutan seçenekler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, her öğünde yeterli miktarda protein almanın sadece kas sağlığı için değil, aynı zamanda iştah kontrolü için de kritik olduğunu vurguladı.
Protein açısından zengin atıştırmalıklar, gün içindeki ani açlık krizlerini önlemede etkili bir strateji olarak öne çıkıyor.
LİF İÇEREN BESİNLER NELERDİR VE FAYDALARI NELER?
Modern beslenme düzenindeki en büyük eksikliklerden biri de lif tüketimi.
Birçok ülkede insanlar, önerilen günlük lif miktarının çok altında kalıyor.
16 yaş ve üzeri bireyler için günde 30 gram lif tüketimi önerilirken, istatistiklere göre kadınlar ortalama 17 gram, erkekler ise 20 gram lif alıyor.
Teksas Üniversitesi tarafından yürütülen ve The Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, lif tüketiminin kilo verme ve kiloyu koruma sürecindeki en belirleyici faktör olduğunu kanıtladı.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI İÇİN NASIL BESLENMELİYİZ?
Lifli gıdalar, kilo kontrolünün yanı sıra bağırsak sağlığı için de hayati önem taşıyor.
Dr. Sally Bell, "Sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve metabolizma için güçlü bir bağırsak mikrobiyomuna ihtiyacımız var" dedi.
Bağırsaktaki yararlı bakteriler, gıdaların sindirilmesine ve besinlerin emilimine yardımcı oluyor.
Ayrıca bu bakterilerin, kilo alıp verme süreçlerini yöneten hormonlarla doğrudan bağlantılı olduğu biliniyor.
King's College London'dan Profesör Tim Spector ve Dr. Megan Rossi gibi önde gelen isimler, bağırsak çeşitliliğini artırmak için haftada en az 30 farklı bitkisel gıda tüketilmesini tavsiye etti.
Fındık, baklagiller, tohumlar, sebzeler ve meyveler bu çeşitliliğin temelini oluşturuyor.
SAĞLIKLI BESLENME İÇİN PRATİK ÖNERİLER NELER?
Günlük beslenmeye çeşitlilik katmak sanıldığı kadar zor değil. Uzmanlar şu basit adımları öneriyor:
* Sabah kahvaltısında yoğurdun üzerine çeşitli tohumlar ve fındık ekleyin.
* Omletlerinizi taze otlar ve sebzelerle zenginleştirin.
* Salatalarda farklı yeşillikler, çiğ sebzeler ve haşlanmış tahıllar kullanın.
* Çorbalarınıza bol miktarda mevsim sebzesi ilave edin.
* Bağırsak dostu fermente gıdaları (turşu, kefir vb.) sofranızdan eksik etmeyin.
Ultra işlenmiş olmasına rağmen faydalı dört gıda!
ARALIKLI ORUÇ ZAYIFLATIR MI?
Son yıllarda popülaritesi artan aralıklı oruç (intermittent fasting), birçok sağlık uzmanı tarafından etkili bir 'biyo-hack' yöntemi olarak görülüyor.
Haftanın iki günü kalori kısıtlaması yapılan 5:2 diyeti veya günün belirli saatlerinde yemek yenen zaman kısıtlamalı beslenme modelleri (16:8 diyeti gibi) yaygın olarak uygulanıyor.
Örneğin, 16:8 modelinde akşam yemeği 18.00'de yeniyor ve ertesi gün saat 10.00'a kadar herhangi bir şey tüketilmiyor.
Surrey Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, yemek saatlerinde yapılan küçük değişikliklerin bile metabolizma üzerinde olumlu etkiler yarattığını gösteriyor.
Bu yöntem, bağırsak bakterilerine dinlenme fırsatı vererek tokluk sinyallerinin daha doğru çalışmasını sağlıyor.
Ancak Leeds Üniversitesi Tıp Psikolojisi Profesörü Andrew Hill, "Öğün atlamak herkes için uygun olmayabilir. Ne zaman yediğimizden çok ne yediğimiz daha önemli" uyarısında bulunuyor.
YEMEK YERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Nasıl ve nerede yemek yediğimiz, en az ne yediğimiz kadar kilomuzu etkiliyor.
Büyük çaplı araştırmalar, 'dikkatsiz yeme' alışkanlığının obezite ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Televizyon karşısında veya telefonla ilgilenerek yemek yemek, tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasını engelliyor.
Prof. Dr. Andrew Hill, "Yemeklerinizi mutlaka masada yiyin. Yavaş yiyin, lokmaları küçültün ve iyice çiğneyin" tavsiyesinde bulunuyor.
Ayrıca, sofradaki aşırı çeşitlilik iştahı yapay olarak artırabilir.
Tek çeşit ana yemek tüketmek, porsiyon kontrolünü sağlamayı kolaylaştırıyor.
Obezite çığ gibi büyüyor! Türkiye'nin sadece yüzde 30'u normal kiloda
METABOLİZMA HIZI KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞİR Mİ?
Her bireyin metabolizması ve biyolojik yapısı parmak izi gibi farklı.
Prof. Dr. Tim Spector, 'Spoon-Fed' adlı kitabında, kalori saymanın yanıltıcı olabileceğini, çünkü her insanın enerji harcama kapasitesinin ve gıdalara verdiği tepkinin farklı olduğunu savunuyor.
Aynı yemeği yiyen iki kişiden biri kilo alırken diğeri kilosunu koruyabilir.
Bu durum büyük ölçüde bağırsak mikrobiyomundaki farklılıklardan kaynaklanıyor.
KİŞİYE ÖZEL BESLENME NEDEN ÖNEMLİ?
Prof. Dr. Andrew Hill, "Farklılıkları kabul edin ve kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın" diyor.
Aynı sofrada oturan kişilerin ihtiyaçları farklı olabilir; biri ekmek tüketirken diğeri kaçınabilir.
Genel geçer diyet tavsiyeleri, bireylerin yaşam koşullarını ve biyolojik ihtiyaçlarını göz ardı ettiği için genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Sürdürülebilir olmayan katı kurallar ve yasaklar, kısa vadede sonuç verse de uzun vadede hayal kırıklığı yaratıyor.
Uzmanların ortak görüşü net: Sağlıklı beslenmenin temel ilkelerine sadık kalın, ancak sizi strese sokacak katı kurallardan uzak durun.
Eğlenerek egzersiz yapın, kalbiniz size teşekkür etsin! Hayatınızı değiştirecek 4 egzersiz

