Günlük görevleri ertelemek birçok kişinin yaşadığı ortak bir sorun. Ancak bu davranışın sürekli hale gelmesi, sorumlulukların birikmesine ve stresin artmasına neden olabiliyor. Psikoloji alanındaki uzmanlara göre ertelemenin arkasında yalnızca zaman yönetimindeki güçlükler değil, kişinin yapacağı işe ilişkin hissettiği kaygı, isteksizlik ve başarısızlık korkusu da bulunabiliyor.
Independent’ın haberinde aktarılan bilgilere göre, insanların büyük bölümü zaman zaman erteleme davranışı gösterirken toplumun yaklaşık yüzde 20’si bunu kronik biçimde yaşıyor. Uzmanlar, alışkanlığı azaltmak için üç temel yönteme dikkat çekiyor.
Uzmanlar uyarıyor: Alarmı ertelemek sanılandan daha zararlı
1. Mükemmel zamanı beklemeden başlayın
Bir işi tamamlamak için uygun zamanı, yüksek motivasyonu veya kusursuz çalışma koşullarını beklemek, başlangıç aşamasını daha da geciktirebilir. Uzmanlar, bunun yerine görevin küçük bir bölümünü hemen yapmayı öneriyor.
Örneğin uzun bir raporu bitirmeyi hedeflemek yerine ilk paragrafı yazmak ya da ertelenen bir telefon görüşmesini gerçekleştirmek, işe koyulmayı kolaylaştırabilir. Sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurların az olduğu bir ortam hazırlamak da sürece yardımcı olabilir. Ancak hazırlık aşamasının kendisi yeni bir erteleme nedenine dönüşmemeli.
Rutgers Üniversitesi’nden psikoloji alanında öğretim üyesi Katrina Monton’ın değerlendirmesine göre, işe başladıktan sonra görevin kendisi de kişiyi devam etmeye teşvik edebiliyor.
2. Ertelemenin ardındaki duyguları fark edin
Bir görevin zor, sıkıcı veya göz korkutucu görünmesi, kişinin o işten uzaklaşmasına yol açabilir. Başarısızlık korkusu, kendinden şüphe duyma ve mükemmeliyetçilik de erteleme davranışıyla bağlantılı olabilir.
Cleveland Clinic’te görev yapan klinik psikolog Becky Bikat Tilahun, ertelemenin yalnızca zamanı planlama meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Kişinin görevle ilgili olumsuz duygularını fark etmesi ve bunlarla daha sağlıklı biçimde başa çıkması önem taşıyor.
Durumu değiştirmek için “Bu işi neden erteliyorum?” sorusunu sormak bir başlangıç olabilir. Görevin fazla karmaşık bulunup bulunmadığını, hata yapma kaygısı yaratıp yaratmadığını veya nereden başlanacağının bilinip bilinmediğini anlamak, uygun bir çözüm geliştirmeyi kolaylaştırabilir.
Durham Üniversitesi’nden sosyal ve sağlık psikolojisi alanında öğretim üyesi Fuschia Sirois de zorlayıcı duygulardan uzaklaşmak için sürekli ertelemeye başvurmak yerine bu duygularla baş etmenin farklı yollarını bulmanın önemine işaret ediyor.
Herkes tembellik sanıyordu, meğer beyni gençleştiriyormuş
3. Küçük ilerlemeleri ödüllendirin
Uzun ve yorucu görevlerin tamamlanması zaman alabilir. Bu süreçte yalnızca sonuca odaklanmak yerine tamamlanan küçük aşamaları fark etmek, motivasyonun korunmasına yardımcı olabilir.
Psikolog Tilahun, bir görev bittikten sonra kişinin kendisine küçük bir ödül vermesinin çabayı olumlu bir deneyimle ilişkilendirebileceğini belirtiyor. Örneğin bir faturayı ödemek veya ertelenen bir telefon görüşmesini yapmak gibi bir işi tamamladıktan sonra kısa bir mola vermek ya da sevilen bir etkinliğe zaman ayırmak teşvik edici olabilir.
Buradaki amaç, her görevin ardından büyük bir ödül vermek değil, ilerlemeyi görünür kılmak ve bir sonraki adıma geçmeyi kolaylaştırmak.
Uzmanların önerileri, erteleme alışkanlığını değiştirmenin tek seferlik bir karar yerine küçük ve sürdürülebilir davranışlarla desteklenebileceğine işaret ediyor. Kullanılacak yöntemin kişinin ihtiyaçlarına ve erteleme nedenlerine göre değişebileceği de göz önünde bulundurulmalı.
