Su basan alt geçitlerden geçerken dikkat: 15 cm'den derinse riske girmeyin

Su basan alt geçitlerden geçerken dikkat: 15 cm'den derinse riske girmeyin

Şiddetli yağışlarda alt geçitlerde biriken su birikintileri sürücüler için ölümcül bir tuzağa dönüşüyor. Yalnızca 30 santimetrelik su seviyesi binek araçların zeminle temasını keserek yüzdürürken motorun içine kaçan yarım çay bardağı su bile mekanik felakete yetiyor. Sel sularına girmemek, motor stop ettiğinde marşa basmamak ve aracı hızlıca terk etmek hayati önem taşıyor.

İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki Selçuklu Bulvarı alt geçidinde 14 Ekim 2026 tarihinde sağanak yağış sonrası biriken 30 santimetrelik su, onlarca binek aracın tekerleklerinin yerle temasını keserek yüzdürdü ve trafiği tamamen kilitledi.

Dışarıdan bakıldığında sıradan bir su birikintisi gibi görünen bu derinlik, araçların ağırlık dengesini bozarak sürücüleri çaresiz bıraktı.

Şehir içi yollarda en alçak noktalara dolan yağmur suları, araç mekaniği ve sürüş güvenliği açısından büyük bir yıkım potansiyeli barındırıyor.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-13.jpg

İLK YAĞMUR DAMLASIYLA GELEN SUDA KIZAKLAMA TEHLİKESİ

Yol güvenliği uzmanları, asfalt yüzeyinin yağmurun başladığı ilk dakikalarda en kaygan seviyeye ulaştığını vurguluyor.

Kuru günlerde asfalt zemininde biriken motor yağı ve lastik tozu, düşen ilk damlalarla birlikte ince ve fazlasıyla kaygan bir tabaka meydana getirdi.

Amerikan Otomobil Birliği verileri doğrultusunda, sürücüler açısından en tehlikeli zaman dilimi sağanak yağışın ilk 10 dakikası olarak öne çıkıyor.

Uzun süren kurak dönemlerin ardından başlayan yağışlarda ise bu kaygan tabakanın temizlenmesi çok daha uzun zaman alıyor.

Almanya merkezli AutoBild ve Continental iş birliğiyle saatte 80 kilometre hızla ıslak zeminde yapılan fren testleri, lastik durumunun önemini somut verilerle kanıtladı.

Test sonuçlarına göre yeni lastik takılı araç 25,8 metrede dururken yasal sınır olan 1,6 milimetre diş derinliğine sahip araç ancak 36,2 metrede durabildi.

Aralarındaki 10,4 metrelik durma mesafesi farkı, tam iki binek otomobil boyuna denk gelen kritik bir güvenlik açığı oluşturdu.

Lastik sırtındaki dişler aslında suyu dışarı tahliye eden kanallar olarak görev yapıyor.

Diş derinliği azaldıkça ve aracın hızı arttıkça lastik suyu tahliye edemez hale geldi ve tekerleğin önünde su takozu oluştu.

Otomobil su tabakasının üzerine çıktığı an direksiyon hafifledi ve fren sistemi komutlara cevap vermeyi bıraktı.

Otomotiv literatüründe bu tehlikeli duruma su kızağı veya suda kızaklama adı veriliyor.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-11.jpg

SU BİRİKİNTİSİNE GİREN ARACI GÜVENLE KONTROL ETME YOLLARI

Suda kızaklama durumuna yakalanan sürücülerin panik yapmadan soğukkanlı hareket etmesi gerekiyor.

Kontrol kaybı yaşandığında atılması gereken adımlar şöyle sıralanıyor:

— Direksiyonu kesinlikle kırmadan düz tut.

— Gaz pedalını aniden değil, yavaşça bırak.

— Asla sert şekilde frene asılma.

— Araçta hız sabitleyici açıksa derhal kapat.

— Lastikler yeniden yolu bulup tutunduğunda sakin bir şekilde yavaşla.

Tehlikeyi önceden engellemek için yasal diş sınırı 1,6 milimetre olsa da ıslak zeminlerde en az 3 milimetre diş derinliği tavsiye ediliyor.

Yağışlı havalarda kaza riskini düşürmek için şu üç temel sürüş alışkanlığı hayati önem taşıyor:

— Hızını derhal düşür.

— Öndeki araçla olan takip mesafesini en az iki katına çıkar.

— Ani direksiyon manevralarından ve sert frenleme hareketlerinden kaçın.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-10.jpg

ŞEHİR ALT GEÇİTLERİNDE SU DERİNLİĞİNİ ANLAMA YÖNTEMLERİ

Yağmur dinmediğinde sorun kaygan zemin tehlikesini aşarak devasa su birikintilerine dönüşüyor.

Şehir dokusunda yağmur suları doğal bir eğimle yolun en alçak noktası sayılan alt geçitlerde toplanıyor.

Rampanın başından bakıldığında yüzey dümdüz ve çamurlu göründüğü için suyun altında 10 santimetre mi yoksa 1 metre mi derinlik olduğunu dışarıdan kestirmek imkansız hale geliyor.

Biriken suyun derinliğini doğru analiz etmek için şu kurallara dikkat etmek gerekiyor:

— Su birikintisini gördüğün an aracını durdur.

— Varsa yol kenarındaki derinlik direğine bak.

— Derinlik direği yoksa öndeki veya yandaki diğer araçların kapı eşiklerini incele.

Standart bir binek otomobilin kapı eşiği yerden ortalama 15 ile 20 santimetre yukarıda bulunuyor.

Eğer su seviyesi kapı eşiği hizasına yaklaşıyorsa sürücünün hiç riske girmeden derhal geri dönmesi şart.

İngiliz Otomobil Birliği güvenlik protokolü, akan suya hiçbir koşulda girilmemesini net bir dille emrediyor.

Kurumun tavsiyesine göre durgun suda bile derinlik 10 santimetrenin üzerindeyse sürücüler kesinlikle ilerlememeli.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-9.jpg

BİNEK ARAÇLARI YÜZDÜREN KRİTİK SEVİYE 30 SANTİMETRE

ABD Ulusal Hava Durumu Servisi verileri, suyun araçlar üzerindeki yıkıcı etkisini üç temel eşik üzerinden sınıflandırıyor.

Su derinliğine göre ortaya çıkan risk seviyeleri şöyle belirlendi:

— 15 santimetre derinlik: Su aracın tabanına ulaşıyor, araç kontrolü zorlaşıyor ve motor aniden stop edebiliyor.

— 30 santimetre derinlik: Birçok binek araç yüzmeye başlıyor ve tekerlekler yerden kesiliyor.

— 60 santimetre derinlik: Yüksek gövdeli arazi taşıtları ve kamyonetler dahil neredeyse tüm araçlar akıntıya kapılıp sürükleniyor.

Binek araçların sadece 30 santimetre suda yüzebilmesinin temel nedeni, kabinin içi hava dolu kocaman bir kutu yapısında olması.

Taban suya değdiği andan itibaren suyun kaldırma kuvveti devreye girerek aracı yukarı doğru itmeye başladı.

Su yükseldikçe lastiklerin yere uyguladığı baskı zayıfladı ve yerden kesilen tekerlekler nedeniyle direksiyon ile fren devre dışı kaldı.

Yüksek gövdeli arazi taşıtına sahip olmak bu tehlikeyi ortadan kaldırmıyor.

Geniş gövdeli araçlar suyu birkaç santimetre geç fark etse de büyük hacimleri nedeniyle aynı itiş gücüne maruz kalarak yüzmeye başlıyor.

Otomotiv mühendisleri yüksek gövdenin güvenlik değil, yalnızca birkaç saniyelik zaman kazandırdığını belirtiyor.

Suyun hareket halinde olması tehlikeyi katbekat büyütüyor.

İngiliz Otomobil Birliği analizlerine göre, 30 santimetrelik akan su koca bir binek arabayı yerinden oynatmaya yetiyor.

Akıntının akış hızı iki katına çıktığında aracın gövdesine binen sürükleme kuvveti tam dört katına ulaşıyor.

Su seviyesi yükselmeye devam ediyorsa sürücünün aracı derhal terk edip yüksek bir noktaya tırmanması gerekiyor.

Hızı yüksek 15 santimetrelik sığ bir akıntı bile yetişkin bir insanı ayaklarından vurup yere düşürebiliyor.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-8.jpg

SU BİRİKİNTİSİNDEN GEÇERKEN UYGULANACAK TEKNİK KURALLAR

Su seviyesi güvenli sınırlardaysa ve geçmekten başka alternatif güzergah bulunmuyorsa çok sıkı bir mekanik disiplin gerekiyor.

Karayolu mühendisliğinde yağmur suyu kenarlara aksın diye yolların ortası bombeli ve yüksek inşa ediliyor.

Bu nedenle alt geçitlerde su kenarlarda en derin, yolun tam ortasında ise en sığ seviyede bulunuyor.

Geçiş sırasında aracın daima yolun en yüksek noktası olan orta şeritten sürülmesi gerekiyor.

Birikintiden geçiş yaparken uyulması gereken hayati sürüş kuralları şöyle sıralanıyor:

— Suya girmeden önce Start-Stop sistemini kapatan tuşa bas.

— Hızını yürüme temposuna düşürerek saatte yaklaşık 5 kilometre hızla ilerle.

— Düz vitesli araçta birinci vitese geçip motor devrini sabit tut.

— Otomatik şanzımanlı araçta vitesi D konumunda tutarak gaza hafif ve kesintisiz bas.

— Suyun içindeyken asla frene basıp durma, geri gitme ve motoru sakın kapatma.

Su içindeyken motor stop ederse veya kapatılırsa, su egzoz borusundan içeri hücum ederek doğrudan motora ulaşıyor.

Karşı şeritten gelen bir taşıt varsa onun geçişini beklemek, oluşan iki dalganın birleşip kaputa çarpmasını önlüyor.

Önde giden ve suda kalma ihtimali bulunan bir başka aracı yakın mesafeden takip etmekten kesinlikle kaçınmak gerekiyor.

Sudan güvenle çıktıktan sonra ıslanan fren diskleri ilk basışta tutmayacağı için aynalar kontrol edilerek hafif fren darbeleriyle kurutulmalı.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-7.jpg

MOTORA KAÇAN YARIM BARDAK SU VE HİDROLİK KİLİTLENME

Suya hızlı girildiğinde oluşan dalga kaputa doğru kabarıp hava emiş menfezlerine ulaşıyor.

Modern otomobillerin çoğunda motorun hava emiş kanalları ön kısımda ve oldukça alçak bir noktada yer alıyor.

Motor bloğunda telafisi imkansız bir hasar bırakmak için silindirlere sadece yarım çay bardağı su girmesi yetiyor.

Piston yukarı çıkarken yakıt ve hava karışımını rahatça sıkıştırıyor fakat su sıvı yapısıyla asla sıkışmıyor.

Silindire dolan suya çarpan piston adeta beton bir duvara vurmuş gibi bloke oluyor ve devasa basınç biyel koluna biniyor.

Aşırı yüke dayanamayan çelik biyel kolunun eğrilmesine otomotiv tekniğinde hidrolik kilitlenme deniyor.

Dizel motorlarda sıkıştırma oranı benzinli ünitelere kıyasla çok daha yüksek olduğu için daha küçük su damlaları bile bloğu patlatabiliyor.

Hidrolik kilitlenmeye maruz kalan bir araçta karşılaşılan temel belirtiler şöyle:

— Motor suyun ortasında aniden stop ediyor.

— Marşa basıldığında motordan alışılmışın dışında çok hızlı ve boşa dönen tiz bir ses geliyor.

— Bazı durumlarda marş motoru kilitlenip hiçbir tepki vermiyor.

Aracı stop eden sürücülerin yaptığı en ölümcül hata kontağı tekrar çevirmeye çalışmak.

Yapılan her marş denemesi eğrilmiş metal biyel kolunu daha da zorlayarak motor bloğunu tamamen parçalıyor.

Böyle bir durumda araç kesinlikle çalıştırılmadan çekici yardımıyla yetkili servise götürülmeli.

Serviste bujiler tek tek sökülerek silindirlerin ve motor yağının içine su sızıp sızmadığı inceleniyor.

Biyel kolunun hafif eğrildiği durumlarda motor tekleme yaparak çalışmaya devam etse de mutlaka silindir sıkıştırma testi yapılması gerekiyor.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-6.jpg

ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA YÜKSEK VOLTAJ VE TERMAL KAÇAK RİSKİ

Elektrikli otomobillerde içten yanmalı hava emiş hattı bulunmasa da tabanda yüksek voltajlı batarya paketi yer alıyor.

Batarya modülleri fabrikasyon olarak sızdırmaz üretilse de derin su geçişlerinde üretici protokolleri tavizsiz uygulanıyor.

Su basması durumunda elektrikli araç üreticilerinin belirlediği acil durum kuralları şöyle:

— Yüksek voltaj sistemini derhal kapat.

— Aracı vakit kaybetmeden terk et.

— Islak haldeki araç gövdesine ve parçalarına kesinlikle çıplak elle dokunma.

— İtfaiye ekiplerine veya yetkili servise anında haber ver.

Batarya muhafazasını aşıp içeri sızan su hücreler arasında kısa devreye yol açıyor.

Aşırı ısınan bir batarya hücresi yanındaki hücreyi tetikleyerek termal kaçak adı verilen zincirleme reaksiyonu başlatıyor ve büyük bir yangın çıkarıyor.

Tuzlu veya çamurlu sel suları batarya kasasını içeriden aşındırdığı için yangın tehlikesi günler hatta haftalar sonra bile ortaya çıkabiliyor.

Hibrit otomobiller ise hem içten yanmalı motor hem yüksek voltaj bataryası taşıdığı için iki kat risk barındırıyor.

Suya temas etmiş hibrit veya elektrikli otomobiller uzman bir teknisyen incelemesinden geçmeden asla şarj edilmemeli ve yola çıkarılmamalı.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-5.jpg

SU ÇEKİLDİKTEN SONRA KONTAĞI AÇMADAN ÖNCE YAPILACAKLAR

Gece boyunca park halinde kalan ve sel sularına gömülen araçlar sabah sular çekildiğinde büyük bir yanılsama yaratıyor.

Sürücüler tehlikenin geçtiğini zannedip anahtarla kontağı açmaya çalıştığı an büyük bir hata yapıyor.

Su çekilmiş olsa dahi araca binildiğinde ilk hamle anahtarı kontağa takmamak olmalı.

Sel baskını sonrasında yapılması gereken ilk mekanik müdahale akünün eksi kutup başını sökmek.

Su seviyesi taban sacını aştıysa ıslanan tesisat kabloları, sigorta kutusu ve motor kontrol beyni kısa devreye ve yangına sebep olabiliyor.

Yakıt deposuna ve enjeksiyon hattına sızan yabancı su aylar sonra dahi kronik arızalara yol açıyor.

Şanzıman ve diferansiyel kutularının hava tahliye delikleri alçakta kaldığı için içeri giren su yağı sütlü bir renge dönüştürüyor.

Rengi ve kimyasal yapısı bozulan bu yağların aracı yürütmeden derhal yenilenmesi gerekiyor.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-4.jpg

İKİNCİ EL OTOMOBİLDE GİZLENEN SEL HASARINI BULMA YOLLARI

Sel sularına gömülen binlerce araç aylar sonra ikinci el ilan sitelerinde hasarsız ve temiz başlığıyla satışa çıkarılıyor.

Satın alma aşamasında sel hasarlı bir otomobili teşhis etmek için şu noktalar titizlikle kontrol edilmeli:

— Farların iç yüzeyinde geçmeyen buğu ve su damlacığı kalıntıları.

— Koltuk kızaklarının arasına sıkışmış kum, kurumuş çamur ve pas izleri.

— Kapı döşeme panellerinde ve bagaj havuzunda beliren yatay su seviyesi çizgisi.

— Havalandırma ve klima kanallarından gelen yoğun rutubet veya küf kokusu.

— Yaşı ilerlemiş bir otomobilde şüphe uyandıracak şekilde yepyeni taban halısının bulunması.

— Koltuk altına konumlandırılan hava yastığı beyninde oluşmuş korozyon izleri.

Hava yastığı elektronik kontrol ünitesi su aldığında kaza anında açılmama veya seyir halindeyken kendiliğinden patlama riski taşıyor.

Hasar kaydı ve tramer sorgularına tek başına güvenmemek, her onarımın resmi kayıtlara geçmediğini bilmek büyük önem taşıyor.

İkinci el araç alırken mağdur olmamak adına bağımsız ve kurumsal bir ekspertiz merkezinden detaylı mekanik rapor alınması gerekiyor.

Otomotiv uzmanlarının altını çizdiği üç altın kural ise şöyle:

— Derinliğini bilmediğin suya asla girme ve geri dön.

— Motor su çektiğinde kesinlikle yeniden marşa basma.

— Su seviyesi yükseliyorsa arabayı geride bırakıp hemen yüksek bir noktaya çık.

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-3.jpg

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-2.jpg

sel-suyundan-nasil-gecilmeli-1.jpg

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN