Almanya merkezli Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü, 2026 yılı ortasını kapsayan küresel fiyat araştırmasında İstanbul'daki standart bir randevu sepetinin faturasını 168 euro olarak kaydetti.
Nominal tutar bazında incelenen 28 Avrupa şehri arasında en hesaplı fatura İstanbul'da çıktı.
Ancak harcama miktarı kent sakinlerinin ortalama aylık net kazancıyla karşılaştırıldığında sıralama bütünüyle altüst oldu.
İstanbul'daki 168 euroluk tek bir buluşma sepeti, çalışanların ortalama aylık net maaşının yüzde 16,7'sini tüketti.
Bu oran İstanbul'u, Yunanistan'ın başkenti Atina'nın hemen peşinden gelire oranla Avrupa'nın en pahalı ikinci kenti konumuna getirdi.

FLÖRT SEPETİ, ÇALIŞANIN MAAŞININ YÜZDE 16'SINI ERİTİYOR
Araştırma kapsamında temel alınan Ucuz Randevu Endeksi, flört harcamalarını yalnızca buluşma anındaki tüketim kalemleriyle sınırlı tutmadı.
Hesaplama modeli buluşmaya hazırlık evresindeki giyim alışverişlerinden ulaşım giderlerine uzanan kapsamlı bir sepeti kapsadı.
Karşılaştırmalı endeks sepetinde şu kalemler yer aldı:
— 1 şişe sofra şarabı
— 1 adet kot pantolon
— 1 adet elbise
— 2 fincan kahve
— Orta ölçekli bir restoranda 2 kişilik akşam yemeği
— 2 adet sinema bileti
— 2 adet tek yön toplu taşıma bileti
— 5 kilometrelik taksi yolculuğu
Endeksteki harcama toplamı her randevuda birebir harcanacak kesin meblağı değil, kentler arasındaki tüketim gücünü ölçen standart bir sepeti yansıttı.
Fiyat verileri, kullanıcı paylaşımlarını derleyen küresel veri tabanı Numbeo platformunun 2026 yıl ortası kayıtlarından oluştu.
Resmi bir istatistik kurumu niteliği taşımayan Numbeo, verilerini kentlerde yaşayan kişilerin bildirimleriyle güncelledi.
CENEVRE'DE BULUŞMANIN FATURASI, İSTANBUL'U İKİYE KATLADI
İsviçre'nin Cenevre kenti 407 euroluk harcama tutarıyla listenin en tepesine oturdu.
Cenevre'yi 400 euroluk sepet tutarıyla komşusu Zürih takip etti.
Buna karşılık İstanbul, 168 euroluk toplamla incelenen 28 Avrupa kenti arasında nominal maliyetin en düşük kaldığı merkez oldu.
Cenevre'deki bir buluşmanın toplam harcaması, İstanbul'daki harcamanın iki katını geride bıraktı.
İncelenen 28 Avrupa şehrinde ortalama randevu maliyeti 270 euro seviyesinde seyretti.
Avrupa kıtasında öne çıkan kentlerdeki harcama tutarları şöyle sıralandı:
— Cenevre: 407 euro
— Zürih: 400 euro
— Londra: 317 euro
— Birmingham ve Edinburgh: 290 euro
— Milano: 278 euro
— Münih: 260 euro
— Berlin ve Frankfurt: 254 euro
— Madrid: 219 euro
— Barselona: 213 euro
— Roma: 195 euro
— İstanbul: 168 euro

DÜNYANIN EN PAHALI BULUŞMA LİSTESİNİ AVRUPA KUŞATTI
Dünya genelindeki sıralamada en pahalı 10 kentten 8'i Avrupa sınırları içinde.
Küresel listede ilk 20 basamağın 14'ünü, ilk 30 basamağın ise 20'sini Avrupa kentleri oluşturdu.
Avrupa dışındaki 41 kentin ortalama randevu sepeti 195 euroda kalırken, Avrupa ortalaması 270 euroya ulaştı.
Avrupa kıtası dışından en pahalı ilk 5 şehir arasına giren tek merkez, 365 euroluk tutarla dünya üçüncüsü olan Tel Aviv-Yafa oldu.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer kıtalardaki merkezlerde oluşan maliyetler şu şekilde gerçekleşti:
— Tel Aviv-Yafa: 365 euro
— New York: 308 euro
— Los Angeles: 288 euro
— San Francisco: 281 euro
— Sydney: 270 euro
— Amsterdam: 263 euro
— Dubai: 243 euro
— Singapur: 219 euro
— Hong Kong: 196 euro
— Seul: 163 euro
— Tokyo: 161 euro
Asya metropolleri Tokyo ve Seul, sırasıyla 161 ve 163 euroluk tutarlarla İstanbul'un da altında kalarak dikkat çekti.
GELİR VE MAAŞ DENGESİ, SIRALAMAYI TERSİNE ÇEVİRDİ
Katalog fiyatlarındaki düşüklük, harcamanın kentte yaşayanlar için kolay karşılanabilir olduğunu göstermiyor.
Sepet tutarının en yüksek çıktığı İsviçre kentleri, harcamanın aylık net gelire oranı incelendiğinde en rahat tabloyu sergiledi.
Zürih'te 400 euroluk buluşma faturası aylık net maaşın yalnızca yüzde 5,6'sını kapsadı.
Cenevre sakinleri 407 euroluk harcamayla net maaşlarının yüzde 6,4'ünü gözden çıkardı.
Randevu harcamalarının aylık net maaşa oranı diğer Avrupa merkezlerinde şu seviyelerde seyretti:
— Lüksemburg: Yüzde 6,6
— Amsterdam: Yüzde 6,7
— Frankfurt: Yüzde 7,2
— Budapeşte: Yüzde 15,6
— Lizbon: Yüzde 16,3
— İstanbul: Yüzde 16,7
— Atina: Yüzde 19,6
Listenin en başında yer alan Atina'da 222 euroluk sepet, 1.132 euroluk ortalama aylık net gelirin yüzde 19,6'sını götürdü.
İstanbul ise yüzde 16,7'lik oranla Atina'nın hemen arkasından gelerek Avrupa'nın bütçeyi en çok sarsan ikinci kenti oldu.
Araştırmada kullanılan veriler Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) kayıtlarıyla bazı farklılıklar barındırdı.
Numbeo kent bazlı tahmini maaşları dikkate alırken, Eurostat bekar ve çocuksuz bir çalışanın ülke genelindeki net kazancını temel aldı.
Eurostat'ın ülke geneli ortalamaları baz alındığında Atina'daki randevu maliyetinin gelire oranı 7,2 puan azalarak yüzde 12,4'e geriledi.
Aynı ulusal hesaplamada Lizbon'daki harcama oranı yüzde 16,3 seviyesinden yüzde 12,6 düzeyine indi.
Sonuçlar, tek başına etiket fiyatlarının değil, yerel alım gücünün yaşam standardını belirlediğini ortaya koydu.
Mutfaktaki korkunç fatura: 5 yıl önceki aynı market sepeti bugün 22 kat pahalıya doluyor
