1947 yılında Artvin’in Borçka ilçesinde dünyaya gelen Ali Galip Dayal, hayatının önemli bir bölümünü İstanbul’da geçirdi. Çalışma hayatının ardından emekli olan Dayal, yıllar sonra memleketine dönerek Güzelyurt’taki köy yaşamına yeniden başladı.
Yaz aylarında bahçesindeki fındıkları ve çayları topluyor, toprağı işliyor, ağaçlarla ve doğal malzemelerle uğraşıyor. Ancak onun yaptığı işler yalnızca günlük köy yaşamından ibaret değil.
Çocukluğunda imkânların kısıtlı olduğu dönemlerde oyuncaklarını ve çeşitli eşyalarını kendi imkânlarıyla yapan Dayal, bugün o yılların üretim kültürünü yeniden canlandırıyor. Ağaçtan, taştan, cevizden ve çevresinde bulduğu doğal malzemelerden çocukluğunda yaptığı oyuncakları yeniden üreterek sosyal medya hesaplarında paylaşıyor.
Bununla da sınırlı kalmıyor. Ahşaptan vurmalı bir çalgın olan kahon gibi çeşitli müzik aletleri ve; yanı sıra, kabak yapragından kaval ve düdük gibi farklı enstrümanlar yapıyor. Kırılan veya bozulan eşyaların nasıl alternatif yöntemlerle tamir edilebileceğini anlatıyor.
Bir ağacın nasıl yetiştirileceğinden bahçedeki mısırın ekilmesine, hasadından sofraya ulaşıp mısır ekmeğine dönüşmesine kadar doğal yaşamın farklı aşamalarını da kendi deneyimleri üzerinden aktarıyor.
Ali Galip Dayal’ın sosyal medya yolculuğu, oyuncu ve müzisyen oğlu Uğur Dayal’ın teşvikiyle başladı. Sosyal medyada “Yol Arkadaşım ve Ben” adıyla tanınan Uğur Dayal, babasının yıllardır sahip olduğu bilgi ve el becerisinin daha geniş kitlelere aktarılabileceğini düşünerek onu kamera karşısına geçmeye ikna etti.
İlk dönemlerde videolarını oğlu çekiyor, montajlarını da yine Uğur Dayal yapıyordu. Ancak zaman içinde Ali Galip Dayal yalnızca kamera karşısına geçmekle kalmadı; video çekmeyi, montaj yapmayı ve gerektiğinde videolarının üzerine kendi seslendirmesini eklemeyi de öğrendi.
BUGÜN BİRÇOK VİDEOSUNU KENDİ BAŞINA HAZIRLIYOR
Onu izleyenlerin ilgisini çeken yalnızca yaptığı işler değil, anlatım biçimi de oluyor. Doğal tavırları, hayat tecrübesi ve özellikle Artvin şivesi, videolarına kendine özgü ve samimi bir karakter kazandırıyor.
ÇOCUKLUĞUN ÜRETİM KÜLTÜRÜNÜ BUGÜNE TAŞIYOR
Dayal’ın içeriklerinin temelinde aslında unutulmaya yüz tutmuş bir yaşam biçimi bulunuyor: İmkânın az olduğu yerde çözüm üretmek.
Hazır alınan bir eşyanın yerine elde bulunan malzemelerle yenisini yapmak, bozulan bir şeyi hemen atmak yerine tamir etmek, toprağı işlemek, ağaç yetiştirmek, kendi yiyeceğini üretmek ve doğal malzemelerden oyuncak yapmak…
Dayal, çocukluğunda hayatın doğal bir parçası olan bu alışkanlıkları bugün sosyal medya aracılığıyla yeni nesillere aktarıyor.
Bu yönüyle içerikleri yalnızca eğlence amacı taşımıyor; aynı zamanda geçmişteki köy yaşamının, el işçiliğinin ve üretim kültürünün dijital ortamda kayıt altına alınmasını sağlıyor.
OĞLU UĞUR DAYAL İLE ORTAK İÇERİKLER
Ali Galip Dayal’ın sosyal medya yolculuğunda oğlu Uğur Dayal’ın önemli bir yeri bulunuyor. Ancak zaman içinde baba-oğul yalnızca içerik üretmeye değil, birlikte içeriklerin başrolünde yer almaya da başladı.
Sosyal medyada “Yol Arkadaşım ve Ben” adıyla tanınan Uğur Dayal ile yaptıkları ortak çalışmalar kısa sürede büyük ilgi gördü ve bazı videoları Türkiye’nin en fazla izlenen sosyal medya içerikleri arasına girdi.
Böylece yıllarca farklı kuşaklarda yaşayan baba-oğul, sosyal medya sayesinde ortak bir üretim alanında buluşmuş oldu.
Bugün Ali Galip Dayal’ın hikâyesi, yalnızca yaşlı bir insanın sosyal medyaya başlamasının hikâyesi değil. Aynı zamanda geçmişten gelen bilgi ve tecrübenin, yeni teknolojiler aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılmasının da dikkat çekici bir örneği.
ALİ GALİP DAYAL İLE RÖPORTAJ
“Sizi yeniden köye dönmeye iten ne oldu?”
Ali Galip Dayal:
Emekli olduktan sonra insan doğduğu yere daha çok özlem duyuyor. İstanbul’da uzun yıllar yaşadım ama insanın memleketi başka. Burada toprağa dokunuyorum, bahçeyle uğraşıyorum, fındığımı topluyorum, çayımı topluyorum. Kendi yaptığım işlerle vakit geçiriyorum. Köy hayatının insana verdiği başka bir huzur var.
“Çocukluğunuzda yaptığınız oyuncakları bugün yeniden yapıyorsunuz. Bunun sizin için anlamı nedir?”
Ali Galip Dayal:
Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi oyuncaklar yoktu. Elimizde ne varsa onunla bir şey yapardık. Ağaçtan, taştan, fındıktan… Bazen bir dal parçası bizim için oyuncak olurdu. Şimdi o günleri hatırlayıp yeniden yapıyorum. Hem çocukluğumu yaşıyorum hem de gençlere eskiden insanların nasıl üretim yaptığını göstermek istiyorum. Tabi şimdi teknoloji geliştiği çocukların oyun kültürü dijital ortamı aktarıldı bilgisayarlar tabletler cep telefonları gibi bugün bu çocukların bizim geçmişte oynadığımız oyuncaklarla oynaması mümkün değil ama düşündüğüm zaman benim videolarımın izlenmesi buna rağmen nasıl yüksek olabiliyor derseniz. Sanırım insanlar kendi çocukluklarından bir parça görünce maziye gidiyor ya da köy hayatını gördükleri zaman hayallerinde kendi köylerinde geçirdikleri zamanları yâdedip onları özlüyor sanki benimle birlikte o eski günlerini yeniden yaşamış gibi hissediyorlar illa Artvin’in bir köyü olmak zorunda değil Anadolu’nun herhangi bir köyünde bir çok ortak kültürü bir çok ortak oyun bir çok ortak anı var. Sanırım benim avantajım bu yaptığım şeyleri en doğal haliyle izleyeceği aktarmak.
“Ahşap enstrümanlar yapmanız da dikkat çekiyor. Bu merak nereden geliyor?” “Sosyal medyaya başlamanız nasıl oldu?”
Ali Galip Dayal:
El şiyle her zaman ilgim oldu. Bir şeyi hazır almak yerine kendim yapmayı seviyorum. Oğlum konservatuvar mezunu bir çok enstrüman çalıyor bir gün bana kajon diye bir enstrüman gösterdi bundan yapabilir miyiz baba dedi ben de baktım araştırdım yaptım. Hatta bir çok kajon (kahon) enstrümana akort edilemiyor bir de akort sistemi yaptım içine. Tabi bu enstrümanın tarihi özellikleri ve doğuşunu da araştırıp enstrümanla bir video çektim bu video sosyal medyada milyonlarca izlendi. Oğlum videolarımdaki bu izlenmeleri görünce baba artık sana düzenli ve sistemli bir şekilde video çekelim ben sana elimden geldiğince yardımcı olayım dedi ve öyle başladım
Ali Galip Dayal:
Oğlum Uğur söyledi. “Baba, senin yaptığın işler insanların ilgisini çeker, bunları paylaşalım” dedi. İlk başta pek anlamıyordum. O çekiyordu, montajını yapıyordu. Sonra ben de öğrenmeye başladım. Şimdi gerektiğinde kendim çekiyorum, montaj yapıyorum, seslendirme
yapıyorum.
“Artvin şiveniz videolarınızın en dikkat çeken özelliklerinden biri. Hiç değiştirmeyi düşündünüz mü?”
Ali Galip Dayal:
Karnınız aç ve bir an once doymak istiyorsunuz yemekler dolu ama elinizde çay kaşığı var. İşte benim içi şivesiz konusuşmak çay kaşığıyla yemek yemeye çalışmaya benzer. Çocuklarım benim yıllarca şîveyle konuştuğumun farkında değildi. Büyük kızım Deryanın Arkadaşları evimizde misafir oldukları zaman baban ne kadar güzel konuşuyor dedikleri zaman benim şiveli konuştuğumu anlamışlardı çocukken. Ben nasıl konuşuyorsam öyle konuşuyorum. İnsanlar da bunu seviyor. Ben başka biri gibi davranmaya çalışırsam zaten doğal olmaz. Benim konuşmam da, yaptığım işler de benim hayatım. Ağızlar şiveler ülkemizin rengarenk desen desen çiçekleri. Bence önemli olan nasıl anlattığımız değil neyi anlattığımız olmalı.
“Sadece yaptığınız şeyleri göstermiyor, aynı zamanda bozulan eşyaları tamir etmeyi de anlatıyorsunuz. Neden?”
Ali Galip Dayal:
Arabamın tamponu hasar görmüştü ve ufacık yedek parçası bulunamıyordu tamponu komple değiştirmeyi önermişlerdi bu da çok masraflı olacaktı biz eski insanlar biraz tutumlu olmayı severiz bu yüzden ben de tamponun arızasını piyasada olmayan o parçayı ahşap ile oyarak yapıp birleştirdim ve tampona takılışını video çekip gösterdim o videoda mesela çok fazla izlenmişti. Böylelikle hem masraftan kurtulmuş hem de içerik üretmiş oldum. Bir de yapabileceğimiz elimizden gelen bir şey olduğu zaman önce bu yolla çare bulmayı tercih
ederiz.
“Oğlunuz Uğur Dayal ile birlikte içerik üretmek nasıl bir duygu?”
Ali Galip Dayal:
Güzel bir şey. Baba-oğul birlikte bir şey üretmek güzel. O benim bilmediğim şeyleri öğretiyor, ben de ona bildiklerimi aktarıyorum. Birbirimizden öğreniyoruz. Bazen o beni kameraya alıyor, bazen ben kendi işimi kendim çekiyorum. Ama tabi onun sosyal medya dışında sanatla işleri de var yeni Şarkısı “Uyuyamıyorum” piyasaya çıktı (klibinde de bizleri oynattı) yoğun bir programı var o yüzden biz artık hayat ve bağ bahçe konusunda çok tecrübeli emekli öğretmen olan eşim Gülen hanımla birlikte içerik üretiyoruz o kamera arkasında çekimler yapıyor ben de kamera önünde anlatıyorum ve montajını yapıyorum.
“Sosyal medyada bu kadar ilgi göreceğinizi ilk başladığınızda tahmin ediyor muydunuz?”
Ali Galip Dayal:
Aslında ben sosyal medyada çok fazla izlenme niyetiyle yapmıyorum bu işleri bir nevi dijital ayak izimiz kalsın istiyordum bu dünyada.
“Bugün kendinizi bir sosyal medya fenomeni olarak görüyor musunuz?”
Ali Galip Dayal:
Ben kendimi fenomen olarak görmüyorum. Ben işimi yapan bir adamım. Bahçeme gidiyorum, bir şey yapıyorum, onu insanlara gösteriyorum. İnsanlar beğeniyorsa ne mutlu bana.
“Sizce gençlerin sizin anlattığınız geçmişten öğrenebileceği en önemli şey nedir?”
Ali Galip Dayal:
Genelde Gençler bana sormadıkları süreece fikir beyan etmem. Gençler modernleşen bu çağda zaten bilgiye çok çabuk ulaşabiliyorlar. Kısacası gençler bilir işini.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Röportaj için teşekkür ederim herkese sağlıklı günler dilerim.
