Back To Top
Vejetaryen: Aynı değilsek ötekileştiririz

Vejetaryen: Aynı değilsek ötekileştiririz

 - Son Güncelleme: 28.01.2017 Cumartesi 22:26
Vejetaryen: Aynı değilsek ötekileştiririz
- A +

2016 Man Booker Uluslararası Ödülü’nü kazanan ‘Vejetaryen’, birbiriyle etkileşimli üç farklı hikayeyi anlatan bir roman. Güney Koreli yazar Han Kang tarafından kaleme alınan kitap, ataerkil sistemde vejetaryen olan Yonğhe adlı kadını ve ona karşı tutumu anlatıyor.

ERKUT TEZERDİ

Vejetaryenin kelime anlamı: “Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan” demek. Peki bir kişi neden vejetaryen olur? Bunun sebepleri arasında dini, psikolojik, sağlık, yaşam tarzını değiştirme vs. sayılabilir. Güney Koreli yazar Han Kang, 2016 Man Booker Uluslararası Ödülü’nü kazanan ‘Vejetaryen’ romanında ise vejetaryenliği farklı bir üslupla yorumlayarak, üç hikayenin alt metnine ataerkil toplumsal baskı ve ötekileştirme kavramlarını yerleştiriyor. Romandan için edebi bir isyan tanımlaması yapılabilir. Konusu Seul’de geçen hikayelerin ilkinde ev hanımı Yonğhe, gördüğü bir kabus sonrası vejetaryen olmaya karar veriyor. Evden tüm hayvansal gıdaları poşet poşet atınca kocası başta olmak üzere en yakınlarının dahi ağır ithamları ve yaptırımlarına maruz kalıyor.

Romanın birinci öyküsünün adı Vejetaryen. Anlatıcı Yonğhe’nin eşi Conğ, eşinin hayvansal ürünler yemeyi bırakmasını resmen kendisine karşı alınmış bir tavır olarak görüyor. Bu nedenle ilk etapta karısına karşı çıkıyor. Yonğhe, eşine aşık değil. Onu yalnızca ihtiyaçlarını karşılayacak ve kendisine asla sorun teşkil etmeyecek biri gibi görüyor. Genel tutumu bir hayli bencilce. Karısının fikirlerinden hayata karşı duruşuna hiç umurunda değil! Otoritesinin sarsılmasını, rutinleştirdiği yaşamının bozulmasını istemiyor. Ancak Yonğhe kararından vazgeçmediği gibi veganlığa doğru uzanıyor; süt içmiyor, yumurta yemiyor, deri kıyafetler giymeyi reddediyor. Etçil Conğ için düzen altüst olunca konuya eşinin ailesi dahil oluyor: Zorla et yedirmeye çalışıyorlar. Bu, zorla dayatılmaya çalışılan kurallar demek! Fakat istenilen sonuç faciayla sonuçlanıyor.

İkinci hikaye Moğol Lekesi, Yonğhe’nin ablasının sanatçı eşine odaklanıyor. Üçüncü kişi ağzıyla ilerleyen hikaye, faciadan iki yol sonra yaşananları konu ediniyor. Enişte, video kolajları yapan biri. Sanat tutkunu. Ona göre Yonğhe en büyük sanat malzemesi. Çünkü doğum lekesi kendisini cezbediyor. Çekeceği videolarda lekeyi ön plana çıkarmak istiyor. Fakat bu durum tek taraflı aşka yelken açıyor. Eşine çaktırmadan Yonğhe ile gizlice buluşuyor. Ama her şey kontrolden çıkıyor. Sağlığı giderek bozulan, zayıflayan Yonğhe’den faydalanmaya çalışıyor. Romandaki ikinci öykü kadınlığın, modern dünyada sanatın pazarlanmasında önemli bir araca dönüştüğünü çarpıcı bir üslupla anlatıyor. Ayrıca sanatın öğretici ya da göstermeci ilkelerinden saparak işin içine bireysel duygular karıştırıldı mı metaya dönüşenler arasında sanatçıların da olduğuna dikkat çekiyor.

17-01/28/28kr2kapak.jpgHan Kang April Yayıncılık 160 sayfa 18 TL

Romanın son öyküsü Alev Ağacı’nın konusu, Yonğhe’nin kendisinden dört yaş büyük ablasının, kocasının gerçek hislerini öğrenmesinden sonraki aylarda geçiyor. Yonğhe hastaneye yatmış, bakıma muhtaç. Artık meyve-sebze bile yemiyor. Adeta güneş ışığıyla karnını doyuruyor. Bitkiye dönüşmek, doğaya karışmak istiyor; nefret kaynağından -kabul edemediği sistemden- uzaklaşmaya çalışıyor. Giderek daha da zayıflamış. Serumla gıda takviyesi yapılıyor. Güzellik salonu işleten zengin abla, bu duruma çok üzülüyor. Ailesi de yardım eli uzatmayınca iç döküşler başlıyor. Geçmişte yaşanan her şeyle yüzleşmeye çalışan abla, ataerkil düzenden nasibini alınca, ayakları üzerinde durmak istiyor. Kurtuluşu ise kardeşini hayata tutundurmakta görüyor...

KADINLARIN YAŞADIKLARINA SERT BİR GÖNDERME

‘Vejetaryen’, Güney Kore’nin saygın yönetmen ve senaristleri Kim Ki-duk ile Park Chan-wook filmlerinden fırlamışçasına bir olay örgüsüne ve anlatıma sahip. Her iki yönetmenin sanatından derin izler taşıdığı gibi göndermeler de yapıyor: Komik, üzücü, eleştirel, dramatik, yıkıcı. Hikayeler de toplumsal okuyucu kitlesi açısından eşitçi bir yaklaşım sergiliyor. Baz alınan kitle yalnızca kadınlar veya erkekler değil, genel hedefleniyor. ‘Vejetaryen’ aslında bir novella. Kitap uzun bir öykü gibi düşünülebilir. Uluslararası alanda birçok dile çevrilerek okuyucuyla buluşan yapıt, iç içe geçen üç post modern hikaye üzerinden, Güney Kore toplumu başta olmak üzere dünyanın geri kalanında baskıyla sindirilen, toplumsal hakları, hayat sevinci ve varoluş serüveni elinden alınan kadınların yaşadıklarına dair sert bir gönderme.

HAFTANIN KİTABI

17-01/28/28kr2haftaninkitabi.jpgİlber Ortaylı Seyahatnamesi İlber Ortaylı Kronik Kitap/288 sayfa / 22 TL

Tarihçiyle dünya turuna çıkıyoruz

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kaleme aldığı ‘İlber Ortaylı Seyahatnamesi’ni okuyarak Suriye, Ürdün, İsrail, İran, Azerbaycan, Rusya, Kırım, Özbekistan, Tuna, Bosna, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Macaristan, Romanya, Eski Avusturya, Yunanistan, İtalya, Malta, İspanya, Portekiz, Litvanya, Estonya, İsveç, Hindistan, Japonya ve Singapur’a seyahat edebilirsiniz. “Türkiye gibi önemli bir coğrafyayı ve tarih alanını öğrenmek için onun kuzeyindeki Güney Rusya ve Kafkasya, doğusundaki İran ve Hindistan, güneyindeki Suriye, Filistin ve Mezopotamya’nın yanı sıra Balkanları ve Akdeniz ülkelerini anlamak da kaçınılmazdır” diyen Ortaylı, çıktığı yolculuklardan önemli notları aktarıyor kitabında. Tarihçi olduğu için gittiği yerlerde gördüklerini tarihsel süreç içindeki değişimle aktarıyor okurlarına Ortaylı. Bu kitaptaki bilgilerin çoğunu turist rehberlerinden duymayacağınız kesin!

Ortaylı kaleme aldığı ülkelerin tarihine de değiniyor, çiftçiliğine de... Ülkelerdeki şehirleri ayrı ayrı başlıklarda anlatan Ortaylı’nın kitabı Suriye ile başlıyor. İran, Tahran, Tebriz ve İsfahan şehirleriyle ayrı ayrı anlatılıyor. İran’dan Azerbaycan’a gidiyor, Macaristan’dan Romanya’ya uzanıyor, İsveç’te bir şatodan anlatıyor, Yunan Adaları’nı bile gezdiriyor. Gittiği her yerde Osmanlı izlerinden de bahseden Ortaylı, okurlarına Louvre Müzesi ve British Museum’u da gezdiriyor.

YENİ ÇIKANLAR

17-01/28/28kr2yenicikan1.jpgKış Bebeği Murat Başaran Mihrabad Yayınları 152 sayfa / 10.99 TL

Bir erkek hayatını sorguluyor

Mihrabad Yayınları, Murat Başaran’ın iki kitabını birden yayımladı: ‘Kış Bebeği’ romanı ile ‘Eğer Seni Sevmeseydim’ denemesi.  ‘Kış Bebeği’nde işinden ayrılan, evliliği çatırdayan, kafasında çocukluğundan kalma çözümlenmemiş problemleri olan Yavuz’un hayatını okuyacaksınız. Başaran’ın ‘Eğer Seni Sevmeseydim’ adlı deneme kitabı ise ilk kez yayımlanıyor. Başaran bu çalışmasında üç farklı bölümde yazılar kaleme almış.

17-01/28/28kr2yenicikan2.jpgDijital Çağda Müslüman Kalmak Nazife Şişman İnsan Yayınları / 158 sayfa / 14 TL

Değişimle yapılan yüzleşme

Alo fetva hatları, online zekât mecraları, YouTube’dan yayınlanan vaazlar, zikirmatikler... Bu teknolojiler dinî ilmin, fıkhın, maneviyatın aktarılmasında kullanıldığında aslında ne oluyor? Nazife Şişman kitabında değişim ve dönüşümle yüzleşmeden, neyi nasıl yapacağımız konusunda bir netliğin hâsıl olmadığını söylüyor. Şişman tasvir olmadan tahlilin, tahlil olmadan da teklifin mümkün olmayacağını hatırda tutmaya çalışarak, okuyucuşu dijital kültürle yüzleşmeye davet ediyor.

ÇOK SATANLAR TÜRKİYE

17-01/28/28kr2turkiye.jpg

Huzursuzluk

Zülfü Livaneli

Homo Deus

Yuval Noah Harari

Olağanüstü Bir Gece

Stefan Zweig

Aeden - Bir Dünya Hikayesi

Akilah Azra Kohen

Kuşlar Yasına Gider

Hasan Ali Toptaş

* Çok satan kitaplar ‘idefix’, ‘kitapyurdu’, ‘D&R’ ve ‘babil’ listelerinden derlenmiştir.

İRLANDA

17-01/28/28kr2irlanda.jpg

My Life Goals Journal

Andrea Hayes

Lean in 15

Joe Wicks

Double Down:Diary of a Wimpy Kid

Jeff Kinney

Holding

Graham Norton

Commit!

Enda McNulty

* Writing.ie sitesinden alınmıştır.

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN