Van’da kalaycılık yapan ve mesleği devam ettiren son isimlerden olan İzzettin Şahin, 25 senedir büyük bir emek ve zahmetle bakır kapları tekrar kullanıma kazandırarak mesleğini yaşatıyor.

BAŞARANA KADAR 50 KERE DENEME YANILMA YOLUYLA YAPTI
Mesleğe merakı olduğunu ve kendi uğraşıyla işi öğrendiğini anlatan Şahin, "Kalaycımız vardı, Allah rahmet eylesin. Bakırları ona götürüyordum. Hem minnet ediyordu hem de parasını alıyordu. Ben de kızdım ve kendim bu işe başladım. Bir tavayı belki 50 kere deneme-yanılma yöntemiyle yaptım, ta ki başarıncaya kadar. Herkesin yapabileceği bir iş değil, herkes bu işi yapamaz. Hem sıkıntılı hem de zor bir meslek. Yaparken kolumu ve elimi birçok yerinden yaktım, yaralandım" ifadelerini kullandı.

“KALAYLI BAKARIN TADI BAŞKADIR”
Kalaylanmamış bakırın insan sağlığını tehdit ettiğini söyleyen Şahin, "Kalay yapılmamış bakır tehlikelidir tabii, insanı zehirleyebilir. Ama kalaylı bakırın tadı da başkadır. Gerek yemeği gerekse çayı çok güzel olur. Çok sağlıklı bir üründür bu kalay. Kalaylı bakır çok fazla ısı da istemiyor. Şimdi bu tabağın altına bir tane çakmak yak, her tarafı aynı ısıyı alır. Ama çelik öyle değil. Kimse kendine güvenip de bu işe atlamıyor. Zor bir meslek. Çıraklar da dayanmıyor. Kapıdan bakıp geri dönüyor" dedi.
Kalaylanma öncesi temizliğin zahmetli olduğuna değinen Şahin, bir tabağı kalaylamanın 15 dakikasını aldığını ifade ederek, "Bize getirilen bir bakır eğer eskimişse, kirliyse veya yağlıysa onun bir ilacı var. İlaca koyuyoruz ve bir iki saat ilaçta kalıyor. Ondan sonra bir tel fırça yardımıyla kirini alıyoruz, temizliyoruz. Daha sonra kalaylama işlemine geçiyoruz. Kalayladıktan sonra zaten işlem tamamlanıyor. Normalde bir tabak yaklaşık 15 dakikamızı alıyor" şeklinde konuştu.
