Konya’nın Çumra ilçesindeki Çatalhöyük’te devam eden arkeolojik kazılarda, “ölüler evi” olarak adlandırılan yapının bitişiğinde en büyüğü 6 aylık olan 8 bebeğe ait iskelet bulundu.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve Neolitik dönemde yaklaşık 8 bin kişinin bir arada yaşadığı Doğu Çatalhöyük’te 1961’de başlayan kazı çalışmaları sürüyor.

Neolitik Doğu Çatalhöyük’ün “Doğu Alan” olarak adlandırılan bölümünde yapılan çalışmalarda, açık bir alanın çevresinde konumlandırılan yapılardan birinde 18 insan gömüsü tespit edildi. Bu nedenle yapı, araştırmacılar tarafından “ölüler evi” olarak adlandırıldı.
Polonya’daki Adam Mickiewicz Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi Öğretim Üyesi ve Doğu Çatalhöyük Doğu Alan Sorumlusu Prof. Arkadiusz Marciniak ile antropologlar, yerleşimin son dönemlerinde yaşananları ortaya çıkarmak amacıyla bölgedeki yapılar ve gömüler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

DOĞU VE BATI HÖYÜK’TE KAZILAR DEVAM EDİYOR
Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Ali Ozan, çalışmaların MÖ 6 bin yılına geçiş sürecinin öncesi ve sonrasını kapsayan birkaç yüzyıllık döneme yoğunlaştığını belirtti.
Doğu Çatalhöyük’ün 1000 yıldan uzun süre yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade eden Ozan, erken ve orta dönemlere kıyasla yerleşimin son evrelerinde mimari ve yerleşim düzeninde farklı uygulama ve geleneklerin ortaya çıktığını kaydetti.

Batı Höyük’te MÖ yaklaşık 6000 yıllarında başlayan Erken Kalkolitik döneme yönelik de çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ozan, şöyle konuştu:
“Bu kapsamda Doğu Höyük’ün Doğu Alanı’nda birkaç yıl önce başlayan çalışmalarımız halen devam etmektedir. Bir diğer çalışmamızı ise Batı Höyük’ün kuzeydoğu kesiminde yürütmekteyiz.”
“ÖLÜLER EVİ”NİN YANINDA 8 BEBEK İSKELETİ BULUNDU
Geçen yıl kazı alanında günlük kullanım amacı taşımadığı değerlendirilen bir yapı kompleksiyle karşılaştıklarını belirten Ozan, burada 18 gömünün yanı sıra olası bir ritüel yapısı ve 8 bebeğe ait iskeletin tespit edildiğini söyledi.

Ozan, buluntulara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Burada gördüğümüz, içindeki buluntulardan ve gömülerden anladığımız kadarıyla günlük olarak kullanılmayan bir yapı kompleksi karşımıza çıkıyor. Ortada bir avlu etrafına yerleştirilmiş olan, içindeki hücrelerde 18 gömüden dolayı ‘ölüler evi’ olarak isimlendirdiğimiz bir yapı. Bu yapının çevresinde yer aldığı açık alanın hemen karşısında ise platformlar, duvar bezemeleri, boynuz yerleştirmeleri ile kilden yapılmış duvar kabartmalarından anladığımız kadarıyla belki bir ‘ritüel yapısı’ var. Aynı yapının hemen bitişiğinde en büyüğü 6 aylık olan 8 bebek iskeleti bulundu. Antropologlarımız ve arkeologlarımız, yerleşimin son evrelerinde neler yaşandığını anlamak amacıyla bu bebek gömüleri ve arkeolojik bağlam üzerinde çalışmaktadır.”
Antropoloji uzmanlarının incelemelerinde iskeletlerin bebeklere ait olduğu belirlenirken, yaklaşık yaşları da tespit edildi.

DOĞU HÖYÜK DAHA SONRA TAMAMEN TERK EDİLDİ
Kazıların gerçekleştirildiği alanın MÖ yaklaşık 6250’li yıllarda yerleşime açıldığını bildiren Ozan, Doğu ve Batı Höyük’teki yaşamın bir süre aynı döneme denk geldiğini belirtti.
Ozan, yerleşim sürecine ilişkin, “MÖ yaklaşık 6250 yıllarında başlayan bu yerleşimdeki yaşam, bir süre sonra karşı tarafta yer alan Batı Höyük ile kısa bir dönem kesişmiştir. Daha sonra Doğu Höyük tamamen terk edilmiş ve yerleşim yalnızca Batı Höyük’te devam etmiştir.” ifadelerini kullandı.
