Mevlana İdris Zengin’in adı Hatay Kırıkhan’da kız öğrenci yurdunda yaşayacak: ‘Biz bu yurda gönül verdik’

Mevlana İdris Zengin’in adı Hatay Kırıkhan’da kız öğrenci yurdunda yaşayacak: ‘Biz bu yurda  gönül verdik’

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da 'Rindan' ekibinin vefasıyla hayata geçen Kırıkhan Mevlana İdris Kız Öğrenci Yurdu, duygu yüklü bir törenle açıldı. Merhum yazarımızın dostlarını ve Kırıkhanlıları bir araya getiren açılışta, projeyi sırtlayan isimlerden Mükremin Atmaca "Mevlana olsa 'Ne gerek var' derdi ama biz bu yurda gönül verdik" sözleriyle ifade ederken, Alper Kanca ise "Bu bir kardeşlik göreviydi, artık gözümüz arkada kalmaz" diyerek dayanışmanın altını çizdi.

Mevlana İdris Zengin... Karar yazarımız, sayfamda sayısız yazısını yayımladığım, edebiyat sanat dünyamızda kimimizin dostu, kimimizin kardeşi, kiminin ağabeyi, mahallemizin o zarif kalemiydi. Beyefendi şahsiyetiyle gönüllerimizde derin izler bıraktı. Bazı insanlar vardır; bir camianın tuğlalarının harcı gibidirler. Bizi buluşturan değerdir onlar. Mevlana Ağabey’in de en önemli özelliklerinden biri dostlarını bir araya getirmesi, tanış kılmasıydı. Şimdi, vefatından yıllar sonra bütün dostlarını Hatay Kırıkhan’da bir kez daha bir araya getirdi. İstanbul’dan, Ankara’dan 40’ı aşkın dostu bu açılış için kimi arabasıyla yollara düştü; kimi uçağa atlayıp Hatay'a geldi. Şimdilerde ‘Kahve’ olarak bilinen Rindan ekibinin öncülüğünde adına yaptırılan kız yurdunun bahçesinde birleştirdi bizi. Açılışta hem hüzün hem sevinç vardı; dostluğun kıymetini bütünüyle idrak ettiğimiz o nadir anlardan biriydi.

r1.jpg

‘İNSAN BİRBİRİNE DOYAMADAN GİDİYOR’

‘Kırıkhan'da gerçekleşen Mevlana İdris Kız Öğrenci Yurdu'nun açılış töreninde bu işi göğüsleyen isimler, önde gelen bağışçılar Alper Kanca, Mükremin Atmaca, Faruk Boyacıoğlu oradaydı. Mükremin Atmaca'nın sözleri aslında hislerimizin tercümanıydı: "İyi ki geldiniz. Ne iyi ettiniz. Mevlana olsa 'Ne gerek var bu kadar insana, kendi aramızda hallederdik' derdi. Çok acayip bir şey oldu, insan ağlamak istiyor. Ahbaplığımız uzun sürdü ama insan birbirine doyamadan gidiyor. Şiirinde 'En son ölüm gelir, ona da erken deriz' diyor zaten." Atmaca, yurdun gönüllülük esasıyla iki yılda bittiğini belirtip, “Biz bu yurda gönül verdik” dedi. Atmaca, yurdun yapım sürecinde desteklerini esirgemeyen Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlara ve özellikle yurda bir bilgisayar laboratuvarı bağışlama sözüveren Telekom Genel Müdürü Ebubekir Şahin’e teşekkür etti. Atmaca’nın "Mevlana Maraşlı, ben Sivaslı, Alper Bey Trabzonlu ama Kırıkhan'da buluştuk, nasip..." sözleri günün özeti gibiydi.

r2.jpg

‘KIRIKHANLILARA ŞÜKRAN BORCUMUZ VARDI’

Hayırsever iş insanı Alper Kanca ise bu anı birkaç yıldır beklediklerini belirterek hikâyenin nasıl başladığını anlattı: "Hiçbirimizin Hatay ile en ufak bir ilgisi yok. Tabii ki bu bir kardeşlik, sorumluluk gereği. Depremden hemen sonra ramazanda bölgeye gelmek istedik. 40 yıldır bu arkadaş grubunu kaybetmedik. Kırıkhan'a geldiğimizde, hiç tanımadığımız insanlarla aynı çadırda kaldık, yemeğimizi paylaştık. Dönünce 'Öyle bir şey yapmalıyız ki kalıcı olmalı ve bu insanlara şükranımızı belirtmeliyiz' dedik. Singapur'dan Amerika'ya kadar küçük küçük bağışlar geldi. Mevlana İdris de bizim aynı kahve geleneğinden arkadaşımız. Çocuklar ve gençler için kitaplar yazdı. Bu ismi vermek bizim için büyük bir gurur. Kalabalığa bakıyorum, gözüm arkada kalmaz diye düşündüm, çok sağ olun."

r3.jpg

‘BU MİLLETİN DERTLERİYLE DERTLENDİ’

Törende geniş bir protokol katılımı vardı ancak konuşmalarda alışıldık siyasi söylemler yerini Mevlana İdris'e duyulan özleme bırakmıştı. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, "Mevlana beyi tanıyamadım, mekânı cennet olsun. İyi bir insan ki bugün arkadaşları Türkiye'nin en güneyinde böyle bir hayrı hayata geçirmişler" dedi. Hatay Valisi Mustafa Masatlı edebiyat dünyasında iz bırakan Mevlana İdris adının yaşatılmasının önemine değinerek hayırseverlere teşekkür etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ise "Mevlana 'Bir çöl tanesiyim ama çölün derdini taşıyorum' derdi. Ne kadar hamiyetperver olduğunu, bu milletin dertleriyle dertlendiğini biliyoruz" sözleriyle andı usta kalemi.

r4.jpg

‘SİZİN İÇİNİZDEN DE MEVLANA’LAR ÇIKACAK’

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala'nın, öğrenci kızlara hitaben yaptığı konuşma sie oldukça duygusaldı: "1980’den beri Erenler’den başlıyor şimdi 'kahve' dedikleri, oralar kıraathane, bütün dünyanın dertlerinin konuşulduğu yerlerdi. İşte o dostlar burada. Yirrmi yıldır görmediğim arkadaşlar da var. Bizi bir araya getiren kim? Mevlana İdris. İşte şimdi sizin içinizden de böyle insanlar çıkacak. Dost dost için ne yapıyorsa doğru yapar, işte bu kardeşlerimiz de dostlarını vefat ettikten sonra unutmadılar. Vefatından birkaç ay önce Meclis'in bahçesinde karşılaştım, bilsem ki son görüşmemiz, onu o gün bırakır mıydım..." Ala, konuşmasının ardından Hatay'da kendisine hediye edilen bir hat levhasını da yurda bağışladı.

r6.jpg

‘ONUN MEZARINI ARTIK BURADAKİ KIZLARIMIZIN GÖNÜLLERİNDE ARAYACAĞIZ’

Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise yurdun Kırıkhan'ın tarihi ‘han’ misyonuna uygun bir hayrat olduğunu belirterek, Mevlana İdris'le İstanbul Hukuk'tan uzanan dostluğunu hatırlattı: "Hukuk mesleği ile iştigal etmedi, kendini kelimelere, şiire, masallara ve çocuklara adadı. Mevlana'nın yazdığı her metin ona aitti, üslubu kendiydi. Bu yurtta kalacak olan kız öğrencilere ilhamla söylüyorum; Mevlana bir başkasının metnini yazmazdı, işte siz de hayatınızın metnini kendiniz yazın. Kendi senaryonuzu kendi oluşturduğunuz kalıplarla yazın. Mevlana'nın adaşı 'Benim mezarımı yerde aramayın, benim mezarım ariflerin gönlündedir' diyor. Mevlana İdris'in mezarı Eyüp'te ama onun mezarını buradaki kızlarımızın zihinlerinde, gönüllerinde de arayacağız artık."

r7.jpg

AİLESİ DE AÇILIŞ TÖRENİNDEYDİ

Merhumun oğlu Behram, kardeşleri Saliha, Salih, Ayşe, Necmettin ve İskender'in de yer aldığı duygu yüklü törende, Mevlana İdris’in hayatını ve zarif dünyasını anlatan özel bir sinevizyon gösterimi de yapıldı. Açılış heyecanına Kırıkhan halkı ve halihazırda bu yuvada kalan kız öğrenciler de ortak oldu. Törenin sonunda, bu anlamlı projeye omuz veren hayırseverlere ve emek sahiplerine protokol tarafından teşekkür plaketleri takdim edildi. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk hayırsever Muhammet Eşbah’a; Milletvekili Hüseyin Yayman Ebubekir Şahin’e; Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal hayırsever Fikret Bey'e; Hatay Valisi Mustafa Masatlı Zekeriya Çelik’e; Efkan Ala Mükremin Atmaca’ya; Mustafa Şentop ise Alper Kanca ve projenin koordinatörü Bayram Çiçek’e plaketlerini sunarak bu büyük vefanın altını bir kez daha çizdiler.

r8.jpg

PROJENİN PERDE ARKASI: GEÇİCİ KONUTTAN, KALICI YURDA

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgeye ulaşan yardımların ötesinde kalıcı bir çözüm arayan ve çoğu Hataylı olmayan İstanbullu bir grup gönüllünün girişimiyle başladı bu hikâye. Başlangıçta ‘Depremzede için geçici konut, öğrenci için kalıcı yurt’ fikriyle yola çıkılsa da yerel yöneticilerin acil talebiyle proje doğrudan öğrenci yurduna dönüştürüldü. Kırıkhan Meslek Yüksekokulu'nun 1500 öğrencisi olmasına rağmen ilçede hiç yurt bulunmaması yer seçiminde belirleyici oldu. ‘Yapısal Çelik Bina’ teknolojisiyle inşa edilen binanın imalatının yüzde 70'i fabrika ortamında tamamlanarak sahada monte edildi ve böylece bölgedeki sarsıntılara karşı tam güvenlik sağlandı. 653 metrekare taban, 3.265 metrekare toplam kullanım alanına sahip 200 kapasiteli yurt, 2025 yılı sonbaharında KYK'ya teslim edilerek 198 kız öğrenciyle hizmete girdi. Alper Kanca, Faruk Boyacıoğlu, Mükremin Atmaca ve Günhan Karakullukçu öncülüğünde, Bayram Çiçek, Zekeriya Çelik ve Vedat Pehlivan’ın icra grubunda yer aldığı projeye bireysel olarak Ahmed Said Dizman, Albert Saydam, Ali ve Gamze Özbudak, Ali Ürey, Haşmet Ozan Güner, Kemal Sayar, Mehmet Dudaroğlu, Mehmet Temur, Ömer Onay, Saadet Demir, Ümit Demirbağ, Zeki Yazıcı ve Yusuf Özaslan bağışlarıyla can verdi.

r9.jpg

DOSTLARININ GÖZÜNDEN: RUHANİYETİNİ TEKAMÜLE ERDİREN BİR YURT

Açılış sonrası merhumun ailesi ve dostlarıyla da sohbet ettim, duygularını şu sözlerle ifade ettiler:

H.SALİH ZENGİN: Mevlana’nın ruhuna, zarafetine, yaşayış tarzına uygun bir şey oldu. O hep çocuklar, gençler için vardı zaten, kelimeler inşa etti. Şimdi kız çocukları kendi kelimelerini kurarak buradan hayata atılacaklar. Mevlana’nın o ruhaniyetini, nezaketini, şairliğini, yazarlığını, düşüncesini bir anlamda tekamüle erdiren bir yurt oldu bu. Emeği geçen dostlarına sonsuz teşekkür ediyorum, büyük bir alicenaplık gösterdiler. Mevlana burada olsa istemezdi mutlaka; bir kenarda durur 'Ne yapıyor bunlar, hadi güzel bir yer buldum gidip çay içelim' derdi. Fatihalar ruhuna gitsin; burada okuyan çocuklar onu andıkça, kitaplarını okudukça, dualarını gönderdikçe adı yaşayacak inşallah.

ŞABAN ABAK: Çok duyguluyum. Mevlana arkadaşımızın adına depremzedeler ve kız öğrencilerimiz için bir yurt yapmış olmaları, bunu bizzat kendi ceplerinden karşılayarak inşa etmeleri örnek bir davranış. Böyle arkadaşlarım, dostlarım olduğu için kendi adıma da mutluluk duydum. Başta Alper Kanca, Mükremin Atmaca, Zekeriya Çelik, Faruk Boyacıoğlu, Muhammet Eşbah ve organizasyonu yürüten Bayram Çiçek olmak üzere hepsinin büyük katkısı var. Allah ecrini nasip etsin.

r11.jpg

YUSUF ZİYA CÖMERT: Mevlana bugün burada olsa bana öyle geliyor ki çok sıkılırdı. Çünkü çok yoğun protokol vardı. İnsanların resmi protokol sırasına göre basamak basamak sayılıyor olmasından muhtemelen rahatsız olurdu benim tanıdığım Mevlana. O son derece doğal, hayatı resmileştiren tiplerin yanında beton blokların arasında gül gibi açan bir adamdı; öyle bir tabiatı vardı. Şimdi bizim yaptığımız da hayatın bir gerçeği ama... Arkadaşlarımızın vefası... 'Ruhuna gitsin, ölmüşlerinin, ananın babanın canına değsin' derler ya; Mevlana’nın ruhuna gitsin bu yapılan hizmet, katkıda bulunanlardan Allah razı olsun.

ERTUĞRUL FINDIK: Çok duyguluyuz, Mevlana abimizi özlediğimizi fark ettik. Mevlana abinin hiç ilgisinin olmadığı bir yerde adının yaşıyor olması tam onun stiline uygun bir durum aslında. Dostları, ailesi burada... Dünya boş ama işte dostlarla güzel.

r10.jpg

M.LUTFİ ŞEN: İkimiz de hukuktan sanata geçiş yapmıştık. İBB’de birlikteydik, çok mesaimiz vardı; dolayısıyla çok derin bir boşluk bıraktı gerisinde. Ama bugün burada, bu gençleri ve dostları görünce o boşluğun dolduğunu hissettim. Mevlana çok yönlüydü; benim için en önemli tarafı çok güzel çay yapması ve çok güzel şarkı söylemesiydi. Bana İlesam’da, Avni Anıl’ın söylemesi çok zor olan 'Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un' şarkısını söylemişti. O tadı burada tekrar aldım. İnsanın vefatından sonra bu kadar güzel bir eser bırakması Mevlana’ya nasip oldu. Mevlana’nın ölmediğini, yaşamaya devam ettiğini gördük.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN