Herkes Pazar yerinde toplanmış ama küçük çocuklar ne itişiyorlar ne gülüşüyorlar. Ortadaki ağacın gövdesine de tuhaf izler var. Bir an için çocuklarla ağacın gövdesinde birçok ortak şey buluyorum. Döne döne yukarıya doğru kıvrılan ağaç eskimiş, yıpranmış bedeninde derin çatlaklar ve çizikler. Hayli yaşlı olduğu hissediliyor. Çocuklar da öyle. . . daha çocuklar ama eskimişler, onların da yüzlerinde çok eskilerden kalmış derin çatlaklar ve çizikler.
Öndeki iki çocuğun çevresinde kim bilir hangi zamandan kalma kurumuş yemek artıkları var. Babalık içgüdüsüyle onları silmek geçiyor içimden. Fakat artıklar ağızlara öyle kök salmış ki silmeye kalkmak için onları bıçakla kazımak gerekir sanki. Bunu gerçek olmayan bir dünyada bilgisayar üzerinden yapabilirim ama hiç anlamı yok. Bu silme düşüncesi zihnimde belirdikten beri ne zaman bu fotoğrafa baksam gözüm sağdaki çocuğun ağızındaki lekeye takılıyor. Bir kötülüğe tanıklık etmenin suçluluğunu yaşıyorum için için. Keşke incitmeden ebediyen silebilsek o derin çatlakları...
