UNESCO Dünya Mirası Selimiye Camii’nin kubbesindeki tarihi tezyinatı ‘hayali bir tasarıma’ kurban edilmekten kurtaran hukuk mücadelesinde üst mahkeme son noktayı koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Edirne İdare Mahkemesi’nin iptal kararına karşı yaptığı istinaf başvurusu, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesi tarafından oy birliğiyle reddedildi. Daire, idarenin başvurusunu usul ve hukuka aykırı bularak Selimiye’nin kubbesindeki tescilli kalem işi tezyinatın silinmesi girişimlerine yargı kanadından nihai mührü bastı.
İDARE NE İDDİA ETTİ, YARGI NE YANIT VERDİ?
Kamuoyunun KARAR’ın 5 Eylül’den itibaren gündeme taşıdığı haberlerle takip ettiği süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne İdare Mahkemesi’nin kararına karşı dikkat çekici iddialarla istinaf yoluna gitmişti. Bakanlık dilekçesinde; mahkeme kararında imzası bulunan ICOMOS Türkiye Milli Komitesi’nin görüşünün karara esas alınamayacağını, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini öne sürdü. Yüksek Kurul onaylı ‘korsan projenin’ uluslararası düzenlemelere uygun olduğunu savunan idare, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı ve davacının ehliyetsiz olduğu iddialarıyla iptal hükmünün kaldırılmasını talep etti.

İstinaf Mahkemesi ise Bakanlığın tüm bu iddialarını boş çıkardı. Gerekçeli kararda, Yüksek Kurul kararları doğrultusunda hazırlanan restorasyon projelerinde ‘hukuka uyarlık bulunmadığı’ yönündeki yerel mahkeme tespiti onaylandı. İstinaf Dairesi, dosyadaki bilgi ve belgeleri inceleyerek idarenin itiraz gerekçelerini ‘mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı’ tespitiyle reddetti ve yerel mahkemenin kararını aynen onayladı.
MİSAR SİNAN’IN MİRASINA ADIM ADIM SAVUNMA
Selimiye Camii Restorasyon Bilim Kurulu’nun Venedik Tüzüğü ve evrensel koruma ilkelerine dayanarak üç kez reddettiği ‘yeni tezyinat projesi’, idarenin kurduğu Selimiye Tahkik ve Tetkik Heyeti üzerinden uygulanmak istenmişti. KARAR’ın ‘Selimiye Kubbesi Skandalı’ başlığı altında yürüttüğü kararlı yayıncılık ve koruma uzmanlarının itirazları sonucunda konu yargıya taşınmıştı. Edirne İdare Mahkemesi’nin kararlarının ardından sürecin Bölge İdare Mahkemesi tarafından da oy birliğiyle onaylanmasıyla, idarenin ‘korsan proje’ üzerindeki hukuki ısrarı üst mahkemenin duvarına çarpmış oldu.
BAKAN AÇILIŞTA ‘BİLİM KURULU REHBERLİĞİ’Nİ VURGULAMIŞTI
Dava süreci İstinaf Mahkemesi’nde sürerken Ramazan ayında ibadete açılan Selimiye Camii’nin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yargı süreçlerine ve tezyinat tartışmalarına doğrudan değinmekten kaçındı. Kubbedeki çalışmalara dair, “Kubbe tezyinatı konusunda ortaya çıkan farklı görüşler UNESCO normları ve tescil hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiş, bilimsel esaslar çerçevesinde mevcut, tescilli motiflerin korunması yönünde karar alınmıştır” ifadelerini kullanan Ersoy’un bu sözleri, idarenin yargı kararları ve uzman direnci karşısında reddedilen projeden vazgeçmek zorunda kaldığının dolaylı itirafı olarak değerlendirildi
REKOR REDDİYAT: BİLİM VE YARGI TAM 8 KEZ ‘HAYIR’ DEDİ
Selimiye Camii’nin ana kubbesindeki tarihi tezyinatı silmeyi hedefleyen proje, koruma ve yargı tarihinde emsali az görülen bir reddiyat bilançosuna ulaştı. Selimiye Tahkik ve Tetkik Heyeti tarafından dayatılan ve bilimsel veriden yoksun olduğu uzmanlarca vurgulanan ‘korsan proje’; Selimiye Camii Restorasyon Bilim Kurulu tarafından farklı tarihlerde tam üç kez, Edirne İdare Mahkemesi bünyesindeki ara kararlar ve iptal hükümleriyle dört kez ve son olarak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesi tarafından bir kez olmak üzere toplam 8 kez reddedildi. Bilim insanlarının ve yargı organlarının ezici çoğunlukla ve oy birliğiyle verdiği bu kararlar, eserin özgün katmanlarının korunmasının yasal ve bilimsel bir zorunluluk olduğunu bir kez daha belgeledi.
