Paşinyan: Türkleri Viyana önlerinde görebilirsiniz

Paşinyan: Türkleri Viyana önlerinde görebilirsiniz

Alman basınına konuşan Ermenistan Başbakanı Paşinyan'ın yaşanan kayıplardan yorgun ve uykusuz olduğu gözlenirken, "Uluslararası toplum müdahale etmezse Avrupa Türkiye'yi Viyana yakınlarında beklemeli" iddiasında bulundu.

Azerbaycan ordusu karşısında Dağlık Karabağ'da tutunamayan Ermenistan, çareyi Batılı ülkelerden bekliyor. Alman Bild Gazetesi'nden Paul Ronzheimer 'in sorularını yanıtlayan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Türkiye’yi “sözde soykırım” ile suçladı. Bild Gazetesi Muhabiri Ronzheimer, görüşmenin Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Başbakanlık resmi konutunda gerçekleştiğini ve görüşme boyunca Başbakan Paşinyan‘ın gergin ve uykusuz olduğunu, cepheden gelen kayıplarla alakalı tedirgin olduğunu ifade etti.

Nikol Paşinyan "Dağlık Karabağ, uluslararası hukuka göre Azerbaycan'a aittir, ancak bölgede çoğunlukla Ermeniler yaşamaktadır. BM ve AGİT 1992'den beri arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Şimdi durum tamamen tırmandı çünkü Azerbaycan, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteğiyle bölgeyi yeniden ele geçirmek istiyor" ifadelerini kullandı.

Paşinyan, “Dünya Ermenistan yerine Donald Trump ve onun korona enfeksiyonundan bahsediyor - bu sizi rahatsız ediyor mu” sorusuna, “Bölgemizde yaşanan olayların uluslararası toplumdan yeterince ilgi gördüğünü düşünüyorum. Belki de bunun nedeni Suriye'den paralı askerlerin ve teröristlerin Dağlık Karabağ sorun bölgesinde ortaya çıkmasıdır" ifadelerini kullandı. Bunu nasıl bildiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Paşinyan, “Türkiye tarafından Dağlık Karabağ ve Ermenistan'a karşı Azerbaycan tarafında savaşmak için kiralık savaşçılar nakledildi. Sanırım şimdi bu durumda artık sadece yerel bir güvenlik sorunu değil. Küresel gündemin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü burada olanlar uluslararası olarak üç nedenden dolayı önemlidir. Birincisi, dediğim gibi, Suriye'den teröristler Dağlık Karabağ ve Ermenistan ile savaşmak için Türkiye tarafından kiralanmakta ve taşınmaktadır. İkincisi, Türk ordusu bu sürece dahil oluyor. Bu, Türkiye'nin bu bölgelerde yaptığı gibi, Akdeniz, Orta Doğu ve Libya'daki diğer faaliyetleri de kapsıyor” dedi. Paşinyan, üçüncü önemli nedenin 100 yılın ardından Türkiye'nin 1915 sonbaharında “sözde Ermeni soykırımını” sürdürmek için Güney Kafkasya bölgesine döndüğüne inandığını iddia etti.

"GARİP BİR İDDİA"

Dağlık Karabağ’ın uluslararası hukuk açısından ve BM’nin de kabul ettiği üzere Azerbaycan'a ait olduğuna ilişkin soruyu yanıtlayan Paşinyan, “Bu gerçekten garip bir iddia. Tarihsel olarak Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi, Sovyetler Birliği'nin kurulduğu sırada Azerbaycan'ın bir parçası oldu. Bu, Sovyetler Birliği kurulduğunda Stalin'in keyfi bir kararının sonucuydu. Sovyetler Birliği'nin çöktüğü zamana geri dönersek, Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanması gibi, aynı şekilde Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi'nin de bağımsız hale geldiğini görebiliriz. Bu, Sovyetler Birliği'nin mevcut yasalarına ve anayasasına uygun olarak yapıldı. Öyleyse, Azerbaycan Sovyetler Birliği'nden nasıl bağımsız olabilir ama Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi olamaz? Pek çok insan Sovyetler Birliği'nin artık var olmadığını iddia edebilirdi. Peki, Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi bağımsızlığına kavuştuğunda Sovyet Azerbaycan'ı da yoktu. Yani Dağlık Karabağ Azerbaycan'ın bir parçasıysa, o zaman Azerbaycan Sovyetler Birliği'ne aittir" açıklamasını yaptı.

"RUSYA'NIN HANGİ DURUMLARDA MÜDAHALE EDEBİLECEĞİ AÇIK"

Paşinyan, Alman gazetecinin “Rus ordusu size yardım edebilir mi” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“102 Nolu Rus askeri üssü Ermenistan'da. Ortak bir hava savunma sistemimiz var. Bu sistemle ilgili antlaşma, bu silahlı kuvvetlerin hangi durumlarda Ermenistan'ın güvenliği için de kullanılabileceğini çok açık bir şekilde belirtiyor. Kontrat belli davaları şart koşuyor. Bu davaların ortaya çıkması halinde Rusya'nın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getireceğinden eminim.”

Paşinyan, “Erdoğan ile barış müzakerelerini hayal edebiliyor musunuz” sorusuna ise, “Olanları terör saldırısı olarak sınıflandırıyorum. Ve bir terör saldırısı gerçekleştiğinde, her ülke için birinci öncelik elbette kendi güvenliğini savunmak ve ona göre hareket etmektir. Şu anda meşgulüz” yanıtını verdi.

PAŞİNYAN'DAN İTİRAF: AYNI TEKNOLOJİYE SAHİP DEĞİLİZ

Paşinyan "Azerbaycan'ın kullandığı yüksek teknolojili silahlara karşı bir şansınız var mı" sorusuna ise itiraf gibi bir yanıt verdi. Nikol Paşinyan, “Ermenistan'ın ve Ermeni halkının kendilerini savunmaya kararlı olduğuna inanıyorum. Kendi ürettiğimiz yüksek teknoloji ekipmanlarımız var. Aynı kapasiteye sahip olmayabiliriz. Ancak bu teknolojileri öz savunmamız için de geliştirmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı.

“Net bir tutum bekliyorum” diyen Paşinyan açıklamasını şu şekilde sonlandırdı: “Uluslararası toplum bu durumun jeopolitik önemini doğru bir şekilde değerlendirmezse, Avrupa Türkiye'yi Viyana yakınlarında beklemeli.”

AZERBAYCAN ORDUSU CEBRAİL KENTİNİ KURTARDI

27 Eylül'de Ermenistan'ın, Azerbaycan mevzilerini ve sivil yerleşim yerlerini bir kez daha hedef alması üzerine, Azerbaycan ordusunun başlattığı karşı taarruz bütün hızıyla sürüyor. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Azerbaycan ordusunun, Karabağ bölgesinde kritik öneme sahip Cebrail'i işgalden kurtardığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan son dakika açıklamasına göre, "Azerbaycan güvenilir kaynaklarından alınan bilgiye göre Azerbaycan ordusu, Dağlık Karabağ bölgesinde kritik öneme sahip Cebrail'i işgalden kurtardı" denildi.

ALİYEV DE DOĞRULADI

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cebrail kentinin ve birkaç köyünün işgalden kurtarıldığını duyurdu.

ERMENİSTAN TARİHİ GENCE KENTİNE SALDIRDI

Ermeni askeri grupların, Azerbaycan'daki Gence şehrine yönelik saldırısında 1 sivil hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Ermeni askeri grupların, Azerbaycan'daki Gence şehrinde sivillere yönelik saldırısı kınandı.

Açıklamada, "Ermeni askeri grupların Gence'ye saldırısında 1 sivil hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı. Ermenistan’ın sivillere ve sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları neticesinde bugüne kadar 22 kişi hayatını kaybederken, 74 kişi yaralandı." ifadelerine yer verildi.

Söz konusu sivil kayıplarına ilişkin tüm sorumluluğun Ermenistan yönetiminde olduğu vurgulanan açıklamada, Ermenistan'a "Karabağ'da işgal ettiği bölgelerden derhal çekilme" çağrısı yapıldı.

MERKEL'DEN ATEŞKES ÇAĞRISI

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Dağlık Karabağ'da taraflara çatışmaların durdurulması çağrısı yaptı.

Alman Hükümet Sözcü Yardımcısı Ulrike Demmer yaptığı yazılı açıklamada, Şansölye Merkel’in dün telefonda Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüştüğünü bildirdi.

Demmer, görüşmenin merkezinde Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ ihtilafının yer aldığı bilgisini paylaşarak, Merkel’in çatışmaların devam etmesi ve kurbanların sayısının artması nedeniyle duyduğu endişeyi dile getirdiğini aktardı.

"Merkel, tüm tarafların derhal çatışmaları durdurması ve müzakerelere başlanması gerektiğini vurguladı." ifadesini kullanan Demmer, Merkel'in Minsk Grubu eş başkanlarının 1 Ekim'de yaptıkları açıklamayı da desteklediğini kaydetti.

ALİYEV: MAGADİZ'E AZERBAYCAN BAYRAĞI DİKİLDİ

 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, işgal altındaki Madagiz yerleşim birimine Azerbaycan bayrağı dikildiğini açıkladı.

Aliyev, Twitter hesabından "Bugün Madagiz'de Azerbaycan bayrağı dikildi. Madagiz bizimdir. Karabağ Azerbaycan'dır." paylaşımında bulundu.

Azerbaycan ordusunun, ülke topraklarını işgalden kurtarmak için başlattığı operasyonda dün Ağdere ilinin Madagiz kasabası çevresindeki stratejik tepelerde kontrol sağlanmıştı.

DAĞLIK KARABAĞ SORUNU NEDİR?

Dağlık Karabağ, hukuken Azerbaycan sınırları içerisinde yer alıyor ancak fiilen Ermenistan işgali altında bulunuyor.

Ermenistan, Dağlık Karabağ'ın yanı sıra Laçın, Hocavend, Kelbecer, Ağdere, Ağdam, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan gibi Azerbaycan bölgelerini de işgal altında tutuyor.

İşgal sonucu doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalan 1 milyona yakın kişi yaşamlarını ülkenin diğer bölgelerinde sürdürüyor.

Tarafların 4-5 Mayıs 1994'te Bişkek'te, Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolararası Meclisi, Kırgızistan Cumhuriyeti'nin Parlamentosu, Rusya'nın Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle imzaladığı "Bişkek Protokolü" diye bilinen ateşkes anlaşması da kağıt üzerinde kaldı.

Kademeli çözümden yana olan Azerbaycan tarafı, sürecin başlaması için Ermeni askerlerinin işgal altındaki bölgelerden çekilme şartını öne sürüyor.

Azerbaycan, Dağlık Karabağ'a yüksek statülü özerklik vadederken, Ermenistan bu bölgenin Azerbaycan'dan ayrılarak bağımsız olmasını istiyor.

Bişkek Protokolü'nün imzalanmasından bugüne kadar geçen 25 yılda yaşanan çatışmalarda, taraflarca net rakamlar verilmese de sayıları binlerle ifade edilen asker hayatını kaybetti.

 

 

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN