Ev ortamında çocukların yanında doğrudan sigara içilmemesi çoğu aile tarafından yeterli bir tedbir olarak görülse de tıbbi veriler bambaşka bir tehlikeyi gözler önüne seriyor. Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sedat Öktem; pasif içiciliğin ötesinde, kıyafetlere, koltuklara, halılara ve cilde yapışan kimyasalların solunması anlamına gelen "üçüncül sigara maruziyeti"nin çocuk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini anlattı.
Anne ve babaların "balkonda içiyorum", "başka odaya geçiyorum" ya da "aspiratörün altında yakıyorum" diyerek kendilerini rahatlattıklarını ancak bu yöntemlerin tütünün zararlı bileşenlerini sıfırlamadığını hatırlatan Prof. Dr. Öktem, çocukların temas yoluyla dahi bu zehri vücutlarına aldıklarını belirtti.

SİGARAYA MARUZ KALMANIN 3 FARKLI YOLU
Tütün dumanının vücuda giriş kanallarını sınıflandıran Prof. Dr. Sedat Öktem, üçüncü basamağın en az diğerleri kadar tehlikeli olduğuna işaret etti:
"Sigara dumanına maruziyet tıp literatüründe üç farklı şekilde ele alınır. İlki kişinin doğrudan tütünü tüketmesi yani aktif içicilik. İkincisi dumanın doğrudan solunması olan pasif içicilik. Üçüncüsü ise sigara içen kişilerin saçlarına, kıyafetlerine, mobilyalara ve evdeki yüzeylere sinen kimyasalların çocuklar tarafından temas ya da solunum yoluyla alınmasıdır. Bu üç türün tamamı çocukların narin solunum yolları için ciddi birer tehdittir. Balkonda ya da açık pencere önünde içilse dahi çocukların bu toksik maddelerden etkilendiği unutulmamalıdır."
ASTIM, ZATÜRRE VE ORTA KULAK İLTİHABINI TETİKLİYOR
Görünmeyen duman kalıntılarının çocukların bağışıklık ve solunum sistemini doğrudan zayıflattığını ifade eden Prof. Dr. Öktem, ortaya çıkan klinik tabloyu şu sözlerle aktardı:
Kronik astım riski: Tütün kalıntıları çocuklarda astım gelişimini tetiklerken mevcut astım ataklarının sıklığını ve şiddetini katbekat artırıyor.
Solunum yolu enfeksiyonları: Üst ve alt solunum yolları sürekli tahriş altında kaldığından zatürre ve sinüzit vakaları daha sık görülüyor.
Kulak enfeksiyonları: Östaki borusunun yapısını bozan tütün dumanı partikülleri, çocuklarda tekrarlayan orta kulak enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor.
"ELEKTRONİK SİGARA DAHA AZ ZARARLI DEĞİL"
Toplumda elektronik sigaralara yönelik oluşan hatalı algıya da değinen Prof. Dr. Öktem; "Daha az koku ve duman çıkardığı gerekçesiyle elektronik sigaraların masum olduğu iddia ediliyor. Bu kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Elektronik sigaralara maruz kalmak da ciddi akciğer tahribatlarına yol açar. Bilhassa bu ürünlerde yer alan sentetik aromatik bileşenler çocukların akciğer dokusunda birikerek ilerleyen yıllarda tedavisi güç sağlık problemlerine zemin hazırlar" uyarısında bulundu.
"KIYAFET DEĞİŞTİRMEK YETERSİZ, TEK ÇÖZÜM BIRAKMAK"
Evde sigara içen ebeveynlerin çocukla temas öncesi ellerini ve yüzlerini yıkamasının ya da kıyafet değiştirmesinin riski sadece kısmen hafiflettiğini söyleyen Prof. Dr. Öktem, temel hedefin tütünü tamamen bırakmak olduğunu belirterek; "Açık havada içmek ya da üst değiştirmek maruziyeti bir miktar azaltsa da ideal bir koruma kalkanı oluşturmaz. Çocukları kalıcı hastalıklardan muhafaza etmenin en kesin ve sağlıklı yolu sigarayı hayatımızdan tamamen çıkarmaktır" çağrısında bulundu.
