Azerbaycan'ın iki milletvekiline giriş yasağına Sema Silkin Ün'den tepki: TBMM'nin şahsı manevisine hakarettir

Azerbaycan'ın iki milletvekiline giriş yasağına Sema Silkin Ün'den tepki: TBMM'nin şahsı manevisine hakarettir

Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün Azerbaycan'ın Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan ile DEM Parti Milletvekili Gergerlioğlu'nu "istenmeyen kişi" ilan etmesine TBMM kürsüsünden tepki gösterdi. Kararı Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî kardeşlik ilişkilerine aykırı bulan Ün "Karabağ'ın işgaline itiraz edilirken bu kürsü vardı. Azerbaycan'ın haklarını savunurken bu Meclisin temsil gücü kıymetliydi. Bugün aynı Meclisin iki üyesine kapı kapatılmasını nasıl karşılamamız beklenmektedir?" dedi.

Azerbaycan'ın aralarında iki milletvekilinin de bulunduğu 31 Türk vatandaşını "istenmeyen kişi" ilan etmesinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinden yeni bir tepki geldi. Yeni Yol Grubu Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'na yönelik giriş yasağını eleştirdi.

Kararın yalnızca iki milletvekilini değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurumsal itibarını da ilgilendirdiğini söyleyen Ün, Azerbaycan yönetimine kararını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.

"BU MUAMELE TBMM'NİN ŞAHSI MANEVİSİNE HAKARETTİR"

Konuşmasında Azerbaycan'ın aldığı kararın iki ülke arasındaki ilişkiler açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Sema Silkin Ün, farklı siyasi görüşlere sahip milletvekillerinin açıklamalarının eleştirilebileceğini ancak ülkeye girişlerinin yasaklanmasının kabul edilemez olduğunu savundu.

Ün, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün bu Gazi Meclisin iki üyesi, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve DEM Parti Milletvekili Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu, Azerbaycan'da 'istenmeyen kişi' ilan edilmiştir.

Yüz yılı aşan bu tarihin ardından, böyle bir kararı hangi kardeşlik hukukuna sığdıracağız?"

Ün, Azerbaycan ile Türkiye arasında yaşanabilecek görüş ayrılıklarının diplomasi ve parlamentolar arası ilişkilerle çözülebileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletvekillerimiz farklı siyasi görüşlere sahip olabilir. Söyledikleri sözler eleştirilebilir, kendilerine cevap verilebilir. Kardeş ülkeler arasında anlaşmazlıklar da yaşanabilir. Bunları konuşacak diplomatik kanallarımız, parlamentolarımız, yılların biriktirdiği yakınlığımız vardır.

İki milletvekilimizi 'istenmeyen kişi' ilan etmek ise bütün bu hukuku inciten ağır bir karardır. Bu muamele, Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahs-ı manevisine hakarettir."

"AZERBAYCAN'IN HAKLARINI SAVUNURKEN BU MECLİSİN TEMSİL GÜCÜ KIYMETLİYDİ"

Sema Silkin Ün, konuşmasında Türkiye'nin Azerbaycan'ın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne verdiği tarihsel desteği hatırlattı.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Azerbaycan'ın haklarının savunulmasında önemli görevler üstlendiğini söyleyen Ün, özellikle Karabağ meselesine ilişkin Mecliste alınan kararları anımsattı.

"Bakü'nün sesini dünyaya duyurmamız istendiğinde bu kürsü vardı. Karabağ'ın işgaline itiraz edilirken bu kürsü vardı. Azerbaycan'ın haklarını savunurken bu Meclisin temsil gücü kıymetliydi. Bugün aynı Meclisin iki üyesine kapı kapatılmasını nasıl karşılamamız beklenmektedir?"

Ün, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin siyasi iktidarlardan ve kişisel tercihlerden daha köklü olduğunu vurguladı.

"BURASI ALELADE BİR MECLİS DEĞİLDİR"

TBMM'nin Kurtuluş Savaşı yıllarındaki tarihsel rolünü hatırlatan Ün, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesi yürüttüğü dönemde dahi Azerbaycan'ın geleceğinin Mecliste gündeme geldiğini söyledi.

"Burası alelade bir meclis değildir. Bu Meclis, İstiklâl Harbi'ni yönetmiş Gazi Meclistir. Üstelik kendi istiklâli için mücadele ettiği en zor günlerinde bile, gardaşına el uzatmaktan geri durmamış bir meclistir."

Ün, 1921 yılında imzalanan Moskova ve Kars antlaşmalarına da değinerek Nahçıvan'ın Azerbaycan himayesindeki özerk statüsünün hukuki güvenceye alınmasında Türkiye'nin rolünü hatırlattı.

"Kendi vatanının istiklâli için savaşan bir millet, gardaşının toprağının geleceğine de sahip çıktı" dedi.

ATATÜRK'ÜN AZERBAYCAN'A İLİŞKİN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Sema Silkin Ün, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 yılında Azerbaycan temsilcilerine hitaben söylediği sözleri de konuşmasına taşıdı.

Atatürk'ün, "Rumeli ve Anadolu halkı, Azeri kardeşlerinin kalbinin kendi kalbi gibi çarptığını bilirler" sözlerini hatırlatan Ün, Cumhuriyet'in kuruluşundan önce başlayan dayanışmanın iki ülke ilişkilerinin temelini oluşturduğunu belirtti.

Ün, konuşmasında 20 Ocak 1990'da Sovyet ordusunun Bakü'ye müdahalesi sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan görüşmelere de değindi.

Bakü'den gelen "Biz sizden hiçbir şey istemiyoruz; ama bizim sesimizi dünya kamuoyuna duyurunuz" çağrısının Meclis kürsüsünden aktarıldığını hatırlatan Ün, Türkiye'nin 1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu söyledi.

Hocalı Katliamı ve Karabağ'ın işgalinin sona erdirilmesi için verilen mücadelede de TBMM'nin Azerbaycan'a destek olduğunu belirten Ün, 2020'deki Karabağ savaşının ardından Türk askerinin Azerbaycan'da görevlendirilmesine ilişkin yetkinin Meclisten çıktığını ve Şuşa Beyannamesi'nin de yine TBMM tarafından onaylandığını hatırlattı.

"YÖNETİMLER DEĞİŞTİ, AZERBAYCAN HALKINA DUYDUĞUMUZ MUHABBET DEĞİŞMEDİ"

Ün, Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteğin, ülkedeki yönetimlerin siyasi görüşlerinden bağımsız olduğunu vurguladı.

"Bu Meclis, Azerbaycan'a el uzatırken oradaki devlet yetkililerinin inancını, düşüncesini, siyasi görüşünü kardeşliğin şartı yapmadı.

Yönetimler değişti, dünya değişti; Azerbaycan halkına duyduğumuz muhabbet değişmedi. Çünkü bu kardeşliğin kökleri, hepimizin siyasi ömründen daha eskidir. Hepimizin şahsi tercihinden daha derindedir."

Ün, iki milletvekiline yönelik giriş yasağının da aynı tarihsel ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

TBMM BAŞKANLIĞINA VE SİYASİ PARTİLERE ORTAK TAVIR ÇAĞRISI

Sema Silkin Ün, konuşmasının sonunda TBMM Başkanlığı ve Mecliste grubu bulunan siyasi partilere çağrıda bulundu.

İki milletvekilinin giriş yasağına karşı bireysel tepkilerinin yeterli olmayacağını belirten Ün, konunun Meclisin ortak meselesi olarak ele alınmasını istedi.

"Meseleyi yalnızca iki milletvekilimizin şahsen göstereceği tepkiye bırakmak, bu Meclisin tarihî sorumluluğuyla bağdaşmaz. Burada korunması gereken, hepimizin mensubu olduğu Gazi Meclisin haysiyetidir."

Ün, çağrısını şu sözlerle sürdürdü:

"Bu sebeple Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını ve bütün siyasi parti gruplarını, Azerbaycan makamlarına, bu kararı yeniden değerlendirmeleri ve kaldırmaları için ortak bir çağrıda bulunmaya davet ediyorum."

"KARABAĞ'DA BERABER YAŞADIĞIMIZ SEVİNCİN HATIRI İÇİN KARARI GÖZDEN GEÇİRİN"

Azerbaycan yönetimine doğrudan seslenen Sema Silkin Ün, konuşmasını iki ülke arasındaki tarihsel dayanışmayı hatırlatarak tamamladı:

"Azerbaycan yönetiminden de bu çağrıyı, milletlerimiz arasındaki kardeşliğin tarihî ağırlığıyla karşılamasını bekliyorum.

Ankara'da Azerbaycan bayrağını kaldıran o ellerin hatırı vardır. Bakü'nün feryadını bu kürsüye taşıyanların hatırı vardır. Hocalı'da beraber döktüğümüz gözyaşlarının, Karabağ'da beraber yaşadığımız sevincin hatırı vardır.

Bu kararı, bütün bunların hatırı için yeniden gözden geçiriniz."

AZERBAYCAN 31 TÜRK VATANDAŞINA GİRİŞ YASAĞI GETİRMİŞTİ

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 21 Ekim'de yayımladığı açıklamayla aralarında siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ve yazarların bulunduğu 31 Türk vatandaşını "istenmeyen kişi" ilan etmişti.

Karar kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun Azerbaycan'a girişleri de yasaklanmıştı.

Bakü yönetimi, karara gerekçe olarak söz konusu kişilerin sosyal medya ve diğer internet platformlarında Azerbaycan'ın egemenliğine, millî güvenliğine ve anayasal düzenine karşı açıklamalarda bulunduğu iddiasını göstermişti.

Ancak bakanlık, yasak kapsamına alınan kişilerin hangi açıklamalarının karara dayanak oluşturduğunu tek tek belirtmemişti.

Karar, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına yönelik uygulamalara Türkiye'den gelen tepkilerin ardından alınmıştı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da giriş yasağına tepki göstererek, "Azerbaycan'da öğrencilere yönelik başörtüsü yasağı kalksın yeter, biz gelemesek de olur" açıklamasını yapmıştı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN