115 yaşındaki Ethel Caterham’ın dünyanın yaşayan en yaşlı insanı olması, uzun yaşamın sırrına ilişkin araştırmaları yeniden gündeme getirdi. Bilimsel çalışmalar, genetik faktörlerin yanı sıra günlük hayatta edinilebilecek bazı alışkanlıkların sağlıklı yaşlanma ve yaşam süresiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Uzmanların araştırmalardan hareketle öne çıkardığı alışkanlıklar arasında düzenli hareket etmek, dengeli beslenmek, kaliteli uyumak ve stresle daha iyi başa çıkmak bulunuyor.
HAREKETLİ KALMAK ÖNEMLİ
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre, fiziksel aktivite, uzun ve sağlıklı yaşamla ilişkilendirilen en önemli alışkanlıklardan biri. Araştırmalar, hiç egzersiz yapmayan kişilerin haftada yaklaşık 75 dakika tempolu yürüyüş gibi bir aktiviteye başlamasının yaşam beklentisine yaklaşık iki yıl ekleyebileceğine işaret ediyor.
Ancak yalnızca egzersiz yapmak yeterli olmayabilir. Günün büyük bölümünü oturarak geçirmek de sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle uzun süre hareketsiz kalmamak, yaklaşık her 30 dakikada bir ayağa kalkmak ve günlük yaşamın içine daha fazla hareket katmak öneriliyor.
Çoğu gün yaklaşık 30 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak da sağlıklı yaşlanma açısından faydalı olabilir.
BESLENMEDE SEBZE VE MEYVE AĞIRLIĞI
Beslenme düzeni de uzun yaşam araştırmalarında öne çıkan başlıklardan biri. Yaklaşık 100 bin kişinin 30 yıl boyunca izlendiği bir çalışmada, 70 yaşına kronik hastalık olmadan ulaşanların beslenme düzeninde sebze, meyve, tam tahıl, kuruyemiş ve baklagillerin daha fazla yer aldığı görüldü.
Buna karşılık trans yağ, işlenmiş veya kırmızı et, kızartma ve şekerli gıdaların daha az tüketildiği belirlendi.
Araştırmaların sonucu, uzun yaşamak için vegan beslenmek ya da kırmızı eti tamamen bırakmak gerektiği anlamına gelmiyor. Daha çok, sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı beslenme alışkanlıklarının ortak noktalarına işaret ediyor.
Yemeklerin miktarı ve zamanlaması da araştırılan konular arasında. Kalori kısıtlaması ve aralıklı oruç üzerine yapılan çalışmalar, bu yaklaşımların yaşam süresi üzerindeki olası etkilerini inceliyor.
DÜZENLİ UYKU
Uyku düzeni de sağlıklı yaşlanmanın önemli parçalarından biri. Yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı bir araştırmada, düzensiz uyuyanların erken ölüm riskinin düzenli uyuyanlara göre yüzde 50 daha yüksek olduğu görüldü.
Vardiyalı çalışmanın da sağlık üzerinde olumsuz etkileri bulunabiliyor. Özellikle uzun yıllar dönüşümlü vardiyalarda çalışanlarda bazı sağlık risklerinin ve erken ölüm ihtimalinin daha yüksek olduğu araştırmalarda ortaya kondu.
Bununla birlikte ideal uyku süresi kişiden kişiye değişebiliyor. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi (NHS), yetişkinler için gecede 7 ila 9 saat uykuyu öneriyor.
STRESLE BAŞA ÇIKMA VE SOSYAL BAĞLAR
Stresin uzun vadeli sağlık üzerinde etkileri bulunurken, psikolojik dayanıklılığın yüksek olması daha ileri yaşlarda sağlık açısından avantaj sağlayabiliyor. Örneğin, ileri yaştaki yetişkinlerle yapılan bir araştırmada sekiz haftalık düzenli yoga programının psikolojik dayanıklılığı artırabildiği görüldü.
Sosyal ilişkiler de uzun yaşamla bağlantılı faktörlerden biri. Araştırmalar, sosyal açıdan daha aktif kişilerin daha uzun yaşama eğiliminde olduğunu gösteriyor. 65 yaş üzerindeki kişilerle yapılan bir çalışmada, günlük sosyal aktivitelere katılanların daha az sosyal olanlara kıyasla daha uzun yaşama ihtimalinin daha yüksek olduğu belirlendi.
GENETİK ÖNEMLİ AMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Yaşam süresinde genetik faktörlerin de payı bulunuyor. Araştırmalara göre uzun ömür, yaklaşık yüzde 20 ila 40 oranında genetik özelliklerle ilişkili olabilir. Ancak genlerin yaşam süresini tek başına belirlemediği vurgulanıyor.
115 yaşındaki Ethel Caterham’ın ailesindeki yaşam süreleri de bunun dikkat çekici bir örneği. Kız kardeşlerinden biri 104 yaşına kadar yaşarken, iki kızı 71 ve 83 yaşlarında hayatını kaybetti.
Dolayısıyla iyi genetik özelliklere sahip olmak uzun bir yaşamı garanti etmiyor. Hücresel değişimler, hastalıklar ve başka biyolojik süreçler de yaşam süresini etkileyebiliyor.
Araştırmaların ortak işareti ise şu: Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için günlük hareketi artırmak, dengeli beslenmek, düzenli uyumak ve stresle başa çıkma becerisini güçlendirmek önemli adımlar arasında yer alıyor.
