Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan gözlerde batma, kızarıklık, kuruluk ve kirpik diplerinde oluşan kabuklanma şikayetleri çoğu zaman basit bir yorgunluk belirtisi sanılabiliyor. Ancak bu belirtiler tıp dilinde blefarit (göz kapağı iltihabı) ve meibomit (kapak içi yağ bezi iltihabı) olarak adlandırılan kronik rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Sivas Numune Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Serap Eroğlu, söz konusu iltihapların tanı ve tedavi aşamalarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

"TEDAVİNİN TEMEL TAŞI GÖZ KAPAĞI VE KİRPİK DİBİ HİJYENİ"
Hastaların şikayetlerinin kaynağına göre kişiselleştirilmiş bir tedavi planı uygulandığını ifade eden Op. Dr. Serap Eroğlu, en kritik adımın temizlik olduğunu belirtti. Eroğlu, göz kapağı hijyeninde rastgele yöntemlerden kaçınılması gerektiğini hatırlatarak şunları söyledi:
"Blefarit ve meibomit; gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kuruluk hissi ve kirpik diplerinde kabuklanma gibi rahatsız edici şikâyetlerle kendini gösterir. Bu tabloda tedavinin en temel basamağı doğru göz kapağı ve kirpik dibi hijyenidir. Temizlik amacıyla bu bölge için özel üretilmiş göz kapağı mendilleri ve hekimin önerdiği medikal solüsyonlar tercih edilmelidir."
DAMLA VE MERHEM KULLANIRKEN YAPILAN BÜYÜK HATA
Göz kapağı temizliğinin cilde zarar vermeden, son derece nazik ve kontrollü yapılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Eroğlu, ilaç kullanımı sırasında hijyen zincirinin kırılmaması gerektiğinin altını çizdi:
Temastan kaçının: Göz damlası uygulanırken damlalık ucunun kesinlikle göze, kirpik diplerine veya parmaklara temas ettirilmemesi gerekir. Uç kısmının dokunması, ilacın içine bakteri taşınmasına yol açabilir.
Pomad ve krem hijyeni: Göz pomadı veya kremi sürülmeden önce eller mutlaka titizlikle yıkanmalı, uygulama hekimin tarif ettiği doz ve şekilde gerçekleştirilmelidir.
Süreklilik şart: Blefarit ve meibomit tekrarlamaya son derece meyilli hastalıklardır. Belirtiler hafiflese veya tamamen kaybolsa dahi, doktor kontrolünde kirpik dibi bakımına düzenli devam edilmelidir.
