Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerin akademik yoğunluğu artarken, görme becerileri de ciddi bir sınavdan geçiyor. Günlük hayatta oyun oynarken göze çarpmayan pek çok kırma kusuru; tahtaya bakarken gözleri kısmak, kitapları yüzüne çok yaklaştırmak veya sık sık baş ağrısı çekmek gibi işaretlerle okul sıralarında kendini ele veriyor.
Medicana Sivas Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Dursun, çocukların görme kaybını yetişkinler gibi tarif edemediğini belirterek ailelerin dikkatli birer gözlemci olması gerektiğini bildirdi.

"ÇOCUK MEVCUT GÖRÜŞÜNÜ HERKES İÇİN NORMAL KABUL EDİYOR"
Küçük yaştaki çocukların doğdukları andan itibaren dünyayı nasıl görüyorlarsa o seviyeyi normal kabul ettiklerini hatırlatan Doç. Dr. Ayhan Dursun, şunları kaydetti:
"Çocuk, bir gözünün diğerine göre daha zayıf gördüğünü veya uzağın bulanık olduğunu kolay kolay ifade edemez. Çünkü dünyayı herkesin öyle gördüğünü varsayar. Sınıfta tahtayı görebilmek ya da kitaptaki harfleri seçebilmek için sürekli ekstra çaba harcayan çocuk hızla yorulur. Bu yorgunluk da ders dinlememe, ödev başında sıkılma veya ilgisizlik şeklinde dışa yansır. Aileler bunu çoğu zaman tembellik ya da dikkat dağınıklığı sanıyor; oysa altta yatan temel etken net görememek olabilir."
AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN 10 KRİTİK İŞARET
Doç. Dr. Dursun, ebeveynlerin ve öğretmenlerin yakından izlemesi gereken uyarı sinyallerini şu maddelerle paylaştı:
Tahtaya bakarken gözleri kısmak ve tek gözü kapatarak odaklanmaya çalışmak,
Televizyona, tablete veya ekrana olağandışı biçimde çok yakından bakmak,
Kitap ve defteri yüze aşırı yaklaştırmak,
Okuma sırasında satır veya kelime atlamak,
Okurken başı yana eğmek,
Gözleri sık sık kırpmak ve istemsizce ovuşturmak,
Ders çalıştıktan sonra tekrarlayan baş veya göz ağrısından yakınmak,
Yazı yazarken veya okurken normalden çok daha çabuk yorulmak,
Sınıf ortamında dalgın, kopuk ve ilgisiz görünmek,
Okul başarısında belirgin ve açıklanamayan bir düşüş yaşanması.
GÖZ TEMBELLİĞİNDE ERKEN MÜDAHALE GELECEĞİ KURTARIYOR
Okul çağı muayenelerinin yalnızca bir gözlük numarası belirlemekten ibaret olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Dursun, özellikle göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılık gibi sorunlarda zamanın aleyhe işlediğine dikkat çekti:
"Bazı göz kusurlarında görme merkezinin gelişimi belirli bir yaşa kadar devam eder. Bu kritik eşik aşılmadan teşhis koymak ve tedaviye başlamak çocuğun tüm ömrünü doğrudan etkiler. 'Nasıl olsa gözü bozulursa söyler' düşüncesi son derece yanıltıcıdır. Hiçbir belirti vermese dahi her çocuğun okul döneminde detaylı bir göz muayenesinden geçirilmesi, hem akademik başarısı hem de kalıcı görme sağlığı açısından ihmal edilmemesi gereken bir adımdır."
