Kivi, manav tezgahlarında öylece duran, dışı tüylü, mütevazı bir meyve gibi görünebilir ama işin aslı hiç de öyle değil. Eğer sağlığınızı bir kale gibi düşünürseniz, kivi o kalenin en sadık ve en güçlü muhafızlarından biridir.
İşte bu küçük devin hayatınıza katabileceği o mucizevi etkiler:

C VİTAMİNİ DEPOSU: PORTAKALI UNUTUN
Çoğu kişi C vitamini denince hemen portakala koşar. Ancak kivi, gramaj bazında bakıldığında portakaldan çok daha fazla C vitamini barındırıyor. Bu da demek oluyor ki; bağışıklık sisteminizi ayağa kaldırmak, mevsim geçişlerinde o bitmek bilmeyen yorgunluğu üzerinizden atmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan şey bir kasede dilimlenmiş kivi.
SİNDİRİMİN GİZLİ KAHRAMANI
Eğer yemeklerden sonra o malum şişkinlik ve ağırlık hissiyle boğuşuyorsanız, kivinin içindeki aktinidin isimli doğal enzimle tanışmanızın vakti gelmiş demektir. Bu enzim, proteinlerin parçalanmasına yardımcı olarak sindirim sisteminizi bir saat gibi tıkır tıkır çalıştırır. Sadece lifli yapısıyla değil, bu özel enzimiyle de kivi tam bir mide dostudur.

KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI DESTEKLER
Kivi, kan basıncını dengelemeye yardımcı olan potasyum ve antioksidanlar açısından zengindir. Yapılan çalışmalar, günde 2-3 kivi tüketmenin kanın pıhtılaşma riskini azalttığını ve kandaki yağ (trigliserid) miktarını düşürdüğünü göstermektedir. Bu da kalp krizi ve felç riskine karşı doğal bir koruma sağlar.
GÖZ SAĞLIĞI İÇİN DOĞAL FİLTRE
Kivi, yüksek miktarda lütein ve zeaksantin içerir. Bu bileşikler, gözleri zararlı ışınlardan koruyan "doğal bir güneş gözlüğü" görevi görür. Yaşla birlikte ortaya çıkan makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) riskini azaltmaya yardımcı olur.
CİLT SAĞLIĞI VE YAŞLANMA KARŞITI ETKİ
Kivideki C vitamini, cildin esnekliğini sağlayan kolajen sentezi için kritiktir. Ayrıca içeriğindeki E vitamini ile birleştiğinde, cildin nem dengesini korur ve erken yaşlanma belirtilerine karşı hücre yenilenmesini destekler.
