Prof. Dr. Keskin'den kene uyarısı: Risk sadece KKKA değil

Prof. Dr. Keskin'den kene uyarısı: Risk sadece KKKA değil

Prof. Dr. Adem Keskin, kenelerin yalnızca Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne (KKKA) değil, Lyme hastalığı başta olmak üzere birçok enfeksiyona da neden olabileceğini belirtti. Keskin, kene kaynaklı tüm hastalıklara karşı bilinçli olunması ve bireysel korunma önlemlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kene kaynaklı hastalıklara ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Türkiye'de kamuoyunun daha çok Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne (KKKA) odaklandığını belirten Keskin, kenelerin farklı hastalık etkenlerini de taşıyabildiğini söyledi.

Vatandaşların yalnızca kenelerin varlığı değil, kenelerin taşıyabileceği hastalıklar konusunda da bilinçli olması gerektiğini belirten Keskin, "Ülkemizde keneler üzerine yürütülen çok önemli bilimsel çalışmalar bulunuyor. Türkiye'de özellikle bölgesel düzeyde kene popülasyonları düzenli olarak izleniyor. Sahadan elde edilen verilere göre şu anda kene popülasyonlarında olağanüstü bir artış söz konusu değil ancak iklim koşullarındaki değişiklikler, çevresel faktörler ve mevsimsel farklılıklar nedeniyle bazı dönemlerde hem kene popülasyonlarında hem de kene kaynaklı hastalıklarda artışlar görülebiliyor" dedi.

Türkiye'de en fazla dikkat çeken kene kaynaklı hastalığın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olduğunu dile getiren Keskin, bunun tek risk olmadığını, kenelerden insanlara bulaşan başlıca hastalıkların KKKA dışında Lyme hastalığı, Q ateşi, kene kaynaklı ensefalit, Akdeniz benekli ateşi, monositik erlihyoz, granülositik erlihyoz, babezyoz olarak sıralanabildiğini bildirdi.

"RİSK SADECE KKKA İLE SINIRLI DEĞİL"

Prof. Dr. Adem Keskin, şöyle devam etti:

"Toplumda zaman zaman ülkemizde yalnızca KKKA'nın bulunduğu yönünde bir algı oluşabiliyor. Oysa dünyada olduğu gibi ülkemizde de zaman zaman Lyme hastalığı görülebiliyor. Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi bakterisinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Bunun yanında riketsiyozlar gibi farklı kene kaynaklı enfeksiyonlarla da karşılaşılabiliyor. Bu nedenle keneler konusunda sadece tek bir hastalığa odaklanmak yerine tüm kene kaynaklı hastalıklara karşı bilinçli olmak gerekiyor."

Küreselleşme, uluslararası ticaret ve göçmen kuşların kıtalar arası hareketliliğinin kene türlerinin yayılışını etkileyebildiğini ifade eden Keskin, "Keneler ve taşıdıkları hastalık etkenleri farklı bölgelere taşınabiliyor. Bazı istilacı kene türleri yeni bölgelere yerleşebiliyor. Bu nedenle ülkemizde kene faunasının sürekli izlenmesi ve ortaya çıkabilecek yeni kene kaynaklı hastalıklara karşı hazırlıklı olunması büyük önem taşıyor. Üniversitelerimiz, ilgili bakanlıklarımız ve kamu kurumlarımız bu konuda önemli çalışmalar yürütüyor. Elde edilen bilimsel veriler kamuoyuyla paylaşılmaya devam ediyor." diye konuştu.

Hayvan otlatmasının planlı şekilde yürütülmesinin önemli olduğunu belirten Keskin, şunları dile getirdi:

"Meraların amacına uygun kullanılması ve tarım alanlarında hayvan otlatılmaması, kene yoğunluğunun tarımsal üretim alanlarına taşınması riskini azaltabilir. Kan emmesini tamamlayan dişi keneler yere düşerek uygun ortamlarda yumurtalarını bırakır. Bunun tarım alanlarında gerçekleşmesi, daha sonraki dönemlerde bu alanlarda çalışan kişilerin kenelerle karşılaşma olasılığını artırabilir. Benzer şekilde mesire alanları, piknik alanları ve yoğun kullanılan rekreasyon alanlarında da gerekli çevresel tedbirlerin alınması önem taşıyor."

KENE POPÜLASYONUNDA OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ YOK

Vatandaşların bireysel korunma önlemlerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Keskin, "Burada hem vatandaşlarımıza hem de hayvan yetiştiricilerimize önemli görevler düşüyor. Hayvanlarda kene tespit eden yetiştiricilerin veteriner hekim önerileri doğrultusunda düzenli parazit mücadelesi yapmaları büyük önem taşıyor. Araziye çıkacak vatandaşlarımız ise açık renkli ve vücudu örten giysiler tercih etmeli, uygun kene kovucu ürünler kullanmalı ve dönüşte mutlaka vücutlarını kene yönünden kontrol etmelidir" ifadelerini kullandı.

KENE TUTUNURSA PANİK YAPMAYIN

Kene tutunması durumunda paniğe kapılmamak gerektiğini anlatan Keskin, şunları kaydetti:

"Gerekli önlemler alınsa bile zaman zaman vücuda kene tutunabilir. Böyle bir durumda panik yapılmamalı, kene vakit kaybetmeden uygun yöntemle vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Sağlık kuruluşuna kısa sürede ulaşma imkanı varsa bu işlem sağlık personeli tarafından yapılabilir ancak kırsal alanda sağlık hizmetine erişim mümkün değilse, kenenin vücutta uzun süre kalmasını beklemek yerine uygun şekilde çıkarılması daha doğru bir yaklaşımdır."

Kene çıkarıldıktan sonra kişinin birkaç gün boyunca ateş, halsizlik, kas ağrısı veya benzeri belirtiler açısından kendini izlemesi gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Keskin, herhangi bir şikayet gelişmesi halinde ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN