Eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ebeveynlerin en çok kafa yorduğu konulardan biri olan beslenme çantası hazırlığı, sosyal medyada paylaşılan kusursuz ve karmaşık tarifler nedeniyle aileler üzerinde psikolojik bir baskıya dönüştü. Liv Hospital Ulus Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Hasret Ayyıldız Civan, çocuk beslenmesinde asıl hedefin estetik ve kusursuz tabaklar değil; çocuğun severek tükettiği, gelişimini destekleyen ve sürdürülebilir bir düzen olması gerektiğini vurguladı.

"TEK BİR ÖĞÜNÜ BAŞARI KRİTERİ YAPMAYIN"
Beslenme çantasının her gün bir sınav veya başarı göstergesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Hasret Ayyıldız Civan, şu değerlendirmede bulundu:
"Çocuğun yemediği mükemmel bir menü, çocuğun yediği yeterince iyi bir menüden daha değerli değildir. Bir çocuğun beslenmesini tek bir öğün üzerinden okumak doğru olmaz. Bir gün meyvesini yememesi, sandviçini yarım bırakması veya arkadaşının ikram ettiği bir atıştırmalığı tüketmesi büyük bir kriz değildir. Önemli olan genel beslenme dengesidir."
ZORLAMAK YERİNE "TANIDIK + YENİ YİYECEK" FORMÜLÜ
Her çocuğun damak zevkinin farklı olduğuna işaret eden Doç. Dr. Civan, çocukları sevmedikleri yiyecekler için zorlamanın öğünleri bir inatlaşmaya dönüştüreceğini hatırlattı. Yeni gıdaların çocuğun sevdiği yiyeceklerin yanına küçük porsiyonlarla eklenmesi gerektiğini belirten Civan; peynirin yanına meyve, ekmeğin yanına yoğurt eklemek gibi adımlarla besin çeşitliliğinin zamana yayılarak artırılabileceğini söyledi.
PRATİK VE DENGELİ EŞLEŞTİRMELER YETERLİ
Okulda tokluk süresini uzatmak için karmaşık tarifler yerine temel besin gruplarının doğru eşleştirilmesinin yeterli olacağını ifade eden Civan, pratik menü seçeneklerini sıraladı:
Meyve ve yoğurt ikilisi
Elma dilimleri ve şekersiz fıstık ezmesi
Tam tahıllı kraker ile peynir
Havuç veya salatalık dilimleri eşliğinde humus
Kontrollü porsiyonda çiğ kuruyemiş ve taze meyve
Tam tahıllı mini sandviç ve ayran
"HER ŞEYİ EVDE YAPMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ"
Paketli her ürünün doğrudan zararlı ilan edilmesinin doğru olmadığını dile getiren Doç. Dr. Civan; ürün içeriği, porsiyonu ve tüketim sıklığının belirleyici olduğunu kaydetti. İlave şeker, aşırı tuz ve doymuş yağ içeren gıdaların temel besin haline getirilmemesi koşuluyla pratik çözümlerden yararlanılabileceğini belirten Civan, "Her şeyi evde sıfırdan hazırlamak zorunda değiliz. Bir sistem sürdürülebilir değilse uzun vadede sağlıklı da kalamaz. Çocuklara katı yasaklar koymak yerine doğru seçim yapma bilinci aşılanmalıdır" ifadelerini kullandı.
