Günlük yaşamın koşturmacası ve yoğun tempo sonrası dinlenmek genellikle vücudu toparlamaya yetiyor. Ancak kişi sabah uyandığında dahi kendisini tükenmiş hissediyor, hafta sonu dinlense bile toparlanamıyorsa bu durum önemli bir sağlık sorununun habercisi olabiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yorgunluğun tek başına bir hastalık değil, vücudun verdiği bir alarm sinyali olduğunu belirterek en sık karşılaşılan 10 nedeni açıkladı.

EKSİKLİKLERDEN KRONİK RAHATSIZLIKLARA: YORGUNLUĞUN 10 NEDENİ
Demir eksikliği ve anemi: Oksijen taşınmasında hayati rol oynayan demirin eksikliği; kansızlık gelişmeden dahi yorgunluk, saç dökülmesi ve odaklanma sorunlarına yol açıyor. Özellikle yoğun regl kanaması yaşayan kadınların mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor.
B12, folat ve D vitamini eksikliği: Özellikle hayvansal gıdayı az tüketenlerde veya emilim bozukluğu olanlarda görülen B12 eksikliği; unutkanlık, baş ağrısı ve nörolojik şikayetlerle birlikte halsizliğe neden oluyor. D vitamini eksikliği ise kas güçsüzlüğüyle kendini gösteriyor.
Tiroit bozuklukları (Hipotiroit): Metabolizmayı yöneten tiroit hormonlarının yetersiz salgılanması; üşüme, kilo alma, cilt kuruluğu, kabızlık ve sürekli uyku haliyle seyreden bir bitkinliğe yol açıyor.
Uyku apnesi: Gece nefes durmaları yaşayan kişiler, yeterli süre uyusalar bile kaliteli dinlenemiyor. Yüksek sesle horlama, sabah baş ağrısıyla uyanma ve gün boyu uyuklama en belirgin işaretler arasında yer alıyor.
Gizli şeker ve diyabet: Yüksek kan şekeri hücrelerin enerjisiz kalmasına yol açıyor. Sürekli bitkinliğe aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma ve bulanık görme eşlik ediyorsa kan şekeri seviyesine bakılması şart.
Yetersiz sıvı tüketimi ve dengesiz beslenme: Fazla şekerli ve işlenmiş gıdalar kan şekerinde dalgalanma yaratarak halsizliği tetikliyor. Yetersiz su içmek de enerji düşüklüğünün temel sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor.
Stres ve depresyon: Yorgunluk yalnızca bedensel değil, ruhsal da olabiliyor. İsteksizlik, aktivitelerden zevk alamama ve çökkünlük hali fiziksel bitkinlik olarak vücuda yansıyor.
Romatizmal hastalıklar: Yorgunluğa sabahları eklemlerde sertlik, ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa romatolojik bir sürecin araştırılması gerekiyor.
Kronik böbrek hastalıkları: Erken evrede sessiz ilerleyen böbrek rahatsızlıkları, ilerleyen süreçte vücutta toksinlerin birikmesiyle birlikte derin halsizlik ve yorgunluğa neden olabiliyor.
Kanser ve ciddi kronik süreçler: Yorgunluk tek başına kanser belirtisi sayılmasa da; istemsiz kilo kaybı, gece terlemesi, geçmeyen ateş, ele gelen kitleler ve alışılmadık kanamalarla birlikte seyreden vakaların acilen incelenmesi gerekiyor.
"YORGUNLUĞU NORMALLEŞTİRMEYİN, NEDENİ BULUN"
Haftalarca süren ve dinlenmeyle geçmeyen halsizliğin normal kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Turşak; kan tahlilleri, hormon testleri ve hekim muayenesiyle tablonun netleştirilebileceğini, asıl amacın yorgunluğu bastırmak değil altta yatan ana sebebi ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.
