Vücudun bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı antikor üretmesi sonucu ortaya çıkan Haşimato hastalığı, zamanla tiroid bezinin yeterli hormon üretememesine yol açabiliyor. Sinsi ilerleyişiyle bilinen bu otoimmün rahatsızlık, ilk evrelerde herhangi bir belirti göstermese de ilerleyen süreçte yaşam kalitesini ciddi oranda düşürüyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Çakır, hastalığın belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

"HALSİZLİK VE YORGUNLUK SADECE YOĞUN TEMPODAN KAYNAKLANMAYABİLİR"
Haşimato belirtilerinin sıklıkla günlük yaşamın stresi ve uykusuzlukla karıştırıldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Mehmet Çakır, özellikle şu şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti:
Geçmeyen halsizlik, kronik yorgunluk ve sürekli uyku hali
Açıklanamayan kilo artışı ve kilo vermekte zorlanma
Soğuğa karşı aşırı hassasiyet ve üşüme
Ciltte aşırı kuruluk ve saç dökülmesi
Kabızlık ve konsantrasyon güçlüğü
"Halsizlik ve yorgunluk yalnızca yoğun çalışma temposu, uykusuzluk veya stres kaynaklı olmayabilir. Tiroid hastalıkları da bu şikayetlerin önemli nedenleri arasında yer alır. Uzun süre devam eden ve günlük yaşamı etkileyen belirtiler mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir."
TANI KAN TESTLERİYLE KOLAYCA KONULABİLİYOR
Hastalığın seyrinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini belirten Dr. Çakır, tanıda hasta şikayetleri ve fiziksel muayenenin yanı sıra laboratuvar testlerinin kritik rol oynadığını söyledi. Teşhis aşamasında TSH ve serbest T4 gibi tiroid fonksiyon testleri ile tiroid antikor düzeyleri değerlendiriliyor.
BİLİNÇSİZ DİYET VE TAKVİYELERDEN UZAK DURUN
Haşimato tanısı alan hastaların düzenli doktor takibinde olması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Mehmet Çakır, internet üzerinden tavsiye edilen bilinçsiz yöntemlere karşı uyardı:
Kişiye özel tedavi: Her hastanın klinik tablosu farklı olduğundan ilaç ve hormon takviyeleri hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Bilinçsiz takviye uyarısı: Doktor onayı olmadan rastgele vitamin, mineral veya diyet programları uygulanmamalıdır.
Düzenli kontrol: Başlanan ilaç tedavisinin başarısı ve hormon seviyelerinin dengesi için periyodik kan testleri aksatılmamalıdır.
