15 milyon 754 bin 53 kişinin yaşadığı İstanbul'un 2026 Ocak ayı hava kalitesi karnesi, geçmiş yıllara oranla çok daha temiz bir tablo çizdi.
Yapılan kapsamlı ölçümler sonucunda, kent genelindeki kirlilik seviyelerinde yüzde 36 gibi önemli bir azalma kaydedildi.
Bu olumlu gelişmenin odağında ise bu yıl kentte etkili olan bol yağışlı hava dalgası ve kuvvetli rüzgar akımlarının atmosferi temizleyici gücü yer aldı.
Sürücülerin yeni kabusu; fahiş vale ücretleri
KAĞITHANE HAVA KİRLİLİĞİNDE BİRİNCİ SIRADA
İlçe bazlı veriler mercek altına alındığında, Kağıthane bir istasyonu İstanbul’un hava kalitesi en düşük bölgesi olarak tespit edildi.
Bu ilçeyi kirlilik yoğunluğunda sırasıyla Tuzla ve Sancaktepe takip etti.
Veriler, bazı bölgelerin sınır değerlere yakın seyretmeye devam ettiğini gösterdi.
Listede hava kirliliğinin yüksek seyrettiği diğer önemli noktalar ise Aksaray, Yenibosna ve Sultangazi olarak belirlendi.
SULTANGAZİ HAVA KALİTESİNDE YÜZDE 83 İYİLEŞME İLE REKOR KIRDI
Kentin en temiz havasına sahip noktası, geçtiğimiz yıla oranla kirliliği yüzde 83 azaltan Sultangazi bir istasyonu oldu.
Doğal atmosferiyle bilinen Büyükada ve Sarıyer ise kentin nefes alınacak en kaliteli bölgeleri arasındaki yerini korudu.
Ölçümlerde Kumköy, Maslak ve Kandilli istasyonları da temiz hava kalitesiyle öne çıkan diğer bölgeler olarak verilere yansıdı.
Kadıköy, kentsel dönüşüm masalıyla katledildi
ATMOSFERDEKİ PARTİKÜL MADDE MİKTARI 26,5 MİKROGRAMA GERİLEDİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki 24 farklı istasyonun sunduğu partikül madde (partikül madde - PM10) verileri, iyileşmeyi somutlaştırdı.
Geçen yılın aynı ayında metreküp başına 41,5 mikrogram olan ortalama kirlilik seviyesi, 2026 Ocak ayı sonunda 26,5 mikrogram seviyesine kadar çekildi.
İncelenen istasyonların 21 tanesinde hava kalitesinin arttığı onaylanırken, yalnızca iki noktada kirlilik artışı gözlemlendi.
6 MİLYON ARACIN OLUŞTURDUĞU EGZOZ GAZI RİSKİ HÂLÂ SÜRÜYOR
Hava kirliliğinin ana kaynağı olarak megakentin omuzlarındaki devasa trafik yükü işaret edildi.
Yaklaşık 6 000 000 tescilli aracın bulunduğu kentte, trafikte sıkça yaşanan dur-kalk hareketlerinin egzoz gazı salınımını tetiklediği aktarıldı.
Uzmanlar, sadece gazların değil; fren balataları ve lastiklerin aşınmasıyla havaya karışan ince partiküllerin de ciddi bir çevre sorunu teşkil ettiğini vurguladı.
İstanbul yollarında sarı taksi devri kapanıyor
METEOROLOJİK KOŞULLARIN ETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ
Havadaki iyileşmenin sanayi veya araç sayısındaki bir düşüşten kaynaklanmadığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Toros, şu bilgileri paylaştı:
"Sanayi üretimi veya araç sayısında ciddi bir azalma olmamasına rağmen bu yıl hava kirliliğinde kaydedilen yüzde 36'lık düşüş, büyük ölçüde meteorolojik koşullara bağlı olarak yağışların ve rüzgarın etkisiyle gerçekleşti."
Kalıcı bir temiz hava için fosil yakıtların terk edilmesi gerektiğini hatırlattı.
GELECEK İÇİN ÇEVRE DOSTU POLİTİKALAR VE TOPLU TAŞIMA VURGUSU
Uzmanlar, hava kalitesindeki bu sevindirici düşüşün sürdürülebilir hale getirilmesi için yapısal değişimlerin şart olduğunu bildirdi.
Toplu taşıma ağlarının daha fazla yaygınlaştırılması ve fosil yakıtlara alternatif çevre dostu enerji politikalarının teşvik edilmesi önerildi.
720 bin kişi 10 dakikalık yürüyüşle M5 metro hattına erişebiliyor
