İnsanlığın uzay macerası, sanılanın aksine astronotlardan çok daha önce küçük bir meyve sineği kolonisiyle başladı. 20 Şubat 1947 tarihinde, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bir V2 roketiyle fırlatılan bu küçük astronotlar, Dünya atmosferinin ötesine geçerek tarihin akışını değiştirdi. Bu görev, canlı organizmaların kozmik radyasyona ve yerçekimsiz ortama nasıl tepki vereceğini anlamak için atılan ilk büyük adımdı.

NAZİ ROKETİNDEN UZAY LABORATUVARINA
II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde ABD ordusu tarafından ele geçirilen Alman V-2 balistik füzeleri, modern uzay çağının kapılarını araladı. Saatte 5.632 kilometre hıza ulaşabilen bu yüksek teknoloji ürünü silahlar, Amerikan askerleri tarafından 300 vagonu dolduracak parça ile White Sands Füze Üssü'ne taşındı. Bilim insanları, bu füzelerin sadece birer silah değil, aynı zamanda canlıları uzaya taşıyabilecek birer araç olduğunu fark etti.
Kilo vermenin en zahmetsiz yolu! Sakız çiğneyerek saatte kaç kalori yakılır?
NEDEN MEYVE SİNEKLERİ SEÇİLDİ?
Bilim dünyasında drosophila melanogaster olarak bilinen meyve sineklerinin seçilmesi bir tesadüf değildi. Bu böcekler, genetik olarak insanlarla şaşırtıcı benzerliklere sahip:
İnsanlarda hastalık yapan genlerin yaklaşık %75'inin meyve sineğinin genetik kodunda bir karşılığı bulunmaktadır.
Uzay yolculuğunun en büyük bilinmezi olan kozmik radyasyonun, canlı organizmalar ve genetik yapı üzerindeki etkisini test etmek için en ideal deneklerdi.
Sineklerden önce mısır ve çavdar gibi bitki tohumları denense de hayvanlar üzerindeki ilk test 1947 yılında gerçekleşti.

109 KİLOMETRE YÜKSEKLİKTE GELEN BAŞARI
20 Şubat 1947'de meyve sineklerini taşıyan V-2 roketi gökyüzüne fırlatıldı ve 109 kilometre yüksekliğe ulaşarak NASA'nın uzay sınırı olarak kabul ettiği 100 kilometrelik hattı resmen aştı. Böylece bu sinekler resmen uzaya ulaşan ilk hayvanlar unvanını kazandı.
Dönüş yolunda sinekleri taşıyan kapsül roketten ayrılarak paraşütle Yeni Meksika topraklarına iniş yaptı. Kapsülü açan bilim insanları, sineklerin sadece hayatta olmadığını, aynı zamanda kozmik radyasyondan kaynaklanan herhangi bir mutasyona uğramadıklarını da tespit ettiler.

MODERN UZAY ÇAĞININ TEMELLERİ
Meyve sineklerinin mutasyona uğramadan geri dönmesi, biyologları daha karmaşık canlıları uzaya gönderme konusunda cesaretlendirdi. Bu tarihi görev, NASA'nın 1958'deki kuruluşuna kadar uzanan süreçte maymunlar, fareler ve hamsterlar için güvenli bir yol haritası oluşturdu. Bugün astronotların uzayda aylarca kalabilmesinin arkasında, 1947 yılında bir V-2 roketinin burnunda seyahat eden meyve sineklerinin başarısı yatıyor.

