Kılıçdaroğlu ile oyun kurmanın garabeti

1.Tayyip Erdoğan’ın oyu artmıyor.

Evet, Tayyip Erdoğan’ın oyu artmıyor. Yüzde 30 civarında kilitlenmiş bir oy oranı. MHP ile birleştiğinde yüzde 40 diyelim. Sonrası yok? “Toplumsal rıza” üretilemiyor Erdoğan etrafında. Organik kitleler, emekliler, asgari ücretliler, genç işsizler, işini kaybedenler, açlık sınırının -yoksulluk sınırının altında yaşayanlar, alt gelir grubu, orta gelir grubu… İşte şu bayramda bayram yaşayamayanlar… mutlak butla operasyonunda doları tutmak için 10 milyar doları gözden çıkaran ama emekliye bin lira veremeyeceğini ilan eden bir iktidarın başı olarak Erdoğan’ın oyu artmıyor.

2.Trump’la ilişki itibar getiriyorsa…

Rivayet o ki, Erdoğan’ın Trump’la ilişkisi, onu bölgede ayrı bir “itibar” kazandırıyor. İçerde de toplum bu “itibar”a “itibar” ediyor. Benim bildiğim Trump’ın bu coğrafyaya ilişkin esip gürlemelerinin merkezinde “İsrail’in güvenliği” var. İsrail ise, dün Gazze’yi kana boğandı, halen de cinayetlerini sürdürendir. İran’ın nükleer güç edindiği hâlâ tartışmalı, ama İsrail’in elinde nükleer başlıklı füzeler bulunduğu biliniyor. Nerede buluşacak Türkiye ile Trump, İsrail konusunda? Şunu biliyorum, Erdoğan’a destek veren muhafazakâr kitle Amerikan emperyalizmine de karşıdır, onun en vahşi temsilcisi Trump’a da… Şunu diyorum: Muhafazakâr kitleye Trump pazarlamak gi format bozulması tarihin en dramatik olgusudur.

3.Bizimle ilgisi yok.

Bayramı CHP’ye yönelik operasyonla geçirdik. “İç cephe tahkimi” diye bir söylem vardı, onu, bayramı bile siyasi operasyonlara sahne yaparak karikatür haline getirmeyi başardık. İktidar adına Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik de “Bu işin bizimle alakası yok, CHP kendi içinde boğuşuyor” diyerek “olağan şüpheli” rolünden kurtulmaya çalıştılar. Kurtulabildiler mi, kurtulabilirler mi? Süreçler o kadar iç içe gelişiyor ki, ve o kadar ortada ayan – beyan işler oluyor ki… Hiçbir iş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir daha seçilebilme hesabının dışına çıkamıyor.

4.18-19 Mart’tan bu yana…

İmamoğlu’nun diplomasının iptali, çok net bir nokta atış değil miydi bir rakibin tasfiyesi adına… Bir rakibin, hem de her oylamada en favori gözüken bir rakibin…

Ardından gözaltılar, tutuklamalar, 4 bin sayfalık ve hedef kişiye 1000 yıl ceza talep eden iddianameler… Casusluk suçlamaları… “Peş peşe dört kere yenmeseydik, Cumhurbaşkanlığına aday olmasaydık bunlar başımıza gelmezdi…”

İddianame 2014’e uzanan bir “şablon”la başlıyor. “Sen, Beylikdüzü belediye başkanlığına aday olurken kafana Cumhurbaşkanı olmayı koydun, İBB adaylığı yeni bir adımdı, CHP’yi ele geçirmeyi Özgür Özel’le tasarladın, para biriktirdin, harcadın… Bu arada da casusluk yaptın vs…” Bu iddianameyi şimdilerin Adalet Bakan, zamanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek yazdı… Bizimle alakası yok CHP’deki hesaplaşmanın!!!

İmamoğlu Silivri’ye gömüldü, farz ediliyor. Hakikaten nasıl kurtulacak o cendereden, Kavala’ya, Demirtaş’a, Can Atalay’a, diğer gezi mahkumlarına yapılanı biliyoruz. AYM, AİHM bile kurtaramıyor, siyasi iradenin elinden.

“İmamoğlu’nu gömme” kararlılığı doyum sağlamadı, çünkü Özgür Özel diye bir siyaset çılgını, “Silivri”yi meydanlara taşıdı. Bir yıl içinde gidilmedik şehir, konuşulmadık meydan bırakmadı. Meydanlar öfke doldu.

İşte orada devreye Yargı’yla iç içe gelişen ikinci siyasi hamle girdi: Mutlak butlan…. O mahkemede olmadı, ötekinde olmadı, en son İsti’naf’tan çıktı karar: Partinin 2023 Kurultayı iptal edildi, tedbiren de o günün genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yeniden partinin başına getirildi. Yani Özgür Özel’in başkanlığı düşürüldü. Hesap, İmamoğlu’ndan sonra meydanları hareketlendiren bir yıldız ismin daha silinmesiydi.

5.Kılıçdaroğlu: Acayip bir rol.

Mahkeme kararı, herkesten önce iktidar medyası tarafından öğrenildi, ilân edildi ve bu süreç, Kılıçdaroğlu pazarlaması” ile geçti. “Bay Kemal” birdenbire “Kemal bey” olmuş, seçim öncesi Kandil montajlamaları unutulmuş, “CHP’yi arındırma misyonu”na soyunmuş bir kimlik inşa edilmişti. CHP Genel Başkanı, klasik havuz medyasının dilinde nerede ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan daha fazla haber konusu olan bir simaya dönüşmüştü.

Kılıçdaroğlu, misal, TGRT’de “CHP’yi arındırma”yı konuşuyordu. TGRT’de öncelikle İhlâs Finans dosyasından bahsetseydi ya… O işten arınmış mıydı Ören ailesi?

CHP Genel Merkezi, tıpkı İstanbul İl Başkanlığı’nda olduğu gibi kolluk güçleri marifetiyle, gaz sıkarak kat kat ele geçirildi. Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturtuldu.

Bayramın 4’üncü günü Kılıçdaroğlu genel merkezde, Özgür Özel de CHP il başkanlığı önünde ayrı ayrı bayramlaşma toplantısı düzenlediler. Kılıçdaroğlu’nun çağrısına 2 bin civarında kişi, Özgür Özel’in çağrısına ise 10 binlerce öfkeli insan katıldı.

Kılıçdaroğlu 13 yıl yönettiği partisine yabancılaşmış, adeta siyasi iktidarın aparatı rolüne düşmüştü. Orada CHP Genel Başkanı olarak oturamayacağı o kadar barizdi ki… Sarı sendikacılık vardır hani… Sarı parti başkanlığı? Üstelik Ana muhalefet partisine böyle bir başkanlık… Eşyanın tabiatı bunu kaldırır mı?

Vaktiyle “Hak, Hukuk, Adalet” diye yürüyerek ülkedeki yargı pörsümesini yollara taşıyan kişi, şimdi yargıya güvenin yerlerde süründüğü bir zamanda bir yargı kararıyla başkanlığı nasıl içine sindirir?

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu ile yarışmak…. Birileri, kendileri hesabına toplumsal rızayı artırmak yerine geleceğin siyaset planlamasını böyle yapıyorlarsa, onlar adına da acayip utanırım.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.